ODTÜ'de tarihi gün
Üniversitelerarası Kurul, üniversitelerde türban yasağını kaldıracak anayasa değişikliğine karşı sert bir bildiri yayımladı. Toplantıya katılan öğretim üyeleri, 'Türkiye laiktir, laik kalacak' sloganı attı
Yıldız Yazıcıoğlu
Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın "Kurul türbanı konuşamaz" tepkisine ve hava muhalefetinden kaynaklanan ulaşım sorunlarına rağmen salt çoğunluğu sağlayarak Anayasa'da üniversitelerde türban yasağını kaldıracak değişikliği sert bir dille eleştiren bildiriye imza attı.ÜAK toplantısına ev sahipliği yapan ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi'nde sabah saatlerinden itibaren hareketli anlar yaşandı. Bir grup öğrenci türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifini protesto etti. ÜAK'a destek vermek amacıyla ODTÜ öğretim üyeleri de cüppeleriyle merkeze geldi.
Özcan da katıldı
Kurulun toplanmaması için rektörleri arayan ve toplantıya katılmayacağını açıklayan Özcan da sürpriz bir şekilde ODTÜ'ye geldi. Rektörleri toplantıya katılmamaları için telefonla araması konusunda "Sicil amiriyim, her zaman ararım" diyen Özcan, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ural Akbulut tarafından merkezdeki VIP salonuna alındı. Özcan'ın gelişi gerginliği tırmandırdı.ÜAK Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Akaydın, kurul üyelerine hava muhalefeti nedeniyle gecikme yaşandığını ve salt çoğunluk açısından "kritik eşikte" olunması nedeniyle tutanağa imza atılması çağrısında bulundu. Akaydın, şöyle dedi:
"YÖK Başkanım üç gün önce beni aradı ve bu toplantıyı düzenlemememizi, bunun gerilimi artıracağını söyledi. Kendisi toplantı sonunda eğer bir bildiri yayımlanacaksa, bunun ÜAK adına değil, toplantıya katılan rektörler adına yayımlanmasını istedi. Nasıl bir imza atılacağına sizler karar vereceksiniz. Laik cumhuriyet adına buraya geldiğiniz için ÜAK Başkanı olarak sizleri yürekten kutluyorum."
Sloganlı protesto
Üyelere seslenmek istediğini belirterek salona yürüyen Özcan ise YÖK Başkanı atanmadan önce görev yaptığı ODTÜ'deki meslektaşlarınca tepkiyle karşılandı. Öğretim üyeleri, "Türkiye laiktir laik kalacak" diye slogan attı. Salondakilere seslenip bildiriyi engellemeye çalışan Özcan, "Toplumun her kesimi düşüncelerini sloganlaştırma hakkına sahiptir. Ancak üniversitelerimize bile slogan egemen olursa, semboller yarıştırılırsa, bundan toplumun tüm kesimleri, özellikle üniversitelerimizin itibarı olumsuz etkilenecektir. Üniversitelerimiz saygınlıkla anılmalı, yöneticilerimiz de bu saygınlığa gölge düşürecek tutumlardan kaçınmalı" dedi. Özcan'ı kimse alkışlamadı.Daha sonra ÜAK, bildiri hazırlığı için basına kapalı olarak toplantıya devam etti. Bu bölümde Bilim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın siyasal İslam'ın rejimi ele geçirmeye çalıştığını belirterek, "Ben cumhuriyet sayesinde bu noktaya geldim. Cumhuriyet kadınıyım" sözleri yoğun alkış aldı. Diğer rektörler de türban teklifine karşı sert ifadeler kullanırken, konuşmacıları Özcan'ın da alkışladığı öne sürüldü.
Bildiriden sonra ayrıldı
Toplantı bitiminde Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Aras'ın son şeklini verdiği bildiriyi dinleyen Özcan, ODTÜ'den hızla ayrıldı. Toplantıyı, 198 üyeden 120'sinin katılımıyla yaptıklarını kaydeden Akaydın, Özcan'ın "hukuki değil" savına karşılık, "Bugün sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ilkelerini değil akademiyi etkileyecek önemli bir konuyu tartışıyoruz. Bunu tartışmak, kurulun en asli görevidir. Bu konuda asıl fikri sorulması gereken insanlar bu salonda. Hiçbir şekilde fikirleri sorulmamıştır" dedi. Bundan sonra üniversitelerde olacakların yaşanarak görüleceğini belirten Akaydın, şöyle devam etti:"Düşünmek bile istemiyorum ama özellikle hanım öğretim üyelerimiz derslere girmeyeceklerini belirtiyor. Bizi işte asıl kaygılandıran üniversitelerimizin kaos ortamına itilmesi. Farklı gruplar arasında çatışma olması. Bunu çözme sorumluluğu siyasilere aittir."
Akaydın, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun, "Rektörler amuda kalkmasın" sözlerine de "Esefle karşılıyorum. Rektörler hakkında 1996'da çeşitli hoş olmayan sözler kullanan siyasetçiler vardı. Sonunda onlar hırsızlıktan yargılandılar, ama rektörler gururla ayaktalar" yanıtını verdi.
Üniversitelerden farklı tavır
ÜAK toplantısına katılma konusunda üniversiteler farklı tavır sergiledi.
Vakıf üniversitelerinden Sabancı, Boğaziçi, Fatih ve Bahçeşehir rektörleri toplantıya katılmadı. Kültür, Başkent, Maltepe, Yeditepe, Koç, Bilim, Okan, İzmir Ekonomi üniversiteleri rektörleri toplantıya katıldı. Bilkent Üniversitesi'nin temsilci gönderdiği öğrenildi.
Devlet üniversitelerinden Trabzon, Elazığ, Kayseri, Harran, Gaziantep, Osmangazi, Tokat üniversitelerinin rektörleri ÜAK toplantısında yoktu.
ÜAK BİLDİRİSİ:
Cumhuriyet kazanımlarımız yok olacak!
ANKARA Milliyet
Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), AKP ve MHP'nin üniversitelerde türban serbestisine ilişkin anayasa değişikliği teklifiyle ilgili görüşlerini bir bildiri ile kamuoyuna açıkladı. ÜAK Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, "Bildiriyi, yüce Türk Ulusu ve laik Türkiye Cumhuriyeti önünde tarihsel sorumluluk bilinciyle hazırladıklarını" söyledi.Kurul üyeleri adına Akaydın'ın okuduğu bildiride şöyle denildi:
"Üniversitelerde kısmen de olsa yaşanmakta olan türban sorununu artırıcı nitelikte olan anayasa ve yasa değişikliklerinin üniversitelerde artan boyutlarda karmaşa ve sıkıntılara neden olacağı kesindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda ve yasalarda yapılmak istenen değişiklikler cumhuriyetimizin laiklik ilkesini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bu değişiklikler sonunda üniversitelerimizin akılcılık ve bilimsel mantıktan uzaklaşması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin din devletine dönüşümü kaçınılmaz olacaktır.
Din ve vicdan özgürlüğünü sağlamak amacıyla yapılmak istendiği ifade edilen anayasa değişikliği, tüm kamu kurumlarını ve kamusal alanı içine alacak genişliktedir. Değişikliklerin yalnızca üniversite öğrencilerini kapsayacağı varsayımı, tamamen geçersiz, aldatmaca ve öngörüsüzlüktür. Nitekim anayasa değişikliği olmadan türbanın 'tüm kamu kurumlarına yayılması isteği' bazı yetkililer tarafından sıkça ifade edilmeye başlanmıştır.
İnanç değil, bilimsel özgürlük
Üniversiteler inançların değil bilimsel özgürlüğün yaşanacağı yerler olup, esas ayrımcılık ve eşit olmayan davranışın üniversitelerimizde türbanla eğitim başladıktan sonra olacağına kuşku yoktur. Öğrenciler, türbanlı ya da türbansız olmalarına göre ayırt edilip edilmediklerini ancak bundan sonra yaşayabileceklerdir.Laiklik, hukukun üstünlüğü, Atatürk ilkeleri ve benzeri değerlere bağlılıklarını ifade edenler, bu kez Türkiye Cumhuriyeti'nin anayasal kuruluşları olan yüksek mahkemelerin bağlayıcı kararlarını ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ilgili kararını dikkate almamaktadırlar.
Üniversitelerarası Kurul, bu yasal değişikliklerle cumhuriyet kazanımlarının yok olacağının ve kaybedeceklerimizin bir kez daha yerine konamayacağının bilincindedir.
Kurulumuz, anayasa değişikliği önerisi yapanları, ne yazık ki Türkiye'nin laik düzeninin yok olacağını fark edemeyen 'Anayasa Taslağı Hazırlama Komisyon'u üyelerini ve bu görüşleri benimseyen veya sessiz kalanları bir kez daha uyarmayı kararlaştırmıştır."

Cafe