
Güngör URAS
Olayların içinden
Türban üniversiteye girince sorun bitmeyecek
Türbanlıların üniversiteye girmeleri için Anayasa'da ve yasalarda yapılacak değişiklikten sonra türban sorunu bitmeyecek. Başlayacak. Büyüyecek.
Öyle bir kamuoyu yaratıldı ki, kızlarımız türban yüzünden üniversiteye gidemiyor. Türbanlılar üniversiteye girebilse, kızlarımızın eğitim sorunu ve de toplumda gerginlik yaratan türban sorunu çözülmüş olacak. Türban tartışmaları sona erecek.
Boğaziçi Üniversitesi'nden Binnaz Toprak ile Sabancı Üniversitesi'nden Ersin Kalaycıoğlu'nun yaptıkları araştırmanın sonuçlarına göre, lise eğitimini tamamladıktan sonra üniversiteye devam etmeyen her 100 kızımızın sadece 1'i "türbanlı olduğu için" üniversite eğitiminden yararlanamıyor.
Lise eğitimini tamamladıktan sonra üniversiteye gitmeyen her 100 kızımızın 10.5'i aileleri okumalarına izin vermediği için, 29.8'i üniversite sınavını kazanamadığı için, 14.6'sı üniversite sınavını kazandıkları halde evlendikleri için üniversiteye gidemiyor. Çalışmak zorunda oldukları için (yüzde 14), ailelerinin maddi imkânları yetersiz olduğu için (yüzde 6.3) üniversiteye gidemeyenler var. Ama türban nedeniyle gidemeyenlerin sadece yüzde 1 olduğu belirlenmiş.
Bitirince ne yapacaklar?
Üniversitelere türbanlı öğrenciler devam edebildiği yıllarda benim ekonomi derslerimde, 80-120 kişilik sınıflarda en fazla 4-6 türbanlı öğrencim olurdu. Türbanlı öğrencilerin üniversiteye girmeleri engellendiğinden bu yana, kampusun kapısında türbanlarını çıkararak başlarına peruk takan ve sınıfa o şekilde giren öğrencilerimin sayısı değişmedi. Gene 4-6 kızımız perukla dersleri dinliyor, sınavlara katılıyor.
Gazetecilik, radyo-televizyon ve halkla ilişkiler bölümlerinde okuyan peruklu öğrencilerimin okulu bitirdikten sonra ne yaptıklarını izlemeye çalışırım.
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde eski türbanlı ve peruklu öğrencilerime rastlayamıyorum. Anadolu'da seyahat ettiğimde pek azıyla karşılaşıyorum. Mahalli televizyonlarda, mahalli gazetelerde, mahalli sanayi ve ticaret kuruluşlarında çalışıyorlar.
Çalışana da serbestlik gelecek
Bunları yazmamın önemli bir nedeni var. Sorun türbanlı olarak üniversiteye devam etmekle bitmiyor. Sorun türbanla üniversite eğitimini tamamladıktan sonra başlıyor. Türbanlı kızlarımız üniversiteden mezun olduktan sonra ne yapacaklar? (1) Üniversite eğitimi bitti diyerek türbanlarını mı çıkaracaklar? (2) Türbanlılara iş imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle evlerinde mi oturacaklar? (3) Türbanlıların her kuruluşta çalışmasına izin çıkmasını mı bekleyecekler?
Üniversitede türbana izin verildiğinde, sadece kız öğrencilerimiz için değil, kadın öğretim üyelerimiz için de türban serbestisi çıkmış olacak. Üniversitelerdeki kadın öğretim üyeleri türbanla üniversiteye devam edebilecek. Tıp fakültelerinde, hukuk fakültelerinde, Mülkiye'de kadın öğretim üyeleri türban takabilecek. Demek ki, üniversite mezunu türbanlı kızlarımıza kamu hizmetinde ilk açık kapı üniversite öğretim üyeliği olacak.
Ama bu yeterli değil. Hukuk okuyan türbanlı kızımız, türbanı var diye hâkim ve savcı olamayacak mı? Doktor ve kaymakam olamayacak mı? Seçme ve seçilme hakkı olduğuna göre, mahalli idare ve milletvekili seçimlerinde halkın oyunu aldıktan sonra belediye başkanı, milletvekili olamayacak mı? Olamasa sorun çıkacağına göre, üniversitede türban serbestisinin hemen arkasından her türlü kamu hizmetinde türban serbestliği gündeme gelecektir. Gelmeyecek diyen ya kendini ya da başkalarını kandırıyordur.
guras@milliyet.com.tr

Cafe