Ali GÜLER- İsmail AKKAYA/ KONYA, (DHA) Konya Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin geçen cuma günü düzenlediği ‘Ahtapot Operasyonu'nda gözaltına alınan 13'ü devlet memuru, 2'si kadın toplam 60 zanlı, 550 klasördeki 30 bine yakın evrakla birlikte adliyeye sevk edildi. ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, kaçak akaryakıt, ihaleye fesat karıştırmak, rüşvet vermek, rüşvet almak, nitelikli dolandırıcılık’ suçlamasıyla adliyeye sevk edilen zanlıların istedikleri raporları alabilmek için Büyükşehir Belediyesi Laboratuvar Kontrol Şefi Y.A.'ya, ‘Glock' marka tabanca hediye ettikleri öne sürüldü.
Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, yaklaşık 1.5 yıllık çalışma ardından 11 ilde düzenledikleri ‘Ahtapot’ adı verilen operasyonda 60 zanlı gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında İl Özel İdare Müdürlüğü ile akaryakıt şirketinde görev yapan 2 kadın da bulunuyor. Operasyonda x-ray cihazlarında tespit edilemediği için ‘hayalet tabanca' olarak bilinen 3'ü ‘Glock' marka olmak üzere 10 ruhsatsız tabanca ele geçirildi.
Konya başta olmak üzere Isparta, Antalya, Malatya, Çorum, Niğde, Karaman, Aksaray, Gaziantep, Mersin ve İstanbul'da toplam 300 polisin katılımıyla yapılan operasyonda gözaltına alınan 60 zanlı bugün saat 06.00 sıralarında Konya Numune Hastanesi'nde sağlık kontrolünden geçirildi. 2’si kadın 60 zanlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne ait 5 midibüsle Konya Adliyesi'ne getirildi. Zanlıların adliyeye getirilmesi sırasında resmi polis ekipleri, adliye çevresinde güvenlik koridoru oluşturdu. 1.5 yıldan süren çalışma sonucu ele geçirilen ve hazırlanan 550 klasördeki 30 bine yakın evrak, 2 ayrı araçla 40 polis tarafından taşınarak, adliyeye getirildi. Zanlılar tek sıra halinde binaya alındı.
Şebekenin lideri olduğu öne sürülen akaryakıt istasyonu sahibi Yaşar Ç., adliyeye girişi sırasında gazetecilere dönerek, “Yargısız infaz yapmayın. Mahkeme sonucunu bekleyin. Hersey mahkemede belli olacak. Onun için peşin mahçup etmeyin bizi. Mahkeme sonunda her şey ortaya çıkacak'' dedi.
USÜLSÜZ 140 İHALEYE GİRMİŞLER
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, 1.5 yıllık çalışma süresince farklı tarihlerde akaryakıt numune aldı. Bu numuneler, yaklaşık 80 bin YTL ödenerek, ODTÜ ve TÜBİTAK'a ait laboratuvarlarda tetkik ettirildi. Tetkik ettirilen numunelerin 44'ünün bozuk çıktığı anlaşıldı. Zanlıların kaçak akaryakatı Irak'tan getirdikleri, bazı madeni yağları motorin gibi sattıkları öne sürüldü. Şebeke üyelerinin 143 milyon YTL'lik toplam 140 ihaleye usülsüz olarak girdikleri belirlendi. Şebekenin 25 ayrı kuruma, hastane, Yüksek Öğrenim Kredi Yurtlar Kurumu'na bağlı yurtlar ile Milli Eğitim’e bağlı 600 kadar okula, düşük kaliteli ve eksik akaryakıt ve kalorifer yakıtı verdikleri belirlendi.
Şebeke üyelerinin ihaleleri alabilmek, düşük kaliteli akaryakıta ihale şartlarına uygun raporu alabilmek için kamu görevlilerine çeşitli hediyeler verdiği anlaşıldı. Şebeke üyelerinin düşük kaliteli akaryakıta, kullanıma uygun raporu alabilmek için Konya Büyükşehir Belediyesi’nde görevli Laboratuvar Kontrol Şefi Y.A.'ya ‘Glock' marka tabanca hediye ettikleri anlaşıldı. Y.A.'nın evinde yapılan aramada 1'i ‘Glock', diğeri 14'lü tabir edilen 2 tabanca ele geçirildi. Şebeke üyelerinin, bunun yanısıra devlet memurlarına cep telefonu, kontör hediye edip, tatile ve eğlence mekanlarına götürdükleri anlaşıldı.
EVRAKLARI YAKTILAR
Şebeke üyelerinin, polisin operasyonundan şüphelenerek, akaryakıt şirketinin Selçuklu İlçesi'ndeki bir işmerkezinde bulunan bürosunda yolsuzluk evraklarını yok etmek için yangın çıkardığı, yangına kaza görüntüsü verdiği öne sürüldü. Örgüt üyelerinin, bazı kurumlara verdikleri, akaryakıt ve kalorifer yakıtlarını, görevlilerle anlaşarak, hortumlar yardımıyla çaldıkları iddia edildi. Bu yöntemle bir okuldan akaryakıt çalan şebekenin okulda yangına neden olduğu iddia ediliyor.
Şebeke lideri Yaşar Ç.'nin terör örgütü PKK terör örgütüne yardım ve yataklık sundan 5 yıl Erzincan’da cezaevinde yattığı ve şartlı tahliye ile cezaevinden çıktığı belirtildi.
İHALELERDEKİ KIRIMLAR TAKİP EDİLDİ
Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri özellikle Milli Eğitim, Sosyal Hizmetler ve Özel İdare Müdürülüklerinin yakıt alım ihalesindeki yüksek kırımları incelemeye aldı. Polis yetkilileri ‘İhaleye giren firmalar en çok yüzde 7'lik kırım yaparken, şebeke üyeleri yüzde 14'lere kadar kırım yapıyor ve buna rağmen servetlerine servet katıyorlardı. İhalelerdeki yüksek kırımlar operasyona başlamamıza neden oldu'' dedi.
Şebeke üyelerinin yakıt verdiği okul müdürleri, birçok kez İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne olayı iletti. Bazı okul müdürleri polise verdikleri ifadelerde, “Devletin aldığı yakıtlar yanmıyordu. Öğrencilerden para toplayıp, kendimiz yakıt alıyorduk. Bizimkiler yanıyordu'' dedi.
Polis, geçen yılın temmuz ayında, zanlıların işlettiği bir akaryakıt istasyonuna baskın düzenledi. Bu operasyonda çok sayıda evrağa el konulurken, depolardaki yakıtlar kayıt altına alındı. Böylece, zanlıların ileride yapılacak operasyonda, mal girişi olmadan yüksek mal çıkışını, ‘Depodaki stok malımızı sattık’ iddiasının önüne geçildi.
140 İHALEDE 143 MİLYON
Zanlıların 2004 yılından bu yana 140 ayrı ihaleyi kazandıkları ve bu ihalelerde devleti, 143 milyon YTL zarara uğrattıkları öne sürüldü. Polis, operasyonda birbiriyle bağlantılı 17 ayrı akaryakıt şirketi bulunan zanlıların toplam 200 ton yakıtına el koydu.
Zanlıların ihalelerden devleti zarara uğratarak temin ettikleri mallara el konuldu. Mahkeme, çeteye üyelerine ait yaklaşık 10 milyon YTL değerinde Konya'da bulunan bir akaryakıt istasyonu ve dinlenme tesisi, otomobil, cip, tanker gibi çok sayıda araç ve bankalardaki nakit paralarına el koydu.
Zanlıların akaryakıt kaçaklığı yaptıkları, kalorifer yakıtı yerine daha düşük kalitede, ayrıca sözleşmede belirtilenden eksik yakıt verdikleri, sattıkları yakıtın bir bölümünü de çaldığı anlaşıldı. Çete üyelerinin, sözleşme gereği kamu kurumuna yakıt götürdüğü, buralardaki adamları aracılığıyla uygun zamanlarda gidip, yakıtı depolardan aldığı belirtildi.
Çete üyelerinin zorla yüklü miktarda senet imzalattırdıkları Antalyalı işadamı Deniz Gürbüz'ün çetenin elinden kurtulamayınca ihtihar ederek, yaşamına son verdiği öne sürüldü. Antalya’daki ‘Royal Resort Oteli’nin sahibi olan Deniz Gürbüz'ün çete tarafından imzalatılan senetleri ödeyemeyince, otelini çete üyelerine devretmek zorunda kaldığı ve girdiği bunalım sonucu intihar ettiği belirtildi.
Vay vay vay
İŞ NERELERE GELMİŞ, NEDE OLSA DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE
[11:47 - Hep magdur halk] yazarın tüm yorumları