Işıl Karakaş: AİHM'nin türban içtihadı belli
BBC'nin sorularını yanıtlayan Türkiye'nin AİHM'deki yeni yargıcı Prof. Karakaş, 'Yeni düzenlemeden mağdur olanlar gelirse eski prensipler doğrultusunda sonuca gidilir' dedi
LONDRA ANKA
AİHM'in yeni Türk yargıcı Prof. Dr. Işıl Karakaş, mahkemenin türban konulu olası bir davada önceki kararına atıfta bulunacağını, Leyla Şahin davasında bir içtihat oluştuğunu belirterek, "AİHM'nin türban içtihadı belli" dedi.
BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Karakaş, "Yapılması düşünülen anayasa değişiklikleri geçer ve Anayasa Mahkemesi'nden de onay alırsa, AİHM'de bu düzenlemelere karşı tekrar bir dava açılabilir mi?" biçimindeki soruya şu karşılığı verdi:
"AİHM'de dava açılabilmesi için bir kişinin önce mağdur olduğu iddiasıyla dava açması lazım. Açılacak olan dava da iç hukukta açılacak elbette. Doğrudan AİHM'ye başvurmak diye birşey sözkonusu değil. Bu iyi anlaşılamıyor zannediyorum. Yeni bir hukuki düzenleme varsa, bu düzenlemeden mağdur olduklarını iddia edenler, hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasında bulunan kişiler başvuracaklar. İç hukuk yolları tükendikten sonra ancak AİHM'in önüne gelecektir. Şunu da net olarak söyleyeyim ki, AİHM de, Leyla Şahin davasında vermiş olduğu kararla, oradaki prensiplerle, o doğrultuda devam ettirecektir kararlarını."
Sözleşmeye uygunluk
Karakaş, AİHM'nin din özgürlüğü ve eğitim hakkı doğrultusunda vermiş olduğu birçok kararının bulunduğunu, önüne gelen durumları bu kararlar çerçevesinde değerlendirdiğini belirterek şöyle devam etti:"Türkiye'den de böyle bir başvuru olduğu takdirde, hem geçmiş içtihatlar, hem de elbette ki yeni mağduriyetin özellikleri dikkate alınarak, Türk hukukundaki yeni düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uygunluğunun denetlenmesi sözkonusu olur. Yanlış anlamayın, 'soyut norm denetimi yapıyor' anlamında söylemiyorum. Ama bu düzenlemeler çerçevesinde, bir hak ve özgürlük ihlalinin oluşup oluşmadığına, yani sözleşmeye aykırılık var mıdır, yok mudur, buna yeniden bakar ve değerlendirir."
AİHM, iç hukuku etkiler
Karakaş, "AİHM Büyük Dairesi, Leyla Şahin davasında türbanı kişisel özgürlüklerden ziyade, politik bir sorun olarak tanımlamıştı. Yasağın 'laikliğin bir gereği olduğunu ve türbanın toplumu bölen bir tarafı bulunduğunu' belirtmişti. Yine benzer bir dava açılır, AİHM bunu sözleşmeye aykırı bulursa, bunun yaptırımı var mıdır? Türk hukukunu etkileyen bir karar mıdır?" sorusu üzerine şöyle dedi:"Elbette. Hiç şüphesiz. Çünkü AİHM'nin kararları bütün yasama, yürütme ve yargı organlarını bağlar. Bunu unutmayalım. Eğer AİHM bu düzenlemelerin sözleşmeye aykırılık oluşturduğuna, yani bu düzenlemeden doğan mağduriyetler karşısında bir aykırılık olduğuna karar verirse, o zaman Türkiye'nin üzerine düşen yükümlülük, iç hukukunu sözleşme hükümlerine uygun hale getirmektir. Yani eğer aykırılık saptarsa mahkeme, Türkiye de o zaman iç hukukunu yeniden düzenleyecektir."

Cafe