'Hamil-i Federasyon yakinimdir'
Futbol Federasyonu Başkanlığı'na Hasan Doğan'ın aday olması ve muhtemelen seçilmesi, ülkemizin yaşadığı siyasi ve sosyal sürecin futbol üzerinden hikayesidir aslında.Bir kere kendisinin en önemli özelliği Başbakan'la yakın arkadaşlığıdır...
Türkiye'de futbolu Hasan Doğan'dan daha tecrübeli, daha iyi bilen, daha iyi yönetecek olan, daha etkin, daha sosyal, daha saygın, olgun, karizmatik, pratik, uluslararası futbol adamları yok mudur?..
Bir çırpıda 10-20 isim bulunur... Ama hiçbiri Başbakanımızla Hasan Doğan kadar yakın değildir ki...
Elbette Hasan Doğan'ın da futbol tecrübesi olmuştur.
Hatta rivayete göre İsviçre faciasının planlayıcısı bile odur.
Avantajı şu ki, kimse aynı hatayı iki kez yapmaz...
Hükümet bir dediğini iki etmez...
Onu reddetmeye yürekler yetmez.
Bu kadarı kafidir siyasete göbeğinden bağlı kulüp yönetimlerine.
* * *
Evet... Süper Lig kulüplerimizin kurduğu Birlik, belki de ilk kez oybirliği ile bir karar almış "başkan ol" teklifini koymuştur Hasan Doğan'ın önüne!
Bu olay da tipik bir "son dönem Türkiye fotoğrafı"dır ve Hasan Doğan'ın federasyonda üye olarak bulunmasına bile tahammül edemeyenlerin bayraktarlığında kotarılmıştır.
Parola; "Hükümet istiyorsa yapacaksın"!
Konumunu, itibarını, parasını kaybetmekten korkan insanların kulvar değiştirmesi, boyun eğmesi rastlanmamış bir şey değildir.
Lakin bu insanlar milyonların sevgilisi kulüplerin yönetim koltuklarındaysa ve bu "güçlüden yana" edilgen tavırlarıyla en azından kendi kulüplerinden yetişmiş futbol adamlarını yok saymayı göze alabiliyorlarsa, içi acıyor insanın.
Menfaat karşılığı yapmışlarsa daha beter.
Kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar henüz deşifre olmamıştır.
* * *
Peki ne olur sayın Hasan Doğan'ın federasyon başkanlığında?..
"Türk futbolu dibe vurur" türünden önyargılara gerek yoktur.
Belki kadrolaşma biraz daha rahatlar... Dinibütün hocalar daha çok iş bulabilir... Takımlar, çıktıkları şehrin oy potansiyeli ve yönüne göre "gözde" veya "öcü" sayılabilir. İhaleler "yaptırım" haline gelebilir.
Belki de hiçbiri...
Ama Futbol Federasyonu Başkanlığı'na "ilk ve en önemli özelliği" sayın Başbakan'ın arkadaşı olan bir zat geldiğinde, iki taraflı işler futbol denilen testere...
Futbolun nemaları nasıl Hükümet'inse; her günah, her hata ya Başbakan'a ya Hükümet'e ya partiye yazılacaktır bundan böyle.
Tribünlerde "siyasete maç, maça siyaset" gibi bakanlar da vardır.
Ve o tribünler verilmeyen bir penaltının faturasını Başbakan'a çıkartmaya bayılacaktır emin olun.
Doğan Federasyonu'nun kurulmasından pişman olacaklar listesi Hasan Bey ve yakın arkadaşlarıyla başlarsa şaşırmayın.
Futbolun özgün dinamiklerini hiç yabana atmayın.
O pişmanlar listede bir tek saygıdeğer kulüp yöneticilerimiz olmayacaktır. Çünkü bir işten pişman olmak için o işi kendi irade ve isteğinle yapmış olmak lazımdır.
Onların yaptığı "iktidarla işbirliği"dir.
Fenerbahçe Sevilla'yı geçer!Gençlerbirliği Oftaş maçından sonra, Fenerbahçe'nin Sevilla'yı eleyip tur atlayacağına emin oldum!..
Kezman "döndü" diye değil.
Maldonado "uydu" diye hiç değil.
Aurellio'nun hücuma katılması da etkilemedi fikrimi, Zico'nun iddiası "Yaratıcı bir takım olduk" lafı da...
Sadece Manolo Jimenez...
Sevilla teknik direktörü hediye edecek turu Fenerbahçe'ye!
* * *
Neden mi?
Adamın sinirleri zayıf.
Kendini kontrol edemiyor.
Haybeden penaltı görünce basıyor kahkahayı.
Sırıtma falan da değil; katılıyor adeta.
"Gevşek" deriz biz bu tür adamlara
Hocası "gevşek"se varın siz düşünün Sevilla'yı...
* * *
Ağzı kulaklarındayken ne düşündü acaba?
Yoksa komplocu mu o da?
Belki bizim Federasyon hikayemizi izliyor.
Ve "aha" diyor, "Haluk Ulusoy'u gönderdiler, Hasan Doğan'ı getirdiler, penaltılar başladı"
"Hay Allah müstehakınızı versinÖHah hah haaa"...
Medyamızı takip ediyorsa doğaldır.
Şayet Fenerbahçe'ye 21 hafta penaltı verilmemesi Federasyon'a bağlanıyorsa, bu haftaki haybeden penaltıyı değişen Federasyon yapısına bağlamak ve kahkahalardan yerlere yatmak, düz mantıkla yıpranan sinirlerin yüz kaslarında patlamasıdır.
Bu mantığın sahipleri ise aptaldır.
Jimenez inandıysa, o da...
* * *
Belki de penaltılar sinirini bozuyor Sevilla teknik direktörünün...
Futbolun "derin" analizlerine meraklı arkadaşlar, bunu değerlendirmeyi düşünün:
"İş penaltılara kalırsa Jimenez kasıklarını tutarak kendini yere atabilir ve Fenerbahçe'ye şans doğabilir"!..
* * *
İster misiniz penaltı verildiğinde bir fıkra hatırlamış olsun Jimenez?
Öyleyse maça konsantre olamıyor, doğru dürüst izleyemiyor demektir ki, işimiz iş.
"Yahu bu ne biçim ülke, bu ne biçim futbol" diye gülmüşse, bizi küçümsüyor demektir...
Biraz rezil oluyoruz ama bu da çok işimize gelir.
Şans Fenerbahçe'nindir.
Jimenez Sevilla'nın başındayken kaybetmemiz çok zor!
eguven@milliyet.com.tr

Cafe