Ulusoy'un koltuğu!
Nasıl bir koltuk sevdası ki bırakmamak uğruna devamlı tavizler verilir! Nasıl bir makam ki? Ücret almadan, işinden gücünden uzak kalarak, ailesini ihmal ederek, en yakınındaki dostlarını terk edecek kadar değerli!
Ben futbolu çok seviyorum. Türk Futbolu'na hizmet etmek istiyorum söylemi yeterli mi? Görev yaptığı dönemlerde diktatör edasıyla ortalıkta dolaşmak mıdır?
Kimsenin kimseye güveninin olmadığı ortamın sorumluluğunu almamak mıdır?
Sezon başında çıkarılan talimatları uygulamamak mıdır?
Federasyonun kurullarını, takımlarını ve bürolarını; eş, dost ve oy verenlerle doldurmak mıdır?
Ülkenin herhangi bir stadında rahatlıkla protokol tribününde oturarak maç izleyememek midir?
Göreve gelecek olan adayları olası bir başarısızlık durumunda tehdit etmek midir?
Çözüm bulamayınca FIFA veya UEFA yetkililerine şikâyet mektupları yazmak mıdır?
Adı şaibelere karışmış kişileri en kritik noktalara getirmek midir?
Federasyonun parası ile ulusal kanallara reklâmını vermek midir?
Kulüplerin gelirlerini artırıcı, alt yapıya önem veren, şike söylemlerinin yok olduğu, federasyon gelirlerinin eşit dağıtıldığı, şeffaf yönetim anlayışını sergileyememek midir? Federasyon Başkanlığı Koltuğu.
Makam ve Mevkiler geçicidir. İnsanlar görev yaptıkları dönemde yaptıkları ile anılırlar. Baki kalan nedir? Baki kalan bu koltukta hoş bir seda imiş. Ne yazık ki? O hoş sedadan bile yoksun kalacak.
Nasıl bir MHK olmalı?
Futbol Federasyonu seçimlerinin yapılması kesinleşti. Federasyon başkan adayları tam netleşmedi. Kim gelirse gelsin, hakem yöneticileri çok önemli. Haluk Ulusoy'un en çok başını ağrıtan Merkez Hakem Kurulu'ydu. Sezon başında değiştim dedi! Ancak tekrar Hilmi Ok'u göreve getirmesi yüzünden tartışılmaktan yine de kurtulamadı.
Seçilecek olan federasyon başkanının, MHK oluşumunda çok dikkatli ve titiz davranması gerekiyor. Bilhassa Haluk Ulusoy'un görev yaptığı dönemlerde kurullarda görev yapanların hiç biri yeni oluşumda yer almamalı.
Kurulun yeni, yıpranmamış, hakemlik yaptıkları dönemlerde isimleri herhangi bir şaibeye karışmamış isimlerden oluşturulması gerekir.
Bu isimler bulunabilir mi? Derseniz. Evet, bulunabilir.
Son 10 yıla baktığımızda, görev yapanlar hep aynı isimler. Hakem camiası içinde bu görevi yapabilecek kapasitede isimler var. İyi bilinmelidir ki? Kimseye işlerini karıştırmayacak, herhangi bir telkinle iş yapmayacak, hakemlere baskı uygulamayacak, hakemle iletişim kurabilecek, hakemleri toplumdan soyutlamayacak, hakemler arasında ayrım yapmayacak, yıllardır kangren olmuşları temizleyecek, tarzda isimler var.
Endişelerim de yok değil? Yeni çıkan yasa ile kulüpler ağırlıkta delege yapısı var. Alışılmış bir düzen var. Siyasi otoriteye yakın oldukları için söz sahibi olabilecek isimlerin yanında göreve gelebilmek için uğraşanlar var. Yine kulüp ve belediye başkanları veya milletvekili sayesinde göreve talip olanlar var. Hakemlik için milat olabilir. Yeter ki! Doğru isimler gelsin ve onlara güvenerek sistemlerini kurabilmeleri için imkân verilsin!
Kupa hakemleri
Fortis Türkiye Kupası çeyrek final maçlarını yönetecek hakemler açıklandığında kafalarda soru işaretleri oluştu. Maça göre hakem ataması yapılmamış, hakeme göre maç verilmiş. Fenerbahçe-Galatasaray maçına yine Fırat Aydınus atanarak işin kolayına kaçıldı. Ç.Rizespor-Beşiktaş maçına verilen Bünyamin Gezer de bu müsabakaya uygun. Ancak G.Oftaş-Kayserispor ile A.Demirspor-Gençlerbirliği müsabakalarına atanan Koray Gencerler ile Yıldıray Aslan'ın görevlendirilmeleri MHK'nun takım ayrımı yaptığının en çarpıcı örneği. Bu genç arkadaşlar bu müsabakaları iyi de yönettiler. Ama konu o değil? Süper Lig'in 20 haftası içinde 1'er müsabaka ile görevlendirilen hakemler çeyrek final maçına atanamaz.
Görevlerinin sonuna gelen MHK üyeleri bu atamalarla bu işi ne kadar iyi bildiklerini göstermiş oldular.
FIFA sıralaması2008 yılı FIFA hakem kategorileri açıklandı. 1. torbaya yükselmesi beklenen Selçuk Dereli terfi edemedi. Maç sayısı olarak az maça gitmemesine rağmen 1.kategoriye yükselememesi Türk hakemliğinin geleceği açısından iyi olmadı. Cüneyt Çakır'ın 3.torbadan 2.torbaya yükselmesi kendisi için başarı. Ancak unutulmamalı ki! Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'nca, FIFA listelerini belirlerken yapılan sıralama çok önemli. 2008 listesinde; Selçuk Dereli 1., Cüneyt Çakır 2., Bülent Demirlek 3., Fırat Aydınus 4., Bülent Yıldırım 5., Hüseyin Göçek 6. ve Vedat Yüksel 7. sırada bildirildi. FIFA ve UEFA gelen listelerde ulusal federasyonların yaptığı sıralamaya göre belirleme yapıyor. İlk 3 sırada ismi bildirilen FIFA hakemlerine daha kaliteli maçlar veriyor. Tabii ki onlar da gelen müsabakaları en iyi şekilde yöneterek üst kategoriye geçme uğraşı veriyorlar. Benim anlamadığım bir nokta var. Fenerbahçe-Galatasaray gibi Dünyanın en kritik 5 derbisi arasında bulunan müsabakaya FIFA listesinin ilk 3 sırasındaki hakemleri değil de, lig maçını ve en kritik derbileri verdikleri Fırat Aydınus'u atıyorlar. Burada bir yanlışlık var. Hakemliğine inandığınız ve kamuoyunca da güvenilen, bilhassa bu tür müsabakaları iyi yöneten Fırat Aydınus'a, MHK liste sıralamasında haksızlık yapmış olmuyor mu?
Son derbi maçı da gösterdi ki! Fırat, hakemlik tekniği, futbolcularla iletişimi, kendine güveni ve rahatlığı ile şu an kadroda bulunan tüm hakemlerin bir değil birkaç adım önünde.
mtokat@milliyet.com.tr

Cafe