
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Ya tuz kokmuşsa!
ET kokmasın diye neler yapılır? Tuzlanır! Ya tuz kokarsa!
Tuzu da mı tuzlayacaksınız!
Çaresizlik bundan daha iyi anlatılamaz.
Geçenlerde Davutpaşa'da patlama oldu, 20'den fazla insan öldü, bina kaçak, patlayıcı madde bulunduran imalathane kaçak, çalışan işçiler kaçak...
İşte tuzun koktuğu yer burasıdır.
Sadece burası değil, binlerce yer vardır, hepsinde de tuzlar kokuşmuştur.
Tuz başka nasıl kokar?
* * *
NE diyordu sayın yetkili?
''Hep beraber yanlışlık yapılmış, kaçak binadan kaçak imalata, ruhsatsız çalışmaya kadar bir dizi hatalarla gelinmiş.''
Kim yapıyor bu eşsiz tespiti:
İstanbul Valisi Muammer Güler:
Sayın Vali'ye sormak gerekmez mi?
''Sizin bu şehirdeki göreviniz nedir?''
* * *
YALNIZ haksızlık yapmayalım, yarın Allah korusun, benzer bir facia olsa, altından hep bunlar çıkacaktır.
Çünkü düzen böyle kurulmuştur.
Valinin gücü bunu değiştirmeye yetmez, gücü olsa da değiştiremez.
Diyelim Vali, yarın bu gibi işyerlerini denetledi, kimin ruhsatı yoksa, kim kaçak işçi çalıştırıyorsa hepsini tek tek kapadı.
O kapanan işyerindeki işçilerin ekmeğini kim verecek?
İlk sorun bu, arkada daha nice sorunlar, sırada ilçe başkanından bakana kadar uzanan ''hamili kart'' zinciri...
* * *
BUNDAN yirmi otuz sene önce, bazı solcu arkadaşlar fabrikaları, içkili lokantaları, barları, eğlence yerlerini bir gecede kapatmayı kafalarına koymuşlardı...
Buraların kapılarını bir gecede mühürlemek mümkündü, sonra ne olacaktı?
Oralarda çalışan aşçı yamağından şef garsona binlerce kişinin ve ailelerinin hali ne olacaktı?
''Hiç onu düşünmedik!'' deyip tornistan ettiler.
* * *
DAVUTPAŞA patlamasında İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş vatandaşları göreve davet etti:
''Bu gibi yolsuzlukları görenler ihbar etsin!''
Ederse ne olacak?
Bakın tarih âlimimiz İlber Ortaylı, tapudaki rüşvetin gerekçesini hemen buyurdu, ''Buna bahşiş denir, hukuki değil, ahlakidir'' diye fetvasını verdi.
Hem ihbar ettiğiniz adam, ertesi gece elinde silah kapınıza dayanırsa ne olacak, sizi kim koruyacak?
* * *
BIRAKIN ihbarı mihbarı, Beyoğlu'nun göbeğinde kaçak dikilen onar katlı binalar için ''Gözden kaçmışlar!'' diye savunanları ihbar etsen ne olur, etmesen ne olur?
Hani Orhan Veli'nin bir şiiri vardır:
''Gemlik'e doğru denizi göreceksin
Sakın şaşırma'' der.
Siz de bir sabah Taksim anıtının önünde on katlı bir apartman görürseniz sakın şaşırmayın.
Gemlik'e doğru denizi görenlerin şaşırmadığı gibi...
Lamartin Caddesi ile Taksim anıtının arası 500 metre yoktur, iyice yaklaşmışlar.
h.pulur@milliyet.com.tr

Cafe