DEVLET BAHÇELİ, KENDİSİNE YANIT VEREN TÜSİAD'I ELEŞTİRDİ
'TÜSİAD'ı çalışıyoruz'
Bahçeli, TÜSİAD'ın, MHP'ye karşı hasmane tutumunun köklerinin çok derinlere giden uzun bir geçmişi bulunduğunu, bu kurum hakkında çalışma yaptıklarını söyledi
ANKARA Milliyet
MHP lideri Devlet Bahçeli, TÜSİAD'ın çağdaşlık adına, Türkiye'nin bölünme ve parçalanma reçetelerinin misyonerliğini yaptığını, milli ve manevi değerlerle ilişkisinin de cüzdanıyla sınırlı olduğunu öne sürdü.
Bahçeli ile TÜSİAD arasındaki karşılıklı sert açıklamalar, dün MHP Genel Başkanı'nın yaptığı yazılı açıklamayla sürdü. Bahçeli, TÜSİAD'ın 30 Ocak'ta yaptığı açıklamanın "vicdanlarını temizleme telaşı" olduğunu iddia etti.
Bahçeli, "AB'nin dayatmalarının haklılığını Türk kamuoyuna anlatmayı kendisine misyon edinen bu kuruluşun Kıbrıs, Rum Patrikhanesi'nin statüsü, Heybeliada papaz okulu, cemaat vakıfları, Türk milli kimliği, Türkiye'de azınlık hakları, Kürtçe eğitim ve Türklük değerlerine hakaret edilmesinin önünü açacak yasal düzenlemeler konularında nerede durduğu kamuoyu sicilinde kayıtlıdır" dedi.
Bahçeli, TÜSİAD'ın, MHP'ye karşı hasmane tutumunun köklerinin çok derinlere giden uzun bir geçmişi bulunduğunu belirtti. Bu kurum hakkında çalışma yaptıklarını ifade eden Bahçeli, "MHP, bu sözler karşısında TÜSİAD'ın dünü ve bugününün her yönüyle gözler önüne serilmesinin ve gelecekteki tutumunun da yakından izlenmesinin önemli ve gerekli olduğunu düşünmektedir" dedi.
TÜSİAD'ın Türkiye'yi bataklığa sürükleyen AKP'nin ekonomik politikalarını hararetle desteklediğini iddia eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye'nin bölünme modelleri ve parçalanma reçetelerini çağdaşlaşma adına misyonerliğini yaptığı, AB hayal yolculuğunda AKP'ye koltuk değneği olmayı içine sindirebildiği ve 22 Temmuz seçimlerinden önce şimdi şikâyet ettiği sözde ekonomik ve siyasi istikrarın sürmesi gerekçesiyle AKP'yi desteklediğini açıkça ilan ederek taraf olduğu da bilinen bir gerçekliktir. Bu gerçekler karşısında, bu kuruluşun 'Türkiye'nin Atatürk'ün çağdaş medeniyet seviyesine erişme hedefinin gereği olan, Batı normlarını esas alan demokratikleşme sürecinden' dem vurması, sadece tebessümle karşılanabilecektir.
Bu değerlerle ilişkisi sadece cüzdanlarıyla sınırlı olanların, milliyetçilikten, demokrasi üslubu ve sicilinden bahsetmeleri sapla samanı karıştırmaktan başka bir anlam ifade etmeyecektir."

Cafe