
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Suikastın cezası
Danıştay saldırısının faili avukat Alparslan Arslan mahkeme sonunda iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Türban yasağıyla ilgili kararları nedeniyle Danıştay 2. Dairesi üyelerini topluca öldürmeye çalışan Arslan'ın, 17 Mayıs 2006'da gerçekleştirdiği eylemde Mustafa Yücel Özbilgin yaşamından olmuştu.
Suikastı gerçekleştiren kişi, öldürmeye teşebbüs ettiği diğer üyelerle ilgili 68 yıl 9 ay ceza aldı; Alparslan Aslan ömür boyu cezaevinde yatacak. Öteki sanıklar Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu da müebbet hapis cezası aldılar. Bu kişiler de infaz yasasına göre 30'ar yıl cezaevinde kalacaklar.
Mesleği avukat olan birisinin, "adalet, vicdan, insanlık" gibi duyguları bir kenara iterek görev başındaki yargıçların yaşamlarına kasteden bir tetikçiye dönüşmesi karşısında mahkeme, bu "suç"un karşılığı olan "ceza"yı vermekte tereddüt etmedi.
Alparslan Arslan, karardan önce "şeriat" istemiş!
Babası İdris Arslan da, mahkeme kapısında "Yüreğine kurban olduğum aslan oğlum, merak etme, ezan sönmez, bayrak inmez, vatan bölünmez. Gün doğmadan neler doğar. Yüce Allah, Yusuf'u zindandan alıp Mısır'ın başına sultan yapmıştı!" diye konuşmuş.
Masum insanları hedef alan saldırının kurbanı ailelerin çektiği acı ve ıstırabın "utancı"nı duymak ve "özür dilemek" yerine kan döken oğluna methiyeler düzen İdris Arslan'ın tutumu dikkat çekicidir.
Hrant Dink cinayetinde de, tetikçi O.S'yi azmettiren Erhan Tuncel'in Rakel Dink için son duruşmada söylediği, "Başımıza azize kesildi" sözleri medyaya yansıdı.
Dinsel bir retorikle cinayetleri aklama uğraşları dehşet vericidir!
Kamu vicdanı açısından bir başka hüzün verici nokta da, bu suikastların siyasi "arka planı"nın dava sürecince ortaya çıkarılamayışıdır.
Uğur Mumcu davasında da böyle oldu.
Bombalı saldırının ardındaki "örgütlenme" karanlıkta kaldı.
Danıştay baskınında ise Cumhuriyet gazetesine atılan bombalarla Ümraniye'de ele geçirilen patlayıcıların aynı nitelikte olması ve "Ergenekon çetesi" ile Alparslan Arslan arasında fotoğraflara dek yansıyan ilişkiler gözlenmesine karşın kuşku verici bağlantıların üzerine yeterince gidilmeden mahkeme kararını verdi.
Dink davasında Trabzon'daki çetenin "büyük abi"si Erhan Tuncel mahkemede "susma hakkı"nı kullanırken, yazılı ifadesinde "istihbaratçı" olduğunu öne sürerek kendisini koruyacak çevrelere mesaj gönderiyor.
Bakalım, "Ergenekon"dan ne çıkacak?!
Kuzey Irak'taki "çuval" olayına kadar iz sürenler var!
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe