Olağan şüpheliler!
CMK'nın yol tutuklamasını düzenleyen 94. maddesi uyarınca davanın görüldüğü şehre sevk edilmek üzere tutuklanan şüpheli, 'ödenek sıkıntısı, sevk aracı ve yeterli personel olmadığı' gibi nedenlerle aylarca tutuklu kalıyor
ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK İstanbul
AB'ye üyelik sürecinde 'uyum yasaları' adı altında yapılan değişiklikle, talimatla ifade alınması yerine şüphelinin, yetkili hâkim veya savcı tarafından sorgulanması yönünde düzenlenme yapıldı. Ancak, şüpheliyi hakim ve savcı güvencesi altına aldığı için hukukta mutlaka olması gereken bu hüküm, altyapı eksikliği nedeniyle vatandaşın özgürlüğünün kısıtlanmasına neden oldu.
CMK'nın yol tutuklamasını düzenleyen 94. maddesinin öngördüğü gibi, davanın görüldüğü şehre sevk edilmek üzere tutuklanan şüpheli, 'ödenek sıkıntısı, sevk aracı ve yeterli personel olmadığı gibi gerekçelerle günlerce hatta aylarca tutuklu kalıyor. Üstelik, soruşturma veya yargılamanın yapıldığı şehre gönderilen tutukluların birçoğu da 'tutukluluğu gerektirecek bir neden olmadığı' gerekçesiyle ifade verdikten sonra serbest bırakılıyor.
Hukukçular bu durumun, devleti suçlu konumuna sokabileceğini, vatandaş için tazminat hakkı doğurabileceğini belirtiyor. Hukukçular, altyapı eksikliği nedeniyle bir hukuk skandalına dönüşen bu durumu da şöyle özetliyorlar:
"Vatandaşın sorgusunun doğru yapılabilmesi, mağdur olmaması ve soruşturmanın adil olması açısından çok önemli bir hüküm ancak Türkiye koşullarında uygulaması çok zor. Örneğin İstanbul'da yakalanmış sanıklar ayrı ayrı Van'a, Kars'a götürülecek. Sevk aracı yok, olsa da benzin mazot ödeneği yok. Tüm bunları temin ediyorlar bu kez güvenliği sağlayacak jandarma personeli yok.
Tüm bu durumu göz önünde bulunduran jandarma, sevki en ekonomik koşulda gerçekleştirmek için belirlenen güzergâh üzerinde, tutuklu sayısının sevk aracını dolduracak düzeye gelmesini de beklemek zorunda kalıyor. Yani, sevk aracı dolmadan sevk de gerçekleşmiyor. Daha sonra da güzergâh üzerindeki şehirlerde adliyelere tek tek uğruyor ve güvenliğinden de sorumlu olduğu sanığın ifade vermesini sağlıyor."
Yaşanan sıkıntının kendilerine yansıtıldığını belirten Adalet Bakanlığı yetkilileri, "AB standartlarında oluşturulan bir kanundur ancak Türkiye bir Hollanda değil. Coğrafi olarak dağınık bir konuma sahip bir ülkede, haritanın bir ucunda yakalanan bir sanığı diğer ucuna götürüyorsunuz. Diyelim İstanbul'da yol tutuklamasıyla 10 kişi tutuklandı, her bir tutuklamayı Türkiye'nin dört bir yerine gönderdiğinizi düşünün buna araçla da personelle de imkânı yok. 24 saatte ifade alınması daha büyük sorun. Tutukluları 24 saatte başka bir şehirdeki mahkemeye ulaştırmanız uçakla olur ki bu maliyetin altından kalkılmaz. Çözüm arıyoruz" dedi.
Ereğli'ye 4 buçuk ayda gidebildi...
Iğdır'da askerlik yapan M.D. 2000'de Konya Ereğli'de işlediği suçtan yargılandığı mahkemenin 'yol tutuklaması' kararıyla Konya'daki mahkemeye götürülmek üzere tutuklanarak Iğdır Kapalı Cezaevi'ne konuldu. 94. madde, sanık ifadesinin, yargılandığı mahkeme hâkimi tarafından alınmasını hükmediyordu. Ancak, Iğdır Cezaevi'nde D.'yi Konya'ya götürecek sevk aracı yoktu. D. tüm eksikler giderilince tam 4 buçuk ay sonra Ereğli'ye ulaştırıldı. Mahkemeye çıkarıldığında dava zamanaşımına uğradığı için serbest bırakıldı. D. cinayete tam teşebbüsten yargılanıyordu.

Cafe