
Meral TAMER
Küresel finans krizinin neresindeyiz?
Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu toplantılarını baştan sona pür dikkat izleyen Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, önceki gün gerekli uyarıları yaptı: "Küresel dalgalanmanın ortasındayız. Bir sürpriz olabilir. Herkes hesabını-kitabını ihtiyatla yapsın!"
Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek de Davos'tayken Türk iş âlemini uyarmıştı: "Küresel krizin dünyada yarattığı kredi daralması kaçınılmaz olarak Türkiye'yi de etkileyecek; öncelikle de dış finansman kullanan özel sektör, yeni projelerin finansmanında, geçmiş yılların rahatlığını bulamayacak."
Bu arada Başbakan Erdoğan da türban tartışmalarından nihayet fırsat bulup, küresel ekonomideki dalgalanmayı kurmaylarıyla masaya yatırdı. 7 saat süren toplantıdan, Körfez sermayesi ve Asya Fonları'nın Türkiye'ye çekilmesi ve bu amaçla Kuveyt, Dubai ve Katar gibi ülkelerde Road Show'lar yapılması kararı çıktı.
Türkiye bıçak sırtında
Küresel finans piyasalarındaki dalgalanmalar, ekonomimize henüz önemli bir darbe vurmuş değil. Biz şimdilik, AKP hükümetinin uyguladığı seçim ekonomisi nedeniyle bozulan makro dengelerin olumsuz etkilerini yaşıyoruz.
Ancak ABD'deki durgunluk, Avrupa'yı da etkilemeye başladığında, ihracatımız zarar görebilir. Bankalar sendikasyon kredilerini daha yüksek maliyetle yenilediğinde, Türkiye'deki kredi piyasası daralabilir; bu da dış borcu 150 milyar doları bulan özel sektörü zorlar.
Tabii en önemlisi portföy yatırımları. Türkiye'ye giren sıcak para, geri gitmeye kalkarsa 2007 sonunda 36-37 milyar dolara (GSYİH'nin % 8'i) ulaşan cari açıkla nasıl baş edeceğiz?
3 trilyon $ nereye?
Evet, bugün için küresel sistemde belli ellerde toplanmış likidite fazlası var. Örneğin petrol ve doğalgazdaki fiyat tırmanışı sonucu Arap ve Asya fonlarının, 3 trilyon dolarlık aktif büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak bu paralar, Citibank ya da Societe Generale gibi dünyanın en ünlü markalarına ortak olmak dururken, neden Türkiye'ye gelsin? Gelecekse bile neden aylar sonra fiyatlar iyice düştüğünde değil de şimdi gelsin?
Standard&Poor's, finans kuruluşların mortgage krizinden kaynaklanan toplam zararını 265 milyar dolar olarak tahmin ediyor.
Goldman Sachs'a göre, sadece mortgage ve kredi kartı zararlarının bankalara maliyeti 700 milyar doları bulabilir.
Merrill Lynch'in yeni CEO'su John Thain'e göre ise ABD'deki konut krizinin henüz başındayız. Konut fiyatları sadece % 7 geriledi; düşüş % 25'lere varabilir, bunun sonucu olarak bankalar kredi kartlarında da büyük zararlar yazabilir.
Zararı kimse bilmiyor
Davos'ta iyice ortaya çıktı ki, şu anda küresel krizin hangi noktasında bulunduğumuzu, bundan sonra nelerin yaşanacağını ve finansal krizin reel ekonomiye hangi boyutlarda yansıyacağını kimse bilmiyor.
AAA reytingine sahip risksiz araçlara yatırım yaptığını sanan yatırımcıların bile büyük zararlara uğraması, güven bunalımının sadece reyting kuruluşlarıyla sınırlı kalmayıp, sistemin bütününe yayılmasına yol açmış bulunuyor.
Krizin gerçek boyutları, en erken mart sonunda belli olabilecek ve korkulan o ki ortaya çıkacak zararlar, (bir mucize olmazsa) bugünkü ürküten zarar rakamlarını mumla aratacak.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe