İSGİAD: İş güvenliği kağıt üzerinde var, uygulama yok
İş Güvenliği İş Adamları Derneği (İSGİAD)
Başkanı Erdoğan Evran, iş güvenliğiyle ilgili yasal düzenlemelerin varlığına karşılık, uygulama olmadığını kaydetti.
İş güvenliği ile ilgili olarak dernek tarafından düzenlenen basın toplantısında konuşan Evran, Türkiye’de üretimde büyük fabrikaların oranının yüzde 7 civarında olduğunu, yüzde 93’ünün de KOBİ’lerden oluştuğunu söyledi.
AB ile uyum gereği 2005 yılında iş güvenliği ile ilgili 25 tebliğ ve 25 yönetmelik hazırlanarak yürürlüğe girdiğini anımsatan Evran, "Türkiye’de iş güvenliği ile ilgili gerekli yasal düzenlemeler var ama uygulama yok. Denetim ancak yüzde 20’ler civarında. Yabancı ortaklı büyük iş yerlerinde kazalara pek rastlanmıyor. Asıl sorun yüzde 93 oranındaki KOBİ’ler" diye konuştu.
Evran, iş güvenliğinin sağlanmasında esas olan kişisel koruyucu donanım konusunda da pek çok iş yerinin bilinçsiz olduğunu hangi durumda ne tür koruyucu elbise, eldiven veya maske kullanılmasının bilinmediğini vurguladı.
İş güvenliği ile ilgili Türkiye’de eğitim veren 3-4 tane meslek yüksek okulu bulunduğuna dikkat çeken Evran, iş güvenliğinin meslek okullarına mecburi ders olarak konması ve İş Güvenliği Mühendisliği fakülteleri açılması halinde en son Zeytinburnu’nda yaşanan patlama gibi olayların en aza ineceğini kaydetti.
"SANAYİ TERÖRÜ"
Derneğin konuyla ilgili basın açıklamasını okuyan İSGİAD Yönetim Kurulu Üyesi Bekir Erkuş da işverenlerin iş güvenliğinden birinci derecede sorumlu olduklarını belirtti.
Erkuş, işverenlerin ilave yük getirdiği için iş güvenliği konusuna pek yaklaşmamaya çalıştıklarını savunarak, "Önlemenin ödemekten ucuz olduğunu" kaydetti.
50’den fazla kişinin çalıştığı iş yerlerinde en az 1 iş yeri hekimi, 1
iş güvenliği uzmanı ve iş güvenliği kurulunun yasal olarak bulundurulması gerektiğine işaret eden Erkuş, çalışanların işe alımda ve çalıştığı süre boyunca da sürekli eğitim verilmesi gerektiğini anlattı. Erkuş, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki en önemli risklerden birisi olan patlayıcı ortamlar konusunun dünyada olduğu gibi Türkiye’de de özgün biçimde ele alınması gerektiğine dikkat çekerek, "Bizler Zeytinburnu’ndaki kazayı sanayi terörü olarak adlandırıyoruz. Sanayi terörünün önüne de ancak iş güvenliği bilincinin yerleşmesi ve alınacak kalıcı basit çözümlerle geçilecektir" diye konuştu. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ortaya çıkan maddi manevi kayıpların gelişmekte olan ülkelerin kalkınmalarının önünde engel olduğunu dile getiren Erkuş, "Ülkemizde en iyimser yaklaşımla, iş kazaları ve meslek hastalıklarının toplam maliyeti yılda 4 milyar YTL olarak tahmin edilebilir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ortaya çıkan maddi ve manevi kayıplar, ülke ekonomisi açısından fevkalade önemli boyutlara ulaşmaktadır" dedi.
Tuzla da davutpaşa da olanlar gösteriyor ki ülkemizde bırakın iş güvenliğini çalışmayan insanların bile güvenliği yok
tedbir alması gerekenler nerede? onlar da yok.
[16:29 - seyyitbilal] yazarın tüm yorumları