
Meral TAMER
Trafiğin yeni patronu kolları sıvadı
Sekreterim Alev'in, "Ankara'dan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Celal Uzunkaya sizinle görüşmek istiyor" demesiyle, Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantılarından İstanbul'a keskin bir dönüş yapmış oldum.
Uzunkaya, "1997 - 98'de Bursa Emniyet Müdür Yardımcısı olduğum günlerde sizinle birkaç kez telefonda görüşmüştük" dediğinde hemen hatırladım. Uzunkaya, bizim Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP'ta gündeme getirilen ve benim o dönemde köşemde sık sık yer verdiğim sorunlara karşı, Bursa ili bünyesinde yaratıcı çözümler üretiyordu.
Trafikten sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak geçen ay Ankara'ya atanan Uzunkaya, ölümlü trafik kazalarının önlenmesine yönelik eminim çok ciddi adımlar atacaktır.
Yılda 10 bin ölüm
Nitekim ilk iş olarak Sağlık Bakanlığı'na yazı yazarak trafik kazasında yaralanarak hastaneye kaldırılanların "akıbet takibi"ni istemişler. Bu çok-çok önemli bir adım; çünkü Türkiye'de maalesef hâlâ, sadece trafik kazası olduğu gün hayatını kaybedenler, istatistiklere "trafikte ölmüş" olarak giriyor; hastaneye yattıktan 2 gün sonra ölenler için bile İçişleri Bakanlığı'na geri dönüş yapılmıyor.
Daha önce de defalarca yazıldığı gibi örneğin İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre 2007'de 5004 kişi trafik kazasında hayatını kaybetmiş görünüyor, ama gerçek sayı 10 binin üzerinde.
Uzunkaya, Ankara'ya atanmadan önce Balıkesir'de Emniyet Müdürü'yken, gerçek sayının ne olabileceğine yönelik kent düzeyinde şöyle bir çalışma yaptırmış: Balıkesir'de 2007 yılı boyunca trafik kazasında yaralanarak hastaneye yatırılanların akıbeti, ilk 24 saat, 48 saat, 72 saat, 7 gün ve 15 gün olmak üzere 5 formatta takip edilmiş; ve sonuç:
Akıbet takibi
Polis kayıtlarına göre kaza anında 54 kişi hayatını kaybederken, 15. günün sonunda bu rakama 48 ölü daha eklenmiş. Bu takibi 1 ay, 3 ay hatta 6 ay yapabildikleri takdirde 48 rakamında % 20 artış daha olabileceğine işaret eden Uzunkaya, Türkiye geneli için de benzeri bir oranla 2007'de trafikte en az 10 bin vatandaşımızı kaybettiğimiz tahmininde bulunuyor.
Uzunkaya'nın deyişiyle "10 bin nüfuslu yüzlerce ilçemiz var. Herhangi bir yılın 1 ocağında kum saati çalışmaya başlıyor ve 31 aralıkta saati durdurduğunuzda yeni doğmuş bebeğinden 80 yaşındaki dedesine genç yaşlı demeden o ilçenin tümü yok olmuş, kayıtlardan silinmiş oluyor."
10 bin ölümün yanında örneğin sadece geçen yılki trafik kazalarından geride kalan 188 bin yaralı ise orta boy bir kentimizin nüfusuna eşdeğer. Yine Uzunkaya'nın deyişiyle "Düşünün ki Balıkesir'in büyüklüğüne yakın bir kentin halkı, sargılar içinde. Kimi felçli, kiminin kolu kopmuş, kimi gözlerini kaybetmiş..."
Umarım en kısa zamanda hastaneler "trafik kazası nedeniyle yatan hastanın akıbet takibi"ni yapar ve bizler de trafik katliamının gerçek rakamlarını öğrenebiliriz. Sağlık Bakanlığı'nın talimatıyla "akıbet takibi"ni yapacak olan sağlık kuruluşları, sonucu on-line ortamda Emniyet Genel Müdürlüğü'ne aktaracak. Hepsi bu kadar!
Teknolojinin en ileri noktalara vardığı günümüzde, bu bilgi akışının bugüne kadar neden sağlanmadığı konusunda birilerinden hesap sorulması gerekmiyor mu?
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe