Olmaz, olamaz!
Dünyanın hiçbir yerinde oynanmamış bir 90 dakikanın keskin tahminleri olmaz, olamazSaracoğlu'nda rastlanması zor bir kupa yarışması oynanmaktaydı, dünkü tarihi gecede...
Galatasaray'ın genç kadrosu hiçbir sakat ismi aratmayacak kadar canla, başla oynuyordu. Fenerbahçe'ye kendi sahasında kaybetmemek adına müthiş bir tempo sergiliyorlardı, Cim-Bom'lu ayaklar Kadıköy'de...
Feldkamp, Fenerbahçe'yi kendi alanında basmak ve pres üstünlüğüyle götürmek üzerine kurmuştu, Cim-Bom'un oyun düzenini... Belki zaman zaman sertliği de aşan ikili top kapma kavgaları maksadını aşıp, oyunun centilmenlik renklerini kirletmekteydi. Ancak Fırat Aydınus'un tavizkar yönetime başvurması, sahada oyuncularla yaptığı sayısızca bol sözlü uyarı veya özel sohbetleri (!) maçın ciddiyetini bozmakta ve güzelim yarışma çokça zaman duraklamalarla kesilip sonra yeniden başlamaktaydı. Arda ve Ümit Karan'ın hakemin her kararına itirazlarına bu kadar yüz vermek futbol müsabaka yönetmeliğinin kaçıncı madesinde vardır, merak ederim.
Son haftaların flaş takımı Fenerbahçe ise Galatasaray'dan bu kadar güçlü bir futbol ve direniş tavrını beklemiyordu sanırım. Her kulvarda sarı-lacivertli oyuncuların karşısında bitiveren genç ayaklar, Fenerbahçe'nin hücuma çıkışlarını engellemekte ve sarı-lacivertli ekip bir türlü kendi kontrolündeki oyun düzenini kuramamaktaydı yarışmada...
Futbol böyledir
Evet, Alex-Deivid-Aurelio-Carlos-Gökhan gibi isimler çok da canlı paslaşma çıkışlarıyla hücum bölgelerini beslemekte, ancak yüzde yüz gol pozisyonları yaratmakta hayli zorluk çekmekteydi Fenerbahçe. Bir de tek santrfor özürü yaşanmaktaydı Fenerbahçe'de... Feldkamp deplasmanda oynamasına rağmen Hakan Şükür-Ümit Karan ikilisi ile gol ararken, Fener'in önce Semih sonrasında Kezman ile gol arayışları dün gecenin garipliklerinden biriydi. Sol kanatta Uğur Boral'ın soluksuz hareketlerle kilitlenip kalması acilen Vederson değişikliğini oyunun çok öncelerinde gerektirirken, rötarlara sokulması yine dünkü maçın dikkat çekici yanlışlarından bir başkasıydı.Maçın ikinci perdesinde Galatasaray gençliği çabuk oynama ve fizik gücü zenginlikleriyle oyuna sarılınca ibreler daha da Cim-Bom'un oyun üstünlüğünü işaretliyor ve Galatasaray tüm futbol ulemalarının hafta arası tahminleriyle dalga geçercesine rahat oynuyordu, kupanın deplasman ayağında.
Bahisçiler-ulemalar-ukalalar ve de futbolu hiç denemeden sadece seyretmişlikte takılıp kalmış olanlar... Futbol böyle bir oyundur işte. Dünyanın hiçbir yerinde oynanmamış bir 90 dakikanın keskin tahminleri olmaz, olamaz. Hele bu oyun ülkemizdeki iki ölümsüz rakip Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanıyorsa.
esenay@milliyet.com.tr

Cafe