CDU'dan keskin dönüş
Asimilasyon açıklamaları nedeniyle Almanya'da ağır eleştiriler alan Erdoğan'a CDU'lu İçişleri Bakanı Schaeuble övgü yağdırdı. CDU'lular bir hafta boyunca Erdoğan'ı eleştiri bombardımanına tutmuştu
BERLİN AA
Asimilasyon açıklamaları nedeniyle özellikle Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) tarafından ağır eleştirilere maruz kalan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yine bir CDU'lu olan Federal İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble'den övgü yağdı.
Süddeutsche Zeitung gazetesine açıklama yapan Schaeuble, partililerin bir haftalık eleştirisinin aksine, Erdoğan'ın "özgürlükçü demokrasinin temel düzenine tümüyle inandığı"nı söyledi. Schaeuble, Süddeutsche Zeitung gazetesinde, "Erdoğan bize karşı çalışmıyor" başlığıyla yayımlanan röportajında, "Sizin için Erdoğan bir İslamcı mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:
'Bize yönelik değil'
"Geçmiş yıllarda bu yönde bir şüphe vardı. Benim intibam, onun, özgürlükçü demokrasinin temel düzenine tümüyle inandığı yönünde. Kız öğrenciler için başörtü yasağının kaldırılmasıyla ilgili tartışmalara bir bakın. Ben kendisine bunun Almanya'da bir sorun olmadığını söyledim. Önemli olan öğretmenlerin başörtüsüyle gelmemesi. Türkiye de aynen böyle bir karar aldı. Bu anlamda, 'İslamcı' sözcüğünün de yanlış yerde kullanıldığına inanıyorum. O inançlı bir Müslüman ve buna büyük saygı duyuyorum... Erdoğan, modernleşme yolunda çok başarılı."Erdoğan'ın "Asimilasyon insanlık suçudur" şeklindeki sözleriyle ilgili soru üzerine de Schaeuble, "Almanca manasıyla Erdoğan sadece, 'zorunlu asimilasyon' ifadesini kullansaydı bunun bir anlamı olurdu. Almanya'da gerçekten de böyle bir şey söz konusu değil. Bu nedenle, bu cümle bize yönelik değil ve bizi bu kadar öfkelendirmemeli" diye konuştu.
Schaeuble, "Önemli olan (Erdoğan'ın) Türk medyasının sorumsuzca yayınlarından dolayı, çelişkilere düşen vatandaşlarına Alman makamlarına güvenebileceklerini söylemesidir. Böylece gerginliğin azaltılmasına büyük katkı sağladı. Erdoğan'ın, Ludwigshafen kentinde insanları nasıl sakinleştirdiğini görmek lazım. Bu bizlere çok yardımcı oldu. Köln'de vatandaşlarına hitap etmek istemesi, demokrasimizin açıklığıyla bağdaşmaktadır. Bu beni sinirlendirmez" dedi.
Schaeuble, "Ludwigshafen'e Türk uzmanların gelmesine izin verdiniz. Türkiye'de bir Alman misyoner öldürüldüğünde siz neden kimseyi göndermediniz?" sorusu üzerine de, "Misyonerlere yönelik cinayetler bir Almana değil, Hıristiyanlara karşıydı. Bu yeteri kadar üzücü, ancak, biz dünyadaki Hıristiyanların koruyucu gücü değiliz" dedi.
Ne demişlerdi?
Birkaç gün öncesine kadar, Schauble'nin partisi CDU'nun kurmayları Erdoğan'ı adeta yaylım ateşine tutmuştu. CDU / CSU'nun Meclis Grubu Başkan Yardımcısı Wolfgang Bosbach, Türkiye'yi Almanya'nın içişlerine karışmakla suçlarken, Türk Hükümeti'nin Almanya'da iç politika yapmaması gerektiği uyarısında bulunmuştu. Bavyera Eyaleti'nin Avrupa Bakanı CSU'lu Markus Söder de, Erdoğan'ın, Almanya'da bir Türk partisi kurulmasının önünü açmayı hedeflediğini öne sürmüş, Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin durdurulmasını istemişti.
Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Uyum Bakanı CDU'lu Armin Laschet de Türkiye'nin Alevilere, Kürtlere ve Hıristiyanlara yönelik politikasının da "bir çeşit asimilasyon" olduğunu iddia etmişti.

Cafe