Gülseli İnal, kadınların 'Duygu'larına dokundu!
Bir kriz haline gelen PEN'in Duygu Asena Ödülü'nü kaldırması başka bir mecraya taşındı. Gülseli İnal'ın Asena hakkındaki sözlerine kadın örgütleri ateş püskürdü
Filiz Aygündüz
PEN'de yaşanan Duygu Asena Ödülü krizine, feminist kadın örgütleri de dahil oldu. Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel'in yönetim kurulunu ödülün devamlılığını görüşmek üzere toplantıya davet etmesinin ardından konuşan PEN Yayın Kurulu Başkanı şair Gülseli İnal'ın şu sözleri dün Milliyet'te yayımlandı: "1981'den itibaren başlayan feminist toplantılar ve protestoların hiçbirine katılmayan, feminist hareketten hiç kimseyle tanışma gereğini duymayan pembe bir kadın hakları savunucusunun adına şimdi bir de ödüller mi vereceğiz!"
Başkan Günersel ise İnal'ın verdiği demecin ardından şunları söyledi: "Kurumiçi iletişimin yerini medya aracılığıyla sonuca varma çabası almamalı. Her üye görüşünü belirtebilir, ama empoze etmeye çalışmamalı. Kurucu üyelerimizin seviyesine layık olmaya özen göstermeliyiz." Ödülün kurumsallaşması yönünde vereceği teklifte kararlı olduğunu belirten Günersel, 1 Mart'taki toplantıda konunun karara bağlanacağını ifade etti.
Günseli İnal'ın açıklamasına ise kadın örgütleri ateş püskürdü.
KA-DER (Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği)
Duygu Asena, feminizmi ülke gündemine sokmayı ve topluma anlatmayı başaran en önemli isimlerden biridir. Yazıları ve fikirleriyle geniş kitleleri etkilemiş, erkek egemen zihniyetin sorgulanmasını sağlamıştır. KA-DER olarak Duygu Asena Ödülü'nün kaldırılmasını kınıyor, PEN Yayın Kurulu Başkanı Gülseli İnal'ın "pembe kadın hareketi savunucusu" tanımlamasını asla kabul etmiyoruz. Duygu Asena Ödülü'nün sürdürülmesi için üzerimize düşeni yerine getireceğimizi duyuruyoruz.
MELEK GÜNDOĞAN (Kadınlarla Dayanışma Vakfı)
PEN'in ödülü kaldırması durumda sormak lazım: 'kadının insan hakları ve kadın erkek eşitliği" temasında ödül verme gereği mi ortadan kalkmıştır? Başkan Günersel'in "özellikle kadın hakları bağlamında PEN'e emek vermiş ve ülkemizde sembol olmuş bir değerimiz" ifadesi ne zaman ve neden değişti? Sayın İnal yaptığı açıklamayla Duygu Asena'yı tanımadığını ifade etmektedir aslında; ona Türkiye'de feminist hareketin gelişimini doğru ve iyi takip etmesini öneriyoruz. PEN, ödülü vermekten vazgeçerse diğer feminist kadın örgütleriyle birlikte, ödüle sahip çıkarız.
NİLGÜN YURDALAN (Bağımsız feminist)
Gülseli İnal'ın açıklamalarını okuyunca aklımdan ilk geçen, kadının kadına ettiği oldu. Asena, hem söyledikleriyle hem yapıp-ettikleriyle kadın özgürlüğünden anladığı ve anlattığı gibi yaşadı. Üzücü olan başka bir şey ise, bir kadın olarak İnal'ın feminizme emek veren kadınların emeğini 'pembe' ya da 'yetkin' ya da 'ikon' şeklinde ayrımcılığa tabi tutmasıdır. PEN'in ödülü kaldırma kararını geri alması ve İnal'ın sözleriyle ilgili düzeltme yapması, biz kadınlar açısından önemlidir.
PINAR SELEK (AMARGİ Kadın Kooperatifi Kurucusu)
Duygu Asena'nın feministliğini, kadın hareketine katkısını ve bir gazeteci-yazar olarak niteliğini yeniden tartışmaya açmayı ayıp sayıyorum; şair Gülseli İnal'ın bu yöndeki sözlerini ciddiye bile almıyorum. Söyledikleri Gülseli İnal'ın kişisel fikridir. Ben PEN Yönetim Kurulu'nun vereceği kararı bekliyorum. Duygu Asena Ödülü devam edecektir. PEN ile ya da PEN'siz.
LİZ ERÇEVİK AMADO (Kadının İnsan Hakları Yeni Çözümler Derneği Koordinatörü)
Kadın hakları konusunda çalışan herkes, Asena'nın kadın örgütleriyle dirsek temasında olduğunu bilir. Asena'nın, yazıları ve kitaplarıyla yaptığı çok önemli bir açılım ve çıkış noktası oldu. Protestoların ve eylemlerin içinde yer almadığı da doğru değil. Hastayken bile TCK kadın platformuna destek vermişti. Amargi'nin PEN devam kararı almazsa ödülü sahiplenme kararını destekliyoruz. Ama bizlerin arzusu, PEN gibi bir kurumun kadın hakları alanında verilen bir ödülü gereksiz göstermek yerine ona sahip çıkması...
NURPERİ SANCAK (MORÇATI)
Asena'nın feminist hareketin tarihinde önemli bir yeri var. Ta 1987'de Ayrımcılığa Karşı Kadın Derneği'ne bütün mütevazılığı ile geldiğini, programlarımızla yakından ilgilendiğini hatırlarım. Hem ilişkileri, hem de yazdıkları ile kadınlara dayanışma, cesaret, güven aşıladı. Ödülün, üstelik de anlaşılmaz gerekçelerle kaldırılmaya çalışılması; ona, kadın hareketine, okurlarına saygısızlık.
PROF. DR. ŞİRİN TEKELİ (Kadın Eserleri Kütüphanesi ve KA-DER kurucularından)
Duygu Asena, Türkiye'de "yeni feminist hareket" ilk toplantılarını yapmaya başlamadan önce, kadınlardan yana, yani geniş anlamda feminist bir dergi olan Kadınca'yı yayımlıyordu. Sonradan feminist hareketin ortaya attığı tezleri yakından izledi, çoğunu benimsedi ve feminist tahlillere dergisinde geniş yer verdi. Yazdığı feminist içerikli roman "Kadının Adı Yok", yüz binlerce kadını kendi hayatına yeni bir gözlükle bakmaya davet etti. Anısını anti-feministlerin saldırısından korumak bütün feministlerin görevidir.

Cafe