
Meral TAMER
Kendi bacağınız gibi hissedebilen protez bacaklar
Ekranda, Japonya'da bir hastanenin araştırma merkezindeki koşu bandı üzerinde yürümekte olan bir maymun var. Ve o maymunun beyin dalgalarının faaliyetiyle, Amerika'da sabit duran bir robotun, hareket etmeye başladığını görüyorsunuz.
Oturumun katılımcıları bu anı, ekrandan canlı olarak izliyor, ama pek de bir anlam veremiyor. Neyse ki imdada, dünyanın en saygın üniversitelerinden MIT'nin profesörü yetişiyor; biyolojinin ve sentetik implantların (diş gibi vücudun içine dikilen yapay organlar) karışımı sayesinde, kaybedilen organların yerine takılan protezlerin kontrol edilebilmelerinin mümkün olduğunu anlatıyor.
Katılımcılar, profesörün verdiği bu bilgiyi de anlamakta zorlanacakken, ekrana yeniden Japonya'daki klinik geliyor. Bu kez karşımızda tek bacağının diz kapağından alt tarafını kaybetmiş ve yerine protez ayak ve yarım bacak takılmış bir maymun var. MIT'nin profesörü, kumun üzerinde yürüyen maymunun, protez bacağıyla da tıpkı sağlam bacağıyla olduğu gibi kumu hissettiğini anlatıyor. Yani yazın kızgın kumda maymunun sağlam ayağı ne kadar yanacaksa, protez ayağı da o kadar rahatsız olacak.
Sinirbilimin potansiyeli
Sözünü ettiğim konu, önceki hafta Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda gündeme geldi. Amaç, sinirbilimin (neuroscience), hayvan-robot-insan vücudu üçlüsü üzerinde, bugüne kadar bilinenlerin ötesindeki potansiyelini, Davos ahalisine göstermekti. Bilim adamları, canlıların sinir sistemiyle elektronik aygıtları -parlak bir mühendislik çalışmasıyla- bir zincirin halkalarıymışçasına ilişkilendirmişlerdi.
Maymunun protez bacağıyla kumun sıcaklığını hissetmesine kadar uzanan bilimsel yolculuğun kısaca üzerinden geçecek olursak...
Bilim adamları, beyindeki nöronların çok küçük bir kısmıyla, belli hareketleri yapabildiğimizi görünce önce şaşırmışlar, ardından da pek sevinmişler. Çünkü bu hareketleri protezle ya da vücuda implant edilen bir suni organla da sağlamak için, beynin kompleks yapısının tümünü keşfetmenin gerekmediği sonucuna varmışlar.
Ancak en zenginlere...
Organlarımızı hareket ettirmemizi sağlayan beyin faaliyetlerinin, kayda alınması mümkün. Kayda alınabildiğine göre sinyallerin, eşzamanlı olarak robotik aygıtlara gönderilmesi de mümkün. Bu aygıtların protez ya da implant olması ise, teknolojinin geldiği bu ileri noktada fark etmiyor.
Hal böyle olunca da felçli ya da beyinle irtibatı kesilmiş bir organa, robotik yelek ya da gömleğin yardımıyla ve beyin-makine işbirliğiyle yeniden hareket kabiliyeti sağlanabilmesi mümkün oluyor.
Anlaşılan sağlam organınız gibi hissedebilen protezleri, sipariş üzerine ürettirebilmek artık mümkün. Ama bunu yaptırabilmek için ancak, geçtiğimiz günlerde açıklanan "dünyanın en zengin 22 bin kişisi" arasında yer almak gerek. Zira tanesi 5 milyon dolar! Tabii hissedebilen protezlere talep arttıkça, fiyatının düşeceğine de dikkat çekildi. Ama diyelim ki 4 milyon dolara indi, yine sadece dünyanın en zengin 22 bin kişisine hitap edebilir herhalde... Bir de konunun etik olup olmadığı tartışmaları da var.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe