Turan GÜLTEKİN/İZMİR, (DHA) Binlerce aracın geçtiği köprülerde oluşan çatlaklar korkuttu Deprem açısından Türkiye'nin birinci dereceden riskli bölgeleri arasında bulunan İzmir'in ana ulaşım yolları üzerinde 1980 ile 1995 yılları arasında yapılan köprü ve viyadüklerde ‘Beton kanseri’ denilen çatlaklar oluştu. Karayolları'na ait olan viyadük ve köprüler onarılırken, Büyükşehir'e devredilen ‘Hilal 1 ve 2’, ‘Halkapınar’ ve DGM Köprüleri’nde ise şu ana kadar bir onarım yapılmadı. Gözle görülebilen çatlak ve hasar, halk arasında korkuya neden oldu.
İzmir ulaşımının candamarı olan Altınyol ve Yeşildere yolu üzerinde bulunan viyadük ve köprülerdeki çatlak ve hasarlar dikkat çekti. ‘Beton Kanseri’ denilen Alkali Silika Reaksiyonu'nun (ASR) 1995 yılında köprülerde görülmesinin ardından Karayolları Genel Müdürlüğü, ‘Karayolu ve Köprülerin Korunması ve İyileştirilmesi Çalışmaları’ kapsamında Japon uzmanlara inceleme yaptırdı.
GEDİZ'İN KUMU NEDEN OLMUŞ
İnceleme sonucunda bu köprülerde kullanılan betondaki Gediz Nehri ve Nif Çayı'ndan alınan doğal kumların, çatlaklara neden olduğu belirlendi. İncelemenin ardından Bayraklı Turan Köprüsü 2002, Zafer Payzın Köprüsü ise 2003 yılında onarımdan geçirildi.
Bayraklı Turan Köprüsü’nde 44 kolonda orta, 117 kolonda hafif, bazı başlık kirişlerinde orta hasar, iki başlık kirişinde ise ağır hasar belirlenerek onarımı yapıldı. Orta hasarlı bölümler iyice temizlendikten sonra dolgu maddesi ile doldurularak, betonun hava ile temasını kesecek madde ile yalıtıldı. Zafer Payzın Viyadüğü’nün ZP 1-2, ZP 1-3 ve ZP 2-1 kollarında 32 orta ayak, 6 kenar ayak ve yayaların kullandığı 2 merdivenli inişte belirlenen hafif, orta ve ağır hasarlı bölümlerdeki hasarlar sıyırılıp temizlendikten sonra, üzerleri çelik hasırlarla kaplanarak onarıldı ve dayanıklılığı arttırıldı.
KÖPRÜLERDE DERE KUMU YASAKLANDI
Karayolları 2. Bölge Müdürü Erol Altun, köprülerin betonda böyle sorun ortaya çıkabileceğinin bilinmediği yıllarda yapıldığını, sorunlarla karşılaşılınca da önleminin alındığını belirtti. Altun şunları söyledi:
“Betondaki bu hastalığın betonda kullanılan kumdan kaynaklandığı anlaşılınca, köprü ve sanat yapılarında dere kumu kullanılması yasaklandı. Karayolları Genel Müdürlüğü bir genelge yayınlayarak inşaatlarda kırma kum kullanılmasını istedi. O günden beri kırma kum kullanıyoruz. Eski köprüler ise sürekli olarak denetleniyor. Denetimler sonucu gerekli onarımlar projelendiriliyor. Bu hastalığın görüldüğü Bayraklı Turan ve Zafer Payzın Köprüleri bu tür onarımdan geçirildi. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne devredilen köprülerde durum nedir onu bilmiyoruz.''
KISA VADELİ TEHLİKE YOK
Karayolları'nca yapılıp Büyükşehir Belediyesi'ne devredilen Hilal 1- 2, Halkapınar, DGM Köprüleri’nde ise şu ana kadar bir onarım yapılmadı. Köprülerin ayakları, kirişleri ve kolonlardaki çatlaklar görenleri korkuturken, İzmir Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri köprü ve viyadüklerde kısa vadede bir sorun bulunmadığını belirtti. Karayolları 2'nci Bölge Müdürlüğü’nün uyarıları doğrultusunda köprü ve viyadüklerde inceleme başlatıldığını kaydeden yetkililer, yıl sonuna kadar tamamlanacak inceleme sonucunda üniversiteden destek alınarak bir onarım projesi hazırlanacağını ve çalışma yapılacağını açıkladı.
TÜRKİYE’DE İLK KEZ EGE’DE GÖRÜLDÜ
Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Malzemeleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Baradan, “Alkali Silika Reaksiyonu'nun (ASR) ilk kez 1995 yılında Karayolları 2'nci Bölge Müdürlüğü mühendisleri tarafından Naldöken, Hilal 1-2, Buca, Turgutlu köprülerinde görüldüğünü ve ilk çalışmaların Dokuz Eylül Üniversitesi tarafından yapıldığını söyledi. Prof. Dr. Baradan şöyle dedi:
“Derelerden alınan doğal kumun kullanıldığı çimentoyla imal edilen betonlarda fazla miktarda bulunan alkalioksidin, hava ve nem sayesinde aktif silis ile birleşmesi sonucu ortaya çıkıyor. Yüzeyde çatlaklar şeklinde başlayan bu reaksiyon, müdahale edilmezse içerilere doğru ilerliyor, betonun geçirimliliğini arttırıp, dayanıklılığı arttıran malzemelerde korozyon meydana getirerek, dış etkilerden daha fazla etkilenmesine neden oluyor. Böylece yapının ömrü kısalıyor. Binaların dış yüzeyleri çeşitli kaplama malzemeleri ile kaplı olduğu ve havayla temas etmediği için bu reaksiyon görülmeyebiliyor ya da daha az olabiliyor. Ancak kaplanmayan sanat yapıları dediğimiz köprüler, viyadükler gibi yapılarda başlayıp gelişebiliyor.’ ASR’nin önlenmesinin çok kolay olduğunu anlatan Prof. Dr. Baradan, “Betonda doğal kum yerine kırma kum kullanıldığında zaten önlem alınmış olabiliyor. Son yıllarda beton yapımında zaten doğal kumdan çok kırma kum kullanılmaya başlandı. Ayrıca buna ek olarak da betonun hava ile temasını kesen kaplama malzemeleri geliştirildi. İlk tespitten sonra alkali silika reaksiyonuna tabi kalmış bölgenin temizlenmesi ve geçirimsiz bir katman ile kaplanmasıyla sorun giderilebiliyor'' diye konuştu.
İzmir Alsancak girişinde yarım kalan sahil yolunun sapasağlam viyadükleri sapasağlam duruyorda ne oluyor. İzmirin boynuzu olarak kaldı onlar. Sahildeki evlerin ...
Hele yol,köprü yapcaz deyip hortumlayanlar ne olacak?
İzmir Alsancak girişinde yarım kalan sahil yolunun sapasağlam viyadükleri sapasağlam duruyorda ne oluyor. İzmirin boynuzu olarak kaldı onlar. Sahildeki evlerin ...
[18:00 - UFUK CANATAR] yazarın tüm yorumları
????????
İNSANLAR KANSER OLUYORDA BIRAKIN BİRAZDA BETONLAR OLSUN
[13:22 - Elif El] yazarın tüm yorumları