Tıpkı bal arıları gibi...
Bir takım bu kadar mı kendini aşmaya çalışır. Bu kadar mı basit oynarKadroları gördüğüm zaman Galatasaray için çok zor bir maç olacağını düşündüm. Esasında bu çok yanıltıcı bir düşünce değildi. Vestel Manisaspor deplasmanda 3 tane gol atıyor ve kaybediyor. Burada bir anormallik var, bu kesin...
Deplasmanda üç gol atan takımların kaybetmesi çok zordur, ama Manisaspor 4 yedikten sonra 3 gol attı. Peki 4 farkın nasıl ortaya çıktığı, ne şekilde anlatılır?
Hakikaten bu Galatasaray'ı; Hakan Şükür'ü, Ümit Karan'ı, Mehmet Topal'ı, Servet'i ve de bütün gençleriyle kutlamak lazım. Bu kadar mı saha içinde kendilerini aşmaya çalışırlar. Bu kadar mı basit oynarlar. Bu kadar mı arı gibi çalışırlar. Bütün bunları Galatasaray hakikaten yapıyor. Hem de basit yapıyor. Zaman zaman çok güzel hareketler katıyorlar oyuna, fakat genel itibariyle arı gibi çalışarak üretiyorlar.
Zaten Galatasaray'ın 1-2 oyuncusu hariç, fizik yapısına baktığımız zaman tıpkı kovandaki arılara benziyorlar. İleri, geri çalışıyorlar, çiçekten bulabilecekleri balı topluyorlar. Diğer kovan arıları için de çalışıyorlar! Kendi ürettiklerini rakip kaleye, diğerleri için ürettiklerini kendi kalelerine yolluyorlar. Ortaya da seyir ve futbol açısından keyifli bir 90 dakika çıkıyor. Yılmaz hocanın Süper Lig'e dönmesine çok sevindim. Gerçekten oyuna ayrı bir lezzet katıyor. Hem attıkları, hem yedikleri zaman.
Seyirci de kazandı
Oyuna baktığımız zaman iki takımın top kayıpları yaklaşık birbirine eşit. Topa sahip olma oranları da eşit gibi. Ama iş çerçeveyi bulmaya gelince Galatasaray daha rahat sonuca ulaşıyor. Hakan Şükür takımının birinci golünde, atmayı düşünmeyip asist yapınca aklıma, "Hakan yine vurmaktan çekiniyor mu?" sorusu geldi. Fakat ilerleyen dakikalarda bunun böyle olmadığını gördük. Hakan, Türkiye liglerinde ilk yarılarda gol atarsa o maçın tek golle bitme şansı çok az. Dün de öyle oldu.Ümit Karan da müthiş bir takım oyuncusu görüntüsü verdi. Arda tamamladı, Barış fazla ayak uyduramadı. Serkan tam bir arı gibi onların arasında aradı, zorladı, çalıştı. Netice olarak Galatasaray'da herkes görevini yaptı diyebiliriz.
Sadece kaleci Orkun'un, Selçuk'un ikinci golüyle, Burak'ın golünde sağa, sola bağırmayıp kendi pozisyonunu değerlendirmesi lazımdı. Galatasaray'ın bir şeyi özellikle unutmaması gerekiyor.
Galatasaray gol yiyor, hatta daha fazla da yiyebilirdi. Düşünmesi gereken bundan sonraki maçlarda bu kadar kolay gol atabilecek mi? Gol yeme alışkanlığı Galatasaray'ı ilerleyen maçlarda zora sokabilir.
Kısacası Galatasaray liderliğini sürdürürken çok keyifli bir 90 dakika yaşadı ve yaşattı. Vestel Manisa'nın yediği 6 golde ise belki de kontrolsüz şekilde kazanma düşüncesi ön plandaydı.
Bu nedenle Manisa kaybetti, Galatasaray kazandı, ama sadece sarı-kırmızılı takım değil, futbolun seyir zevki ve izleyiciler de maçtan kârlı ayrıldı.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe