
|
|
|
 |
|
|
Türban AKP’nin seçim kozu
Satır Arası / Deniz Sipahi
En baştan beri söylüyorum. 3 Kasım 2002 seçimlerinde merkez sağ çökünce, sosyal demokratlar da ciddi bir alternatif yaratamayınca AKP yeni dönemin en büyük partisi oldu.
Ben bunu büyük bir koalisyon olarak tanımlıyorum.
Yani tavanda siyasetçilerin yapamadığını vatandaşlar sandıkta yaparak AKP’yi iktidara taşıdı.
Milli görüş çizgisinden gelip ancak sonradan Necmettin Erbakan ile yollarını ayrılan bu ekip, ''yeni'' olmanın, ''alternatifsiz'' olmanın avantajlarını çok iyi kullandılar.
Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik krizini yaşamış halkın koalisyona ortak partileri cezalandıracağı gün gibi açıktı. Erken genel seçim bu süreci hızlandıran unsur oldu.
AKP’nin tek başına iktidar olması, daha da önemlisi dünyadaki ekonomik trendlerin 2002’den başlamak üzere bugünlere gelinceye kadar hep yükselişte olması, büyümenin zirve yapması AKP’nin lehine esen rüzgarlar oldu.
Petrol fiyatlarının 20 dolarlardan 100 dolarlara gelmesi; Çin, Hindistan gibi ülkelerin yüzde 10’ların üzerinde büyümesi, ABD’nin güçlü görünüm vermesi, Avrupa Birliği’nin bu gelişmelere ayak uydurması Türkiye’ye yaradı.
Türk lirasının değer kazanması giderek borçlanan ülkenin sorunlarını ertelemesine neden oldu.
Kısacası...
Türkiye büyüdü ama dünya çok daha fazla büyüdü. Bu bile AKP’yi başarılı ilan edilmesine yardımcı oldu.
Şimdi hesaplar tersine dönmeye başladı.
İyi gelişmeleri ''kendi hanesine'', dalgalanmaları dünya piyasalarındaki gelişmelere bağlayan AKP hükümetinin yaklaşan yerel seçimlere farklı bir gündemle girmesi gerekiyor.
* * *
Bir ayrıntı daha...
Kurulduğundan altı ay sonra iktidara gelmiş bir başka parti dünyada yoktur. AKP, Refah Partisi geleneğinden gelen bir parti olarak bölünme sırasında belediyeleri transfer ederek teşkilatlanma sürecini hızlandırmıştı. Daha doğrusu genel siyaseti belediyelerle finanse etmenin ne kadar önemli olduğunu bilen AKP yöneticileri, 2009 Mart seçimlerine farklı bakıyorlar.
Türban konusunun bu kadar tırmandırılması da tesadüfi değildir.
AKP’lilerin çoğunluğu Anayasa Mahkemesi’nin yasayı iptal etmesini tercih ederler. Çünkü bu süreç işlerine çok daha fazla yarayacaktır.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay’ın ağzından kaçırdığı ''Hasadı da toplarız...'' sözünün arkasında bu yatmaktadır.
MHP de türban meselesine girerek, siyasi bir rant kapmanın peşindedir.
Çünkü MHP yöneticileri de 2009 yerel seçimlerinin Türkiye’nin siyasi hayatında bir kırılma noktası olduğunu çok iyi görüyorlar.
* * *
Türkiye’de büyük bir kesim gelişmelerden rahatsızken; politikacılar hala geçmişin o siyasi çekişmelerinin ve iktidar hesaplarının içinde boğulmaktadır.
Bu ülkeye yazık olmaktadır.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|