Oyuncuların kendisine olan güveni sayesinde hatalı kararlar verse de, lig maçından sonra kupa randevusunun ilkinden de başarılı çıktı
Müsabakanın ilk devresinde kıran kırana mücadeleye tanık olduk. Galatasaray maça iyi başladı. Yerden, tek top yapan ve çok koşan sarı-kırmızılı oyuncular
karşısında sarı-lacivertliler bir türlü oyunun kontrolünü ele geçiremediler.
Hakan Şükür ve Ümit Karan'ın Lugano-Edu ikilisine karşı baskıları ve hava toplarındaki üstünlükleri sonucu oluşan pozisyonlardan gol çıkmadı.
İkinci yarının başında Hakan Şükür ve Ümit Karan'ın vuruşlarını önleyen Volkan, takımının en başarılı oyuncusu olarak geceye damgasını vurdu. İlginç olan,
altı yabancılı, ikisi de sonradan Türk vatandaşı olan sekiz oyunculu Fenerbahçe'nin karşısında tamamı yerli oyunculardan kurulu Galatasaray'ın daha başarılı
görünmesiydi. Hava toplarındaki üstünlüğü ve başarılı oyununa rağmen Hakan Şükür'ün oyundan alınması Feldkamp'ın yanlışıydı.
Uzatma yapmalıydı
Fırat Aydınus müsabakaya kendinden emin, otoritesini sarsacak hareketlere müsade etmeyen tarzda başladı. Kartlarını kullanmadan oyuncuları uyararak maçın
kontrolünü ele almaya çalıştı. Ta ki 35. dakikaya kadar !..
Servet'in, Semih'e arkadan yaptığı sert hareketi önce avantaja bırakıp, oyun durduktan sonra sarı kartına başvurması maçın tansiyonunu yükseltti. Halbuki
pozisyon, orta sahada oluşan bir hareketti. Oyunu durdurup, sarı kartını hemen gösterebilirdi. Böylece ilk yarının son on beş dakikası gergin geçmezdi.
Sakatlık ve oyuncu değişikliği olduğu halde ilk yarıyı uzatmadan bitirmesi de kendisine yakışmadı. FIFA, bu tür durumlar için eklenecek süre ile ilgili
olarak hakeme takdir hakkı tanımamıştır.
Sarı kartlı Lugano'nun topu elle kesmesinde çıkan ikinci sarı ve kırmızı kart kararı yerindeydi. Sonuçta, oyuncuların kendisine olan güveni sayesinde hatalı
kararlar verse de, lig maçından sonra kupa randevusunun ilkinden de başarılı çıktı. Kimbilir, belki rövanşı da Fırat yönetir.