TÜSİAD: Kimse, kimseye demokrasi dersi veremez
TÜSİAD, Bahçeli'nin eleştirilerine, "Bir siyasi parti, eşitliği ve öğrenim hakkını savunma görüntüsü altında, gerçek amacının, demokratikleşmeyle ilişkisini kesmek olduğunu açıkça ortaya koymuştur" yanıtını verdi
EKONOMİ SERVİSİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, önceki gün partisinin grup toplantısında, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) 'başörtüsünün ülkenin en önemli sorunu gibi gösterilmemesi, ekonomik krizin Türkiye'ye etkileri üzerine yoğunlaşılması gerektiği' yönündeki açıklamasını eleştirmişti. Bahçeli, isim vermeden derneğin insan hakları konusunda çifte standart uyguladığını öne sürmüştü. TÜSİAD'dan dün yapılan yazılı açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi:
"Üniversitelerimizde türban sorununu çözme düşüncesiyle Anayasa ve yasa değişikliği başlatanlar içinde yer alan bir siyasi parti, eşitliği ve öğrenim hakkını savunma görüntüsü altında, gerçek amacının, Türkiye'nin, Atatürk'ün çağdaş medeniyet seviyesine erişme hedefinin gereği olan, batı normlarını esas alan demokratikleşme süreci ile ilişkisini kesmek olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Daha önce fikir özgürlükleri konusunda çeşitli örneklerini vermiş oldukları gibi, bu kez de, AİHM kararlarını, Anayasa Mahkemesi içtihatlarını, Kopenhag Kriterleri'ni hiçe saydıklarını fütursuzca ifade eden bu kesimin, kimseye demokrasi ve samimiyet dersi vermesi mümkün değildir.
Ayrıca, milliyetçiliği kendinden başka kimseye layık görmeyenler, milletini gerçekte ne kadar düşünmektedirler ki, işsizliğin had safhada seyrettiği ve ekonomisi yavaşlayan bir ülkede, ekonominin gündemin birinci maddesi olması gerektiğini söyleyenlere bu kadar tepki gösterebilmektedirler.
Demokrasi farklı düşünceyi duymak isteyen bir duruştur, bir üsluptur. Bu duruş ve üsluba sahip olmayanların dilinde demokrasi söylemi inandırıcılığı olmayan bir slogana dönüşür.
Takdir kamuoyunun
Demokrasi sicili yıllardır belli olan ve bugün de bir kez daha, en temel eleştiri ve ifade haklarını kullananlara 'Meclis'in akıl hocalarına ihtiyacı yok' diyen bir kesimin, 'eşitlik, öğrenim hakkı' gibi söylemlerle ortaya çıkmasındaki samimiyetin takdirini kamuoyuna bırakıyoruz.Türban gibi, bazı genç kızlarımız açısından gerçekten önemli ve toplum açısından da son derece hassas bir konunun bu tür amaçlara alet edilebilmesinin arkasındaki temel etken, gerekli güven ve uzlaşma ortamını oluşturmadan harekete geçilmiş olmasıdır."

Cafe