PEN'de sular durulmuyor
PEN Genel Kurulu'nda Duygu Asena Ödülü'nün kaldırılmasını öneren üyenin kendisi olduğunu açıklayan şair Gülseli İnal, ödülün kaldırılma kararının süreceğini açıkladı. İnal, "Geri adım atan PEN değil, baskıya dayanamayan PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel'dir" dedi
Filiz Aygündüz
Uluslararası PEN Türkiye Merkezi'nde sular durulmuyor. Merkezin ilkini geçen yıl İpek Çalışlar'a verdiği Duygu Asena Ödülü'nün, 6 Mayıs 2007 günü toplanan PEN Genel Kurulu'nda kaldırılmasını öneren üyenin Gülseli İnal olduğu ortaya çıktı.
Duygu Asena Ödülü, "Doğan Kitap'ın da Asena adına bir ödül düzenlemesi ve PEN'in önceliği kurucuları Halide Edip'e tanımak istemesi" gerekçesiyle kaldırıldı. Haber ilk olarak 5 Şubat 2008'de Milliyet gazetesinde yayımlandı. 6 Şubat 2008 tarihli Milliyet'te, Amargi Kadın Kooperatifi kurucusu Pınar Selek, Duygu Asena Ödülü'ne sahip çıktıklarını açıkladı.
Milliyet'in büyük ses getiren haberi yazılı ve görsel basında devam ettirildi.
'İki ödülü de verelim'
Bu gelişmeleri takiben 9 Şubat 2008 günkü Milliyet'te, PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel'in 7 Şubat 2008'de tüm PEN üyelerine gönderdiği e-mail "PEN'den Duygu'sal dönüş" başlığıyla yayımlandı.Üyelerine gönderdiği e-posta'da Duygu Asena için "Özellikle kadın hakları bağlamında PEN'e emek vermiş ve ülkemizde sembol olmuş bir değerimiz" ifadesini kullanan Günersel, "Hem Duygu Asena'ya olan saygımızın ifadesi hem de istenmeden yaratılan bu üzücü durumun ortadan kalkması için, 2007 yılında verilen Duygu Asena Ödülü'nün 2008 yılında da verilmesi önerisi ile Yönetim Kurulu'muzu toplantıya davet ediyorum" dedi.
Günersel, 2009 Genel Kurulu'na hem Halide Edip Adıvar Roman Ödülü'nü hem de Duygu Asena Ödülü'nü önermekten ve böylece her iki ödülün de kurumsallaştırılmasından yana olduğunu da söz konusu metinde belirtti.
PEN Yönetim Kurulu'nun toplanıp başkanın önerilerini tartışarak sonuca bağlaması beklenirken, önceki gün PEN üyesi ve Yayın Kurulu Başkanı şair Gülseli İnal da Milliyet'e bir açıklama yaptı. 6 Mayıs 2007 günü PEN Genel Kurulu'nda Duygu Asena Ödülü'nün çok gereksiz olduğunu, bunun yerine kültürel mirasımızın yetkin edebiyatçıları adına bir ödül konulabileceğini konuşmasında dile getirdiğini, dolayısıyla bu ödülün kaldırılmasını öneren üyenin kendisi olduğunu söyleyen İnal, şunları kaydetti:
"Adı Yok"tan "Adı Var"a
"Unutulan değerlere artık gereksinim vardı ve gerçek ikonların gündeme taşınması gerekiyordu. Toplum hedefsizlikten, çarpıtılmışlıktan, aldatılmaktan yorulmuştu. Sonuç olarak önerim PEN Yönetim Kurulu tarafından oybirliğiyle kabul edildi ve biz Halide Edip Adıvar Uluslararası Ödülü'nü oluşturmaya başladık. Yani kısaca 'Adı Yok'tan 'Adı Var'a geçtik. Bu geçiş ne bir ölüye saygısızlık, ne de kadın haklarına karşı bir tutumdur. Ülkemizde kadın haklarını sadece Duygu Asena temsil etmiyor."Karar sürecek
"1981'den itibaren başlayan feminist toplantılar, sempozyumlar, eylemler, yürüyüşler ve protestoların hiçbirine katılmayan; feminist hareketten hiç kimseyle tanışma gereğini duymayan pembe bir kadın hakları savunucusunun adına şimdi bir de ödüller mi vereceğiz?" diyen İnal, Duygu Asena Ödülü'nün kaldırılması konusunda 6 Mayıs 2007'de alınan kararın süreceğini ifade etti. İnal, PEN Türkiye Merkezi Yönetim Kurulu üyelerinin büyük çoğunluğuyla görüştüğünü, söz konusu üyelerin Günersel'in 'ödülün devamlılığı' için yaptığı toplantı davetine sıcak bakmadıklarını vurguladı.
Günersel'in yaptığı davetin PEN'i değil kendisini bağladığını vurgulayan İnal, "Tarık Günersel, üzerindeki baskılara dayanamadı. Bu durumda geri adım atan PEN değil Tarık Günersel'dir" dedi.
'Ahbap çavuş ödülü'
Duygu Asena Ödülü'nün eski PEN Başkanı Vecdi Sayar döneminde tutanaklara geçmediğini, tamamen bir ahbap çavuş ilişkisi içinde düzenlendiğini belirten İnal, Doğan Kitap'ın Asena adına vereceği ödülün yeterli olduğunun da altını çizdi.
İnal, PEN'in içinde herhangi bir sorun ve görüş ayrılığı olmadığını vurgulayarak, "Tarık Günersel, baskı altında kaldı ve krizi doğru yönetemedi" dedi. İnal sözlerini, "Biz, şimdi uluslararası ödülleri yapılandırmaya çalışıyoruz" diyerek noktaladı.

Cafe