
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
El ele
Almanya'nın Ludwigshafen kentinde 5'ü çocuk 9 Türk'ün yanarak can verdiği facianın, Solingen benzeri 'ırkçı' bir kundaklama olup olmadığı soruşturulurken, dünkü gazetelerde yer alan fotoğraf anlamlıydı.
Alman hükümetinin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer ile Türkiye'den olay yerine giden Devlet Bakanı Mustafa Said Yazıcıoğlu, yanan binanın önünde 'el ele' insanlık duruşu sergilediler.
Alman ve Türk bakanların ıstırabı yüzlerinden okunuyordu.
Mazlumiyet duygusu öne çıktığında, her türlü ayrımcılık arka planda kalıyor.
Kimlik, inanç, cinsiyet kaygısı duymaksızın iki bakan 'el ele' tutuşabiliyor. Nasıl çıktığı kuşkulu bir yangında 'nefret' duygularından kaynaklanması olası bir şiddeti baştan mahkûm etmek üzere tavır alıyorlar. Sadece tek bir fotoğraf; alevlerin kuşattığı binadan ölümüne fırlatılan bebeğin mucize kurtuluşu bile vicdanları harekete geçirmeye yetiyor. 11 aylık Onur bebek kadar şanslı olmayanlar, o binada can verdiler.
Solingen faciasının anılarda henüz küllenmediği Almanya'da 9 Türkün 'kundaklama' sonucu yaşamını kaybetmiş olabileceği düşüncesiyle Şansölye Merkel'in üzüntülerini dile getiren Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer, "Facianın tümüyle aydınlatılması için her türlü çabayı harcayacağız" sözünü veriyor.
İçişleri Bakanı Wolfgang Schauble'nin, "Kundaklamanın olasılık dışı bırakılması bana tuhaf geliyor' diyen Büyükelçi Mehmet Ali İrtemçelik'e "Haddini bilsin" sözleriyle gösterdiği tepkiyi de yumuşatıyor, Bayan Böhmer. 'Neonaziler'in yabancı düşmanlığı Almanya için hiç akla getirilmeyecek bir eylem değil. Binanın girişindeki 'SS' çağrışımı uyandıran 'Hass /nefret' yazısını polis dikkate alacaktır. Kimi görgü tanıkları yangını başlatan bir kundakçıdan söz ediyorlar.
Sabotaj da olmayabilir.
Olayın aydınlatılması beklenirken, Alman ve Türk bakanların 'el ele' verdikleri fotoğraf siyasi kaygıların ötesinde vatandaşlık, hak, hukuk, eşitlik, adalet gibi kavramları yüceltiyor.
İnsanlık öne çıkınca 'muhafazakârlık' da geri plana düşüyor.
Son dönemde Türkiye'deki resmi davetlerde, Çankaya'daki resepsiyonlarda sıra 'eşlerle' el sıkışmaya gelince duraklamalar, atlamalar oluyor!
Ludwigshafen faciasının ardından Yazıcıoğlu ve Böhmer'in, kadın ve erkek oldukları için değil, insancıl duygularla 9 Türkün acısını hissederek ellerini birleştirmelerinin anlamı büyük.
Almanya'daki fotoğraf, TBMM'deki 'türban' oturumunda atılan 'seçmene selam' nutuklarının ötesinde değer taşımıyor mu?
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe