
|
|
|
 |
|
|
Türkiye hızla ''enerji darboğazına'' gidiyor
Görüş / Erol Yaraş
Bugünlerde Enerji Bakanlığı’nın tüm bürokratları, 2008 yazının kazasız belasız nasıl atlatılacağı sorularına cevap bulmaya çalışıyor. Evet, şu anda bile Türkiye’de elektrik kesintilerini çok sık yaşanıyor.
Habersiz yaşanan kesintilerden dolayı canı yanmayan yok gibi. Bu örnekler, yazlık bölgelerde daha çok görülüyor. Bugünlerde yazlık bölgelerde 20 saati bulan kesintiler var... İnsan bu yaz yaşanacakları düşünmek bile istemiyor!!! Düşünebiliyor musunuz? Türkiye’nin 2008 yılı içinde enerjide kapatması gereken açık 7 milyar kilowatsaat. Bu çok büyük bir rakam.
* * *
Bazı gerçekler bu kadar net ve ortadayken, tüm bilimsel raporlar 2008 yazından başlayarak Türkiye’nin çok kötü bir enerji sıkıntısı yaşayacağını açıklarken; Türkiye’nin başta Aliağa’da yapılmak istenen termik santral yatırımına dahi ''çevrecilik'' adı altında karşı çıkılıyor.
Örnek olarak da kötü bir teknoloji kullanılarak işletilen Yatağan gösteriliyor.
Bundan 18 yıl önce de Japonlar aynı yere santral yapmak istemişler ve o günlerde düzenlenen eylemlerle bu yatırım engellenmişti.
1989 yılından bu güne kalan tek gerçek ''2000’li yılların başlarında, başta Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye’yi çok büyük enerji sıkıntısı bekliyor'' sözü oldu.
1989 yılında da aklı selim ve bilimsel insanların ''Şayet arıtması düzgün bir tesis yapılırsa, çevreye hiçbir zararı olmaz. Hatta Aliağa’yı demir tozuna boğan ağır sanayi tesislerine de doğru bir örnek olur. Onlar da kendilerine çeki düzen verirler'' laflarına kimse kulak asmadı.
Çevreci baskılar, santrali Aliağa’ya yaptırmadılar. Fakat ne yazı ki, aynı çevreci kesimler doğayı bozan toza dumana ve ağır sanayi tesislerinin bacalarından çıkan zehire hiçbir tepki göstermiyorlar!
* * *
Aynı çevreciler, bu ülkenin madenlerinin işletilmesi de söz konusu olduğunda ortaya çıkarak madenlerin çalıştırılmasını engellemeye çalışıyorlar. Fakat dağlardaki mıcır tesislerinin çalışmasına, fabrikaların atıklarıyla dere ve gölleri, balık çiftliklerinin denizi kirletmelerine ses çıkarmıyorlar.
Dikkati şuraya çekmek istiyorum: Bu ülkenin kalkınmasına, refahına ve insanına yansıyacak.
Projelerde engel lobileri çok atak fakat gerçek çevre katliamlarında suspus... 1994 yılında da Bergama’da altın madeni çalışmaya başlayacağı zaman bir takım sözde çevreci geçinenler, ''Avrupa’da altın madeni yok. Burada insanlar siyanürlü altınla öldürülecek'' diye kamuoyunun kafasını karıştırırken bir de baktılar ki Fransa, İspanya, İsveç ve Yunanistan siyanürlü yöntemle altın madenlerini çalıştırıyor. Önce biraz sustular, yalanlarından biraz utandılar!!! Sonra yine madenleri kapatmak için kavga vermeye devam ettiler ve ediyorlar.
* * *
Şimdi ister istemez soruyorum: Bu ülke madenlerini çalıştıramayacaksa, petrol ve doğal gaz için sondaj çalışması yapmayacak ve yaptırılmayacaksa enerji santralleri kurmayacaksa, 70 milyon insanı nasıl mutlu edeceğiz?
Asgari ücreti, asgari geçim rakamını, 4 kişilik bir ailenin asgari yaşam standardını nasıl yükselteceğiz. Elimizdeki tüm ekonomik değerleri yabancılara satarak daha nereye kadar Türkiye idare edecektir?
Özkaynakları harekete geçirilmeyen ve geçirtilmeyen Türkiye’de toplumsal barış ne zamana kadar korunacaktır. Bu güzel ülkemizde sağlıklı huzur içinde ve ekonomik seviyemizi yükselterek yaşamak istiyorsak; çevreye saygılı sanayimizi geliştirip başta madenlerimiz olmak üzere tüm öz değerlerimizi yabancılara peşkeş çekmeden işletmeliyiz!
Sayın Kocaoğlu’na teşekkür ve bir istek
Üçkuyular-İnciraltı arasında yaratılan güzellik için Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür ediyorum.
Ortaya çıkan Kent Ormanı, İzmirlinin gerçek anlamda nefes alacağı bir alan olmuş.
Yeşil, denizle bu kadar güzel buluşabilir. Özellikle pazar günleri binlerce İzmirli burada enerji depolayıp, yorgunluk atıyor..
Fakat bu güzel Kent Ormanı’na geliş ve dönüş tam bir ızdırap.
Adeta çıkmaz bir sokak olan İnciraltı’na ulaşmak ayrı bir dert, biraz hava alıp dönmek ayrı bir sıkıntı!
Burada günübirlik keyif yapanların Başkan Kocaoğlu’ndan en büyük istekleri yeni ve alternatif yollarla bu Kent Ormanı’na geliş gidişlerin ızdırap olmaktan çıkarılmasıdır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|