Nerede o günler!
15 yıl sonra yeniden Trabzonspor Başkanlığı'na oturan Sadri Şener, sarı saçlarıyla bıraktığı kulübe ak saçlarıyla döndüğünü belirtti, "Eski günleri özlüyorum. Cenevre'ye kura çekimine gittiğimizde, Galatasaray ile puanımız aynıydı, bazen onların önündeydi" diye konuştu
YUNUS EMRE SEL / DHA
Trabzonspor'da Sadri Şener'in başkanlık koltuğuna oturması, bordo-mavililerde büyük sevinç yarattı. 15 yıl sonra yeniden Karadeniz kulübünün başına geçen Şener, geçmişi, bugünü ve geleceği değerlendirdi. Camiayı kucaklayan Sadri Şener'in göreve gelmesindeki amaç, "Kulüp başsız kalmıştı" sözlerinde gizliydi.
İşte Şener'in görüşleri:
Biz bu işlerden epey uzaklaşmıştık. Trabzon şehri, Trabzonspor değişmiş. Takımın formatı değişmiş. Ama burada öyle bir isim bırakmışız ki, bu kadar insan bir araya gelip beni istemiş. Onları kıramazdım. Diğer Anadolu kulüplerini görüyoruz. 5'inci, 6'ncı büyükleri... Ama kongrelerine bakıyorsunuz 30-40 kişiyle kongre yapıyorlar. Geçmişine bakıyorsunuz, bazı zamanlar belediyelere teslim edilmişler. Kongre salonunda heyecan vardı, 3 bin küsur oy vardı. Bu büyük kulübü tarif ediyor.Sarı saçlarımla bıraktığım kulüp başkanlığı görevine, bu kez beyaz saçlarımla dönüyorum. Kulüpler artık 1990'lardaki gibi yönetilemez. Daha kurumsal bir yapı olmalı. Ben her şeye karışmamalıyım. Kulübü temsil eden bir makamım. Çok yapılacak şey var ama bunların hepsini ben yapmamalıyım. Eskiden her şeyi yapıyorduk. Bir tek ayakkabıları boyamıyorduk. Biraz tecrübesi olan, iyi eğitim görmüş, bir iki lisan konuşan insanları bu yönetime ve başkanlığa getirebilirsek, bizden sonra çok şık bir ekip ortaya çıkar. Bu makamlarda çakılıp kalmamak lazım. Talibi varsa insanların önünü açmak lazım. Ama önce yapacaklarımızı bir yapalım, oynayan taşları yerine oturtalım, sonra ne zaman bırakacağımızı konuşuruz.Albayrak yönetiminin ibra edilmemesi, genel kurul kararı. Genel kurul kararları da fazla eleştirilemez. Genel kurul yanlış yaptı, diyemezsiniz. Umarım herhangi bir şey olmaz. Aklanırlar, Trabzonspor ve bizlere bir sıkıntı gelmez. Sanırım Dernekler Masası olayı inceleyecek. Eğer bütçe kitapçığı ibra edilmiyorsa, içindeki Akyazı ve benzinlik sözleşmesi de ibra edilmemiş oluyor. Bakalım ne olacak, araştırıyoruz.Kulübü son zamanlarda başsız kalmış gördüm. Yönetimimizin hepsinin geçmişinde bir futbol uğraşı var. Futbol bilgisi olan insanlar var. Oturup konuşacağız, arkadaşlarımızın futbol bilgilerini aktaracağız. Mayıs ayının planlamasına şimdiden başlamak lazım. Eski günleri özlüyorum. Cenevre'ye gittiğimizde kura çekiminde puanımız Galatasaray'la aynıydı. Bazen onların önündeydi. Seri başı oluyorduk. Hiçbir takım bizim çıkmamızı istemiyordu. Şimdi herhalde sonlarda falanız, puanımız kalmamıştır.Kulübün para ihtiyacına, kendi tarzına uymayacak şekilde çözümler bulundu. Bunlardan biri futbolcu satarak para kazanma, diğeri borsaya açılma. Eski başkan Atay Aktuğ kardeşimizdir. Belki günün şartları öyle gerektirdi. Borsa konusunda uzman değilim ama bu işi iyi bilenlerin söylediği, temettü garantisiyle satışın iyi olmadığı yönünde. Bunları yapınca takım gitgide zayıfladı. 3-4 yıl önce takım fena değildi.Yabancı transferleri çok üstünkörü yapıldı. Gönderildi, geldi. Bu takımı çok küçük görmeyin. Fena oyuncular yok. Gökdeniz başlı başına bir oyuncu. Yattara ve Gökdeniz, arzu ederek oynarsa, içinden gelerek oynarsa, takım iyi sonuçlar alır diye düşünüyorum.Haziran ayına kadar yapacaklarımız belli. Transfer yapma imkanımız yok. Kadromuzun eni boyu belli. Ama futbolda moral denen olay, çok önemli. Pazar günü maçın son 10 dakikasını seyrettim, hırslıydılar. Benden dolayı mı bilmiyorum ama yeni bir sayfa açılıyor.Gelecek sene önce ilk 4 içinde yer alalım, demiyorum. Bundan sonra tek hedef önceden olduğu gibi her sezon şampiyonluk. Herkesin bu konuda gayret göstermesini bekliyorum.Futbol Federasyonu seçimleri için 8 delegemiz var, Şenol Güneş'le 9 oluyor. Bölge takımları var. Onlar da Trabzonspor delegesi. Büyük bir gücüz orada. Niye öbürlerinde yok 12-13 delege. Belki Fenerbahçe'nin blok oy olarak kullanacağı delege sayısı da o kadardır.
Mazbatayı teslim aldı

Başkan Sadri Şener, mazbatasını dün Divan Başkanı Cengiz Çebi'den aldı. Trabzonspor, Futbol Federasyonu'na delege olarak da şu isimleri bildirdi: Sadri Şener, Hayrettin Hacısalihoğlu, Necmettin Aytekin, Muammer Saka, İhsan Alioğlu, Kenan Sönmez, Süleyman Atal, Remzi Önder Karaduman.
'Onlar da Trabzonlu'
Sadri Şener, transfer politikasında hem gençlere, hem de yarışmacı olarak yetişmişlere ihtiyacı bulunduğunu söyledi. Şener, "Bizim şöyle bir avantajımız var. Bizde belgeli çok antrenör var, bir de belgesizler var. Trabzonspor'a emek vermiş Şenol, Turgay, Ali Kemal ve Giray, (Şu oyuncuyu al) derse ben o oyuncuyu niye izleteyim ki... Onların beğendiği futbolcuyu izletmem. Onlar da bizim kadar Trabzonsporlu, üstelik antrenör. Türkiye'nin her tarafına ve Almanya'ya dağılmış büyük bir kesim var. Bunlardan karma yapacağız. Bir harmanlama yapacağız" dedi.
'Futbolcu satmam'
Yönetim tarzı olarak futbolcu satmaktan hoşlanan birisi olmadığını vurgulayan Başkan Sadri Şener, yedek kulübesinin kuvvetli olması gerektiğini, ligin uzun, Türkiye ve Avrupa Kupası'nın da olacağını hatırlattı. Şener şöyle devam etti: "Geniş bir kadroyla mücadele etmek lazım. İmkan elimdeyse futbolcu satmamaya çalışırım. Futbolcu gitmek istiyor ve problemliyse orada idarecilik görevi başlıyor. Kadromuzdaki Yattara, Gökdeniz ve Hüseyin'e teklifler geliyor. Ama satma gibi bir fikrim yok. Onlar da buradan niye gitmek istesinler ki. Trabzonspor da çok önemli bir camia."
Geceyarısı görüşmesi
Kongreden sonra Bursaspor maçının son 10 dakikasını izleyen Başkan Sadri Şener'in ekibiyle Aksular Otel'de yemek yediği, gece yarısına doğru da Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak'la görüştüğü öğrenildi. Özak'ın, Akçaabat ilçesinin Yıldızlı beldesindeki evinde yapılan görüşmede, Trabzonspor'un öncelikli sorunlarının ele alındığı ve görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.