Ulusal Stoper Akademisi
Lagerback son grup maçından sadece 5 oyuncuya yer verdi. Terim ise ideale mümkün olan en yakın takımla sahadaydıYaptığımız tartışma yabancı sayısının Türk oyuncular üzerindeki etkisi değil mi? Topraklarımızda yetişen oyuncuların ligde şans bulabilmesi üzerine. Peki dün sahaya çıkan ilk 11'e bakalım o zaman. 11 oyuncunun 5'i Türkiye üretimi değil. (Hakan Balta, Yıldıray, Altıntoplar ve Marco 'The Mehmet' Aurelio) Bunlardan 3'ü hayatlarında herhangi bir Türk takımında top tepmemiş hem de.
O zaman şimdi bir daha düşünelim. Tartışma yabancı sayısı mı olmalı, yoksa Türkiye'nin futbolcu üretimi ve geliştirmesi mi?
Ve futbolun ötesinde bir milliyet tartışması. Marco 'The Mehmet' Aurelio'ya karşı İsveç formasıyla Kennedy Bakırcıoğlu. Söyleyin, tartışma gerçekten yabancı sınırlaması mı olmalı?
Oyuna dönelim ve hocaların mantalitesini karşılaştıralım bir de. Lagerback son oynadıkları grup maçından sadece 5 oyuncuya yer vermişti dünkü takımda. Deniyor, kadro genişletiyordu bir açıdan. Terim ise ideale mümkün olan en yakın takımla sahadaydı. Terim'e, "Neden yeni oyuncu denemiyorsun?" diye sormak mümkün değil, çünkü oturmuş bir takım yok henüz. Öte yandan deneyen Lagerback yedeğe 8 oyuncu koyarken, bizde sayı 14'tü.
4'lü savunma, önlerinde Marco. Onun önünde Hamit, Emre, Yıldıray ve nihayet Nihat ve Halil'le 4-1-3-2 gibi dizilmiştik. Emre, Marco'dan ziyade Yıldıray'a yakındı, zihniyet hoştu yani. Strateji hücumdu, ama uygulama istenen seviyede olamadı.
Orkun oynasaydı keşke
Kennedy, Gökhan'ı 1-2 akın tehdidiyle geride tutunca ileride ortada sıkışmış hücum hattına oyunu açacak bir alternatif kalmadı. Hep içeri dönmek ve sadece uzak şutlar denemek zorunda kaldılar. İkinci yarıda 4-4-2'ye döndük. Emre, Marco'nun yanına geldi. Mehmet Topuz sağa, Arda sola. Mehmet Yıldız - Nihat çift santrfor. Daha açık, gole yakın, ama orta saha üstünlüğünü rakibe veren bir oyun oldu bu da. İki fikir de gelişmeye açık. Bekleyip göreceğiz.Tabii temel sıkıntımızdan da bahsetmek lazım. Biz "Bu ülkeye bir kaleci okulu lazım. Kaleci yetişmiyor" tartışmasıyla büyüdük. Bugün lazım olan okul değil, bir "Ulusal Stoper Akademisi." Ancak böyle anlaşılacak savunmacılar da futbolcudur. Pas verebilmeleri, topu stop edebilmeleri gerekir.
Ve son olarak. Keşke dün Isaksson'un karşısında Orkun'u görebilseydik. Manalı bir mesaj olurdu. Hani şu yabancı - Türk işleri var ya!
mdemirkol@milliyet.com.tr

Cafe