
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Gel de inan
Takiye onlarda. Hiç yoktan sorun çıkarıp gerilim yarattıktan sonra mağduru oynamak onlarda.
Sıkışınca uzlaşma sözü verip sonra sırt çevirme onlarda.
Şimdi bir kez daha gerçeği saptırarak gerilim yaratıp yerel seçimler öncesi yine mağduru oynamanın ortamını hazırlamaya bakıyorlar.
Sorunun adı "başörtüsü yasağı" olup çıktı. Başörtüsü aşağı, başörtüsü yukarı. Görüp bilmeyen sanır ki, ülkenin her yanında başını örtmek yasak. Türkiye'yi görmeyen ya da görmezden gelen yabancılar bunlara dayanarak, insan hakları ve özgürlük dersi ver- meye kalkıyor. Hiçe sayılan onca insan hakkı ve özgürlük ise güme gidiyor.
Aslında sorun, siyasal ve dinsel simge olarak kullanılan ithal malı türbandan kaynaklanıyor. Bunu da üniversitelerin çoğu kendi içlerinde sağduyu ve uzlaşıyla büyük ölçüde çözmüş durumdaydı. Konu halkın gündeminde dokuzuncu sıraya inmiş, üniversiteli kızlar arasında yüzde bir kertesine düşmüştü. Sömüre geldikleri bir konunun ayaklarının altından gitmekte olduğunu görenler "Velev kiiii" diyerek bombanın pimini çekti. Olası hasattan oy devşirmeyi umanlar da bu cenge omuz verince, ülkeyi karpuz gibi ikiye böldüler.
Amerika geçen hafta değindiğimiz "laboratuvar çalışmaları" ile Afganistan'da başka, Irak'ta başka yöntemlerle halkı birbirine düşürüp Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) gemisini yürütüyor. Şimdi "Ilımlı İslam Devleti" modeliyle (türban onun aracı) sıra Türkiye'de. Üstelik kaleyi içten fethedince işleri kolaylaşmış görünüyor.
Bakalım, evdeki hesap çarşıya uyacak mı?
Bir kitap
Osman Ulagay'ın 12. kitabı "AKP Gerçeği ve Laik Darbe Fiyaskosu" adıyla yayımlandı. (Doğan Kitap, Şubat 2008)
Ekonomi ve siyasal bilim dallarında yükseköğrenim görmüş Osman Ulagay'ı biz bağımsız beyniyle bilgi ve birikimlerini aktaran, sağduyulu, güvenilir bir gazeteci ve yazar olarak tanımış ve güvenle izlemişizdir. Son kitabı da Ulagay'ın bu özelliklerinin bir ürünü.
AKP gerçeğini ve bunun yansımalarını, toz duman içinde yaşadığımız gürültülü ve endişeli ortamın dışında değerlendirip düşünebilmek, tartışabilmek için Ulagay'ın kitabını dikkatle okumak gerekiyor.
Bir şiir
Dizelerimiz Tolga Suna'nın Uçurtma'sından (İnsancıl'ın şubat sayısı):
"hey sen/ kızıl saçlarını bayrak gibi dalgalandıran kadın // bakma öyle rüzgar eserken/ gözlerim dolar hemen/ ama gözlerim dolduğunda/ parmağını da uzatır mısın/ senin boyun uzun kızıl bayan/ uçurtmam takıldığında/ büyük bulutun küçük ucuna/ uzanıp alır mısın"
nailgureli@milliyet.com.tr

Cafe