Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 31 Ocak 2008 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Fırtınanın ortasında

Çeşitleme / Selim Türsen

Limana bağlı olduklarında ihtişamıyla göz kamaştıran tekneler, uçsuz-bucaksız açık denizin ortasında küçücük bir ceviz kabuğundan farksızdırlar. Hele bir de fırtına varsa, sağlı-sollu vuran dalgalara direnmek için usta bir kaptan gerekir. Türkiye de bugünlerde açık denizde yol almaya çalışan bir tekneye benziyor. Ancak kaptan, fırtınaları aşıp tekneyi limana çıkartabilecek mi o belli değil. Çıkarsak da hangi limana ulaşacağız o da belli değil.
Kimilerine göre laik Türkiye’nin sonunun geleceği tesettürlü bir limana doğru yol alıyoruz. Kimilerine göre de bölünmüş bir topluma ve çok kanın akacağı kardeş kavgasına. Bir tarafta 2009’da darbe planları ortaya çıkıyor, diğer tarafta ‘Türbanın üniversitede serbest olması yetmez, kamu görevi yapanlar da tesettüre girebilmeli’ diyen AKP milletvekilleri ve belediye başkanları...
İzmir, laiklik konusunda Türkiye’nin en hassas kentlerinden biri. Yaşam biçimi, çok renkli kültürel yapısı İzmir’e haklı olarak Türkiye’nin Batı’ya dönük yüzü unvanını kazandırmıştır. Ama İzmir’de bile yerel seçimlerin galibinin AKP olma ihtimali var. CHP’nin İzmir’deki bölünmüşlüğünün, Türkiye genelinde kitleleri peşinden sürükleme inisiyatifini ele alamamasının bunda büyük payı var.
Şimdi gözler, türban için Anayasa değişikliğine verilecek tepkilerde. Bakalım laik halk kitleleri Meclis’in önüne yığılıp değişikliğin kapıdan geçmesini engelleyebilecek mi? Daha da önemlisi, ana muhalefet partisi bu tepkiyi organize edip girişimi durdurmayı başarabilecek mi? Yoksa bu fırtınada ceviz kabuğunun AKP’li kaptanla varacağı liman belli.

Soros, dört yıl önce söylemişti

Türkiye bugünlerde türbanla yatıp kalkarken, dünya, tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birine girmeye başladı. Altının onsunun (31 gram) tarihinin en yüksek değeri olan 930 dolara çıkması bile krizin büyüklüğü için yeterli bir gösterge. Para sihirbazı olarak tanınan George Soros, dünyanın son 60 yılın en derin krizine girdiğini söyledi. Sevmeyeni çok olsa da Soros, gerçekten bir para sihirbazıdır. 1992 yılında yaptığı bir operasyonla İngiltere Merkez Bankası’nı devalüasyona zorlayıp, İngiltere’nin kraliçe parası sterlinin değer kaybından bir gecede 2 milyar sterline yakın para kazanmıştı. Dünyadaki felaketlerden Bush yönetimini sorumlu tutan Soros, ABD’de seçimler öncesi Bush’a karşı açtığı kampanyada milyonlarca dolar harcamıştı.
Bundan 3 ya da 4 yıl önce, yine bugünlerdeki gibi dünyanın çalkantılı bir döneminde, Soros’u, İstanbul’da verdiği bir konferansta dinlemiştim. O zaman uluslararası ekonomide neler olup bittiğini sorduğumda, yaşanan krizin geçici olduğunu ama asıl krizin fiyatların çok şiştiği emlak sektöründe ve bu sektöre açılan kredilerle patlayacağını söylemişti.
Soros’un üç-dört yıl önce söyledikleri bugün gerçekleşiyor. O nedenle bu para sihirbazının, ''son 60 yılın en derin krizi'' uyarısını çok ciddiye almak gerek.
Kimilerine göre dünya ekonomisindeki yavaşlama tahminlerden çok uzun sürecek. Ev, hisse vb. şişmiş olarak yorumlanan ürünlerin fiyatları balon sönünceye kadar düşmeye devam edecek. Bu arada şişmiş fiyatlara göre hesap kitap yapanlar kaybedecek ya da yok olup gidecek. Ekonomist Mahfi Eğilmez gibi bazı uzmanların yorumlarına göre ise altının onsu bin 500 dolara gelinceye kadar bu düzeltme hareketi devam edecek. Kanımca, AKP iktidarı bu tehlikelerin yaterince ciddiye almıyor. Ya da almak istemiyor. Bir ekonomik kriz sonunda tek başına iktidara oturan AKP yine ekonomik nedenlerle hükümeti kaybedebilir. Ama tabii muhalefetin bir an önce iktidara ciddi bir alternatif yaratabilmesi koşuluyla.

stursen@milliyet.com.tr








EGE
Aşı programları kafanızı mı karıştırıyor?
Emeklilik hakkında her şey
Bu kavşaktan Narlıdere yönüne de giriş olmalı
Fütüristin İzmir yorumu
Fırtınanın ortasında





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bahar Akbaş
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Selim Türsen

   
© 2006 Milliyet