Seda Sayan
malphan@milliyet.com.tr
Seda Sayan‘ın evliliği neden bu kadar tartışıldı? Anlaması bu kadar zor mu? Yarı yaşında bir adamı koca olarak seçmesi işin detayı, altıncı kez evlenmesine takılınmış durumda.
Bildiğiniz gibi Seda Sayan bir televizyon yıldızı. İşin ilgi çekici tarafı, geçmişinde birçok çapkınlıkları olsa bile aile kadını diyebileceğimiz, orta sınıfın alt katmanlarındaki kadınların gözdesi. 60-70 yaşlarındaki kadınlar kalkıp onunla birlikte göbek atıyor. Eski geleneklerin içinde gençliklerini yaşamış olan kadınlar belki vaktiyle yapamadıklarını yapan bir idol olarak görüyorlar onu. Ya da yapmışlarsa eğer, binbir sıkıntıyla, gizli saklı yaptıklarını şimdi onlar adına genç (görünümlü) ve güzel bir kadın yapıyor. O zamanlar çektikleri acıların öfkesini şimdi Seda Sayan aracılığıyla çıkarıyorlar.
Seçenekleri fazla
Seda Sayan hangi yolla olursa olsun hâlâ güzelliğini koruyan bir kadın. Ve seçenekleri çok fazla. O yaşa gelip de evde kalmış bir kadın gibi değil. Seçme hakkı hâlâ var. Vaktiyle çapkınlık yapmış olsa dahi o çapkınlıkları yaparken sıkıntı çekiyordu. Bu kadar sevilen, itibarlı bir sanatçı olarak görülmüyor, açıkçası hafifseniyordu. Şimdi o hafifsenen kadın imajını değiştirdi. Ha evet, bir yandan geçmişindeki gibi çapkınlığa devam ediyor. Ama zaten herkesin belli sınırlar içinde, kendini küçük düşürmeden sevgili veya eş değiştirmesi gayet normal bir şey değil mi?Burada esas tuhaf olan, devlet adına, toplum adına konuşma yetkisine sahip olduğunu vehmeden kurumların başındaki insanlardaki eğilim. Bu, hiç de sağlıklı olmayan bir eğilim. ''Herkesi denetleyelim, herkesi biz hizaya sokalım'' zihniyetiyle yürüyorlar. Siz kimsiniz ki? Siz mi karar vereceksiniz buna? Ekrana çıkan birisinin kamu adına konuşuyor diye başka türlü görünmesi gerektiğini kararlaştıran üst mercilerin oluşu hakikaten anlaşılır şey değil. Yoksa normal şartlarda her hafta sevgili değiştirmeyen, skandal yaratmayan birinin evlenmesi tabii ki şart değil. Bana sorsanız skandal kraliçesi olsa bile şart değil ama Sayan biraz ekmeğini ailemizin sanatçısı imajı üzerinden kazanıyor ya, ondan diyorum. Sayan RTÜK Başkanı’nın yoluna razı geliyor çünkü deve yüküyle para kazanıyor.
Değiştik artık
Peki gelelim altıncı evlilik meselesine... Kocası iyi de olsa, kötü de; kocasının geliri az da olsa, çok da; bir kez evlendi mi o evliliği bozmama durumu ninelerimizin zamanında kaldı. Dünya değişti artık. Dünyanın değiştiğini 1950’lerde Elizabeth Taylor‘la görüyorduk ama bu değişim bizim çok uzağımızdaydı. Şimdi dünya neredeyse, biz de oradayız. Altıncı kez evlenen Seda Sayan burnumuzun dibinde, evimizin içinde. Annelerinizle, anneannelerinizle beraber gülüyor, oynuyor, onları oynatıyor, onlara hediyeler veriyor. Verdiği hediyeler de hep eve katkısı olacak cinsten. Dolayısıyla aile kurumunun içinde, ona meşruiyet kazandırıyor. Siz boşverin göğüs dekoltesini, bacak boyunda yırtmacını. Müşterisi onu izlerken ''Evet, dekolte giyiniyor, eteği yırtmaçlı ama iyi bir insan. Tam kızım evleneceği sırada bize halı verdi, düdüklü tencere verdi, bilmem ne verdi...'' diyor.Ha bir de ''muhafazakar'' diye tanımladığımız gruba ait insanları oynatıp zıplatarak bir saatliğine bile olsa işveli hallerini deneyimlemelerine fırsat tanıyor. Hem toplumun ilerisindeymiş gibi gözüküyor hem de halı malı vererek toplumun tam da bulunduğu yerdeki muhafazakar noktaya değiyor. O muhafazakar çevrelerde yaşayan, toplumun gelişme çizgisinin altında kalanlar ise hevesle sıranın ne zaman kendilerine geleceğini düşünüp ahlaken değişmeye çoktan başlamış bulunuyorlar.
''Bu insanlar evlilik kurumunu zedeliyor'' diye olaya bakanların kafalarının çoktan değişmiş olması gerekiyordu. Birçok kişide daha üst gelir gruplarındakilerin hayatına erişmeden önce bir heves oluyor. Bu heves onları korkutuyor da. Korkutunca daha tutucuymuş gibi düşünmeye çalışıyorlar ama kabul edelim, kafalarımız değişti artık.

