
Güngör URAS
Olayların içinden
Zenginin parası züğürdün çenesini yorar (22 bin milyonerimiz varmış!)
Ankara Ticaret Odası'nın araştırmasına göre, Türkiye'de (nakit ve menkul varlığı) 1 milyon YTL'nin üzerinde 22 bin gerçek ve tüzel kişi var. Akbank'ın özel bankacılıktan sorumlu genel müdür yardımcısının açıklamasına göre ise, yabancı araştırma kuruluşları Türkiye'de "süper zengin" diye tanımlanabilecek aile sayısının 22 binin üzerinde olduğunu belirlemiş. Bu kişiler gayrimenkul dışında en az 1 milyon dolara sahip.
72 milyon nüfuslu bir ülkede 2008'de 22 binden daha fazla milyoner olması gerekir. Sayının olduğundan az tahmin edildiğini düşünüyorum. Nedenine inmeden, sayın okuyucularımı elli yıl önceye götürmek istiyorum.
Yıl 1954, Doğan Nadi, Cumhuriyet'te edebiyat söyleşileri yayımlanan, Edebiyat Fakültesi öğrencisi genç Sermed Sami Uysal'ı çağırıyor. "Hacı Ömer ile tanıştım. Sıfırdan milyoner olan biri... Onunla bir röportaj yap... Öbür milyonerleri de bul... Bir seri hazırla" diyor. Uysal, elli yıl öncenin milyonerlerini buluyor, konuşuyor, röportajlar yayımlanıyor.
13 milyonerden 22 bine
Elli yıl öncesinin milyonerleri şunlar:
(1) Banka kuran, 7 fabrika sahibi meşhur milyoner, 48 yaşındaki Hacı Ömer Ağa. (2) Sabahları saat 7'de işbaşı yapan 65'lik milyoner, Antalya Ambarı'nın ve Köprülü Han'ın sahibi Yanyalı Adem Baba ve kardeşi Mehmet Sipahi. (3) Amelelik ederek okuyan milyoner, Şark Merkez Ecza Deposu'nun sahibi, eczacı Hasan Derman. (4) Türk Petrol'cü milyoner Sadık Bigat. (5) 43 yaşında, 5 fabrika sahibi milyoner Raif Dinçkök. (6) Hayır sahibi milyoner İhsan Mermerci. (7) Gece hayatı olmayan, Emek Ambarı'nın sahibi milyoner Muhlis Emek. (8) Eski gemileri alıp sökerek satan milyoner İlhami Söker. (9) Şark Yağ Boya Fabrikası'nın sahibi milyoner Naki Erenyol.
Cumhuriyet'te 1954'de yayımlanan milyonerler listesinde Vehbi Koç yok. Çünkü o yıllar Ankara'da. İstanbul'da olup da röportaj yapılamayan milyonerler olarak Nuri Oğlakçı'nın, Hasan Tahsin Aker'in, Mehmed Karamancı'nın ve Kadir İşmen'in isimleri veriliyor.
Bu röportajın yayımlandığı tarihten sonraki dönemde, Demokrat Parti iktidarı milyoner sayısını o kadar hızlı artıracak bir ekonomi politikası uyguladı ki "Her mahallede bir milyoner" sloganı yayıldı.
Faiz ve rant milyonerleri arttı
Geldik bugünlere... Vergi dairelerinin kapısında 'Vergisi ödenmiş kazanç kutsaldır!' yazar. Halkımız, 'Alın teriyle kazanılmış para helaldir' der. Üretim kaynaklı birikim ekonomiye katkıdır. Bunlar büyümenin kaynağıdır.
Son yıllarda büyük işler yapıldı. İş yapanların alın terine dayanan birikimlerinin olmasından doğal bir şey olamaz. Zengin olmak ayıp, milyoner olmak günah değildir.
Geliniz görünüz ki, son yıllarda alın teri akıtmadan birikim sahibi olanların sayısı artmaya başladı. Devlet ihalelerinden, gayrimenkul rantından, yüksek faizli devlet tahvilleri ve bonolarından çok kişi milyonların üzerinde birikim yapma fırsatı yakaladı. Gelir dağılımındaki uçurum büyüdü.
İşte bunun için diyorum ki Türkiye'de 22 binin çok çok üzerinde dolar ve YTL milyoneri vardır. Ortaya atılan, araştırmaya dayandığı söylenen rakam çok çok küçüktür.
guras@milliyet.com.tr

Cafe