Kadına sormadan!
Türbanlı kız öğrencilere üniversite yolunu açan anayasa değişikliğini hazırlayan AKP-MHP ortak komisyonunda tek kadın milletvekili yer almadı. MHP'li Vural durumu, 'Modayı belirlemiyoruz' şeklinde değerlendirdi
Önder Yılmaz
AKP ve MHP, öncelikle kadınları ilgilendiren türbanın yükseköğretimde serbest bırakılması yönündeki düzenlemeye şekil veren ortak komisyonda kadın milletvekillerine yer vermedi. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, türban komisyonunda kadın olmamasını, "Biz ne modayı, ne dini giyim tarzını belirliyoruz" diye savundu.
"Çene altı bağlama" ölçütüyle tartışma yaratan komisyonda görev alan AKP Grup Başkanvekili Nihat Ergün ise, "En azından sorunu yaşayan kadınlara 'nasıl olmalı' diye sorulmalıydı" dedi.
Yükseköğrenimde türban serbestisine ilişkin girişimde bulunan AKP ve MHP, çalışmalara başlarken 4'er kişiden oluşan 8 kişilik bir ortak komisyon kurdu. Komisyonda AKP'yi Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, grup başkanvekilleri Sadullah Ergin, Bekir Bozdağ ve TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu. MHP ekibi de Genel Sekreter Cihan Paçacı, Grup Başkanvekili Oktay Vural, Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal ve Genel Başkan Danışmanı Ankara Milletvekili Deniz Bölükbaşı'dan oluştu.
32 kadın vekil var
İki partinin toplam 32 kadın milletvekilinden hiçbirisi öncelikle kadınları ilgilendiren türban konusu için oluşturulan bu komisyona çağrılmadı.TBMM'de AKP grubunda 30, MHP grubunda da 2 kadın milletvekili bulunuyor.
AKP'de hukuk eğitimi aldıktan sonra avukatlık mesleği yapan beş kadın milletvekili bulunuyor. Hukukçu kimliği öne çıkan bu isimler eski kadın ve aileden sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit (İstanbul), İlknur İnceöz (Aksaray), Fatoş Gürkan (Adana), Canan Candemir (Bursa), Ayşe Türkmenoğlu (Konya).
2 kadın milletvekili bulunan MHP'de türban konusunda daha önceki çalışmalara katılan TBMM Başkanvekili Meral Akşener öne çıkıyor. Ancak TBMM Başkanvekili olması nedeniyle Akşener'in bir komisyona alınması söz konusu olamıyor.
MHP: Moda belirlemiyoruz
MHP'li Vural, türban görüşmelerinde kadın milletvekiline yer verilmemesi konusunda, "Bu mesele kadın-erkek meselesi değil. Bir hak ekseninde, hukuki çerçeve belirleniyor. Ne moda, ne de dini giyim tarzı belirliyoruz. Kadının giyim kuşamının hangi modaya uygun olacağını görüşmüyoruz. Tamamen hukuki bir değerlendirme" diye konuştu.AKP Grup Başkanvekili Ergün'ün değerlendirmesi ise, "Türban takanların bazılarına ortaya konulacak çözüm için, 'Bir yandan ideolojik anlaşılıyor, bir yandan sen üniversiteye gidemiyorsun, o zaman örtünme nasıl olmalı?' diye sorulmalıydı. Kadınlarla görüşülebilirdi" oldu.
'Güvenlik' gerekçesi soru işareti
ANKARA Milliyet
Türban yasağını kaldırmak için anayasanın yanı sıra YÖK Kanunu'nun ek 17. maddesinde değişiklik yapmayı tasarlayan AKP ve MHP'nin hazırladığı teklifin gerekçesi tartışma yarattı.AKP ve MHP sözcülerinin, "peçe, burka, çarşaf gibi kıyafetlere karşı önlem alındığı" yolundaki açıklamalarına dayanak olan "sınırlama"nın çerçevesi ise gerekçede, "güvenlik ihtiyacı"na dayandırıldı. Yasa değişikliğinin gerekçesinde şöyle denildi:
"Yükseköğretim kurumlarında başın örtülmesi, eğitim ve öğretimin gerektirdiği güvenliğin sağlanması amacına yönelik olarak sınırlandırılmaktadır. Bu kapsamda, başı örtmek için kullanılan kıyafetlerin yüzü açıkta bırakması ve kişinin kimliğinin tespitine imkân verecek şekilde olması gerekmektedir."
Bu ifadeyle örtü sınırlamasında, yalnızca "güvenlik" gerekçesiyle yetinilmiş oldu.
Yasadaki ifadelerle ilgili olarak çıkarılma olasılığı bulunan "uygulama yönetmeliği"nde de farklı bir çerçeveye yer verilmemesi halinde, güvenliğe aykırı olmayacak şekilde yüzü açık bırakan takke, sarık, çarşaf gibi kıyafetlerin bu gerekçeyle nasıl engellenebileceği soru işaretlerine yol açtı.

Cafe