Hiç bitmez ki hayatın koşusu
Atletizm Federasyonu, Süreyya Ayhan'a doping kullandığı gerekçesiyle atletizmden ömür boyu men cezası verdi. Trajik bir karar. Hüzünlendiren bir karar.
Süreyya Ayhan, bu karar olmasa daha kaç kez yarışırdı hiçbir fikrim yok; ama ömür boyu men cezasını anlamak için sanırım bir ömrün ne kadar sürdüğüne dair bir fikrin olması gerekir. Suç hakkında bir fikir yürütülmesi gerekir. Ben düşünüyorum ve aklım almıyor, karışıyor.
Ömür boyu ceza nedir ki? Düşünüyorum da kelebekler geliyor aklıma. Onların ömrü bir gündür ama ömürdür işte. Her saniyesi çok değerli olsa gerek. Bir günün kıymetini anlamak için herhalde kelebek olmak gerek. Harcayıp gittiğimiz günlere bakınca kelebeklerin ömründen çaldığımız gerçeğini hatırlamamız gerekmez mi?
Bir ömre ceza biçmek için bir ömür yaşayıp bitirmek gerekmez mi? Öyle kolay mı bir ömre ceza biçmek gerçekten ve bitse de o ömür, ceza lekesiyle damgalamak bir adı reva mı? Ömürlerden daha uzun sürecek bir karara imza atmak değil mi bu?
Sporun adalet duygusunun sarsılmaması gerektiğine sonuna kadar inanıyorum. Kazanmak için başkalarının sırtına basılmasını da hiçbir koşul altında kabul etmiyorum. İyi güzel de Süreyya'ya verilen cezayı niye kabul edemiyorum ki? Niye harcanmış bir emeği görüyorum adını anarken? Süreyya diyorum, Ayhan'ı eklemeden...
Sadece Süreyya...
Spor dünyasının en az olanlarındanız, bu camianın kadınlarıyız. Onun için belki de daha bir yakın görüyorum onu. Soyisimsiz sadece Süreyya diyesim var ona.
Başkaları gibi tepeden bakarak, akıl vererek değil; ama sadece ve sadece bir kadının anlayabileceği cinsten bir acıyı paylaşabileceğime inandığım için. Boşuna dememişler "bir kadını anlamak için gerçekten ızdırabı tatmak gerek" diye. Bugün onun neler hissettiğini anladığıma inanıyorum.
Eğer bir değişiklik olmazsa Süreyya bir daha koşamayacak... Herhangi bir kaza geçirdiği için değil ama sadece birilerinin kararlarını umursamadığı için. Doğru veya yanlış ama, düşündüklerini dile getirdiği için.
Sporcuları gladyatörlerden farksız görenler için aykırı örneklerden biriydi o. Bunun için de hep üzerine gidildi. Eşiyle, işiyle, antrenmanlarıyla uğraşıldı. Sanki Süreyya'yı yetiştirmek için çok emek harcamışlar gibi onun adım adım elde ettiklerinde hak iddia ettiler. Aforoz ettiler, kucakladılar ve bu böyle sürdü gitti...
Öyleyse geçmişe dönelim. O çok sevdiğiniz Süreyya Ayhan çalışacak pist bulamazken mesela neredeydi o cezayı verenler? Okul tesislerini açmazken, milli hisleri kuvvetli insanlar tarafından koşmaması için tehdit edilirken neredeydi bu sporu yönetenler?
Celal Doğan'ın ve Deniz Gökçe'nin gördüğünü göremeyen atletizm yöneticileri o zamanlar neredeydi? Çocukluğumuzun haber bültenlerinde başarısız koşularıyla belleğimize yer edenler sporumuzu yönetmeye başladığında neyi başarmalarını bekleyebilirdik ki? Ama başarabiliyorlar işte. Kucaklayıcı olmaktansa kavga etmeyi başarıp bir sporcuyu bitirebiliyorlar...
Süreyya koşmak için ayakkabı bulamazken neredeydi ceza kesiciler? Neredeydiler bilmiyoruz; ama bu onların işi değil ki, niye olsun da...
Süreyya doping kullandı mı, kullanmadı mı bilmiyorum. Zaten artık çok önemli de değil. Yücel Kop'un bu durumda payı ne, o da çok önemli değil. Çünkü işleri buraya getirenler topluca suçlu.
Koş Süreyya koş!
Zamanın birinde "Vilayetteki törende Çankırı Valisi, Bakan'dan senin adını vermek üzere tartan pist isteyince "Gerek yok" diye itiraz ettin. Niye?" diye sorunca Can Dündar'a şu cevabı vermiş Süreyya. "Buranın acil ihtiyacı bu değil ki... O pistte koşacak çocuğun önce eğitilmesi, sağlıklı su içmesi, iyi yemek yemesi, sıkı giyinmesi, asfalt yoldan okula gitmesi lazım. Ailesinin maddi imkânları olması, abisinin iş bulması lazım. Bunlar olmadan tartan pist olsa ne olacak? Daha Çankırı'nın çoğu köyünde elektrik yok. İşi, yolu, suyu olmayanlar nasıl spor yapsın?"
İşte o gün bu sözleri etmeden önce Süreyya, hem de az önce, adına devlet töreni yapanlar, şimdi niye susuyorlar? Ben bunu anlamak istiyorum.
Ben, Süreyya eğer doping kullandıysa niye kullandı diye kafa yoran bir yönetici zümresi görmek istiyorum. Bundan kendine de pay çıkarabilen bir spor yönetimi görmek istiyorum. Yoksa verdikleri cezanın ardından ellerini ovuşturup dik başlılık ettiğine hükmederek, bir muhalifi daha yok etmenin zevkini yaşayan bir spor iktidarı olmak maharet değil.
Süreyya'ya koşmayı yasaklamışlar...
İçim acıdı ama gülesim geldi. Arşivlerde bir sözünü gördüm çünkü. Edilmiş güzel bir kelam. Bir hayat dersi...
"Ne olur bir gün koşmazsan" diye sorunca Can Dündar, "Başka alanlarda koşarım. Hiç bitmez ki hayatın koşusu..." demiş Süreyya...
O zaman yarış şimdi başlıyor Süreyya.
Nefesini ayarla.
Çünkü start verildi...
Bu ülkede, yönetici ya da iktidar sahiplerinin -bunlara yorumcular da dahil- akılları 'adam yemeden' çalışamaz. Bu da anlaşılır bir şey, adam yemezlerse nasıl iktidarda kalacaklar, değil mi!
Cem Dizdar
Bir şey oldu mu?
Ben, damdan düşen bir adamım.(Federasyon Başkan Adayı Ayhan Bermek)
Havadır'dan al haberi!
Arda, uçakla Ankara'ya indiğinde telefonu çaldı. Karşısındaki isim canından çok sevdiği annesiydi. Dedi ki; "Oğlum, aman hocanla iyi geçin. Seni de kadro dışı bırakmasın." Arda güldü. Annesine "rahat ol annem. Yüreğimizi ortaya koyup, bu maçı alıp döneceğiz" dedi.(Bahri Havadır - Akşam)
Performans artırıcı di mi?
Alex'i kullanmadığın zaman istediği kadar aç olsun oyuncu olmuyor. Olmuyor abi! Alex acayip bir futbolcu Güntekin.(Rıdvan Dilmen - %100 Futbol, NTV)
O da olur!
Biraz haddimizi bilmemiz gereken zamanlar oldu, bunu yapamadık.(Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası Alanyaspor Teknik Direktörü Muharrem Uğur)
Elli binde anlaşın!
Sabri topu; kırk sekiz bin iki yüz yetmiş üç kere ayağında zıplatsa Galatasaray'da oynamaya yetmez!(Osman Tamburacı - Sporx.com)
Üffff!
KALLI, lafını yedi. Üstüne maden suyu içti. Geğirmiştir herhalde.(Erman Toroğlu - Maraton, Lig TV)
Sorma!
Ligimizde enteresan maçlar izliyoruz, gerçekten çok enteresan. Bazen takımlar görüyorsunuz, bunlar Süper Lig takımı mı diyorsunuz. Bazen futbolcular görüyorsunuz bunlar Süper Lig futbolcusu mu diye düşünüyorsunuz. Ama soramıyorsunuz, sormak istemiyorsunuz.(Mustafa Denizli - Milliyet)
Kim demiş?
Okumamış insanın zengin olması çok nadirdir. Esasında çok okumuş insanlar başarılı olurlar.(Ömer Çavuşoğlu - Futbolmania, CNNTürk)
Geçen gün öyle demiyordun Abi!
Feldkamp ne yapsa haklıdır.(Turgay Şeren - Akşam)
Özlü söz 72!
Hırsın varsa, her şeyin vardır.(Ali Sami Alkış - Star)
yakantop@gmail.com

Cafe