
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Sadrazam hamamda
OKUR ödev verdi mi, yapacaksın, okurun şakası yoktur, bir küstü mü, zor barışır. Geçenlerde biri tutturdu, Ümit Yaşar Oğuzcan'ın "Sadrazam"ı sende var mı? diye.
Sanki Beşiktaş'taki Hakan'ın ''Yok Yok!'' dükkânına girmiş, soruyor.
Hakan Altuğ'dan öğrendik ''Yok, yok'', her şey var, ''Buluruz!'' diyeceksin...
Onun aradığı ''Sadrazam''ı buluruz da, sadrazamın hangi halini?
''Hani sadrazam hamama girer de!''
* * *
ANLADIK; gittik kitaplığı karıştırdık, bulduk, dedik ya, okurun emrindeyiz:
''Sen onu bana yazıp göndersene!''
''Olmaz, okurlar arası eşitliği sağlamamız gerek, şimdi sana göndersek, diğerleri bize de diyecekler... En iyisi, köşemizde yazalım da herkes okusun!''
* * *
VE başladık yazmaya:
''Günlerden bir gün
Hamama gideceği tuttu,
Sadrazam hazretlerinin
Bir yanında birinci veziri
Bir yanında ikinci veziri
Bir yanında üçüncü veziri.
Sonra efendime söyleyeyim
Peşkircibaşı,
Nalıncıbaşı
Sabuncubaşı
Velhasıl tam dört yüz kişilik kafile
Peştamal takıp girdiler hamama
Geçtiler kurnaların başına
Üçer beşer
Sadrazam deseniz
Kuruldu göbek taşına
Yan gelip yattı
* * *
Memleketin en ünlü tellakları
Sardılar dört yanını
Kimi elini kaptı, kimi bacağını
Bir keseleme sürtme faslı başladı.
Tam on iki saat
On iki ünlü tellak
İncitmeden keselediler
Hazretin mübarek vücudunu.
* * *
Öylesine kir çıktı ki sormayın
Her biri nah parmağım gibi
Aman efendim bu ne kiri
Demeye kalmadı
Keselerin altında eriyip gitti
Koskoca sadrazam
Bütün maiyet erkânı yerinden fırladı:
- Nettünuz devletliyü?
Dediler tellaklara.
Tellaklar cevap verdi:
- Biz yıkadık, keseledik
Devletlinin kirden ibaret olduğunu bilemedik.
Suç bizde değil.
Neyleyelim
Kir bitti
Sadrazam elden gitti.''
* * *
"Eeeeee?'' demez mi?
Bizim okur da cinstir ha!
Ne eeeeeesi yahu?
"Kir bitmiş, sadrazam gitmiş!''
''Eski sadrazamlar da pek dayanıksızmış yahu?''
Üstüne gitmedik, ağzımızdan kötü bir laf çıkacak, okurun kalbi kırılacak!
* * *
DİPNOT: Alaçam'dan göç eden Rumların bıraktığı söylenen altınlar hakkında (0216 386 45 74) numaralı telefondan Sayın Selahattin Özmen'le görüşülmesi rica olunur.
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe