
Meral TAMER
İSKİ'nin paraya ihtiyacı var galiba!
10 gün kadar önce beni fevkalade hayrete düşüren bir su faturası geldi. Normalde 30 - 35 YTL'lik faturalara alışmışken, suya zam geldikten sonraki ilk fatura 185 YTL olarak karşıma çıktı.
Asistanım Özlem Ertem hemen itiraz başvurusunda bulundu; "Siz evde olmadığınız için sayacı okuyamamışlar, ortalama bir değer yazılmış" dediler. Oysa sayaç dışarıdaydı, okunması için bizim evde olmamız gerekmiyordu; zaten bundan önce de hep biz yokken okunuyordu. Kaldı ki 185 YTL de "ortalama değer" olamazdı.
Gidip okuduklarında yeni fatura 39 YTL'ye düşmüştü. Su faturaları 2 aylık geldiğine göre demek ki ben anında itiraz etmeyip de 185 YTL'yi ödeseydim, harcayacağım suyun 10 aylık bedelini peşin ödemiş olacaktım!
355 YTL de Büşra Hanım'a...
Aradan 24 saat geçmemişti ki Marmara Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Büşra Ersanlı aradı. Onun su faturasına ise, normal harcamasına ek olarak 355 YTL'lik bir "ödenmemiş borç" eklenmişti. Oysa Prof. Ersanlı su faturalarını hep düzenli öderdi.
Yine konuyu Özlem'e havale ettik. 355 YTL'lik borcun ödenmemiş su bedeli değil, 2 ailenin oturduğu ve tek sayaç kullandığı ev için 2. abonelik bedeli olduğu anlaşıldı.
Ersanlı'nın kendilerine haber verme gereği bile duyulmadan yapılan uygulamaya 3 noktada itirazı var:
1) Neden bunu yapmak için 22 yıl beklediler ve yerel seçimler öncesinde bu döneme denk getirdiler?
2) Neden faturaya abonelik bedeli yazılmıyor ve ben "Bu borç da nereden çıktı" diye oturup düşünmek zorunda bırakılıyorum? Onur kırıcı bir durum.
3) Neden devletle vatandaş arasındaki ilişkiyi beni ezerek, beni adam yerine koymadan, bana haber vermeden yürütüyorlar?
Kontörlü su kartı!
Aradan ancak 24 saat geçmişti ki, bu kez Funda Seyrek adlı okurumdan, Ersanlı'nın "yerel seçimler öncesinde İSKİ aracılığıyla para toplama" kuşkusunu doğrulayacak bir e - posta mesajı geldi:
"Bu akşam bilgim ve talebim dışında, su kullanımım kontörlü, kartlı sisteme çevrildi. İSKİ'nin bu sürpriz aksiyonu neticesinde büyük bir şok içinde sistemi öğrenmeye çalıştım.
İSKİ'nin sitesine girdiğimde, muhtıra gibi bir yazı buldum. Kapıma gelen görevliden sebep sorduğumda 'sayaç okuma için gelen elemandan ve fatura basımından tasarruf, peşin paraya ihtiyaç' gibi yanıtlar aldım. Tabii yanıtlar içinde kimse tüketici olarak beni dikkate almıyor.
Efendim sistem şu: Suyu kullanmak için her ay İSKİ'ye gidip kontör almam gerekiyor. Tıpkı AKBİL gibi. Hepimiz, her ay kontör kuyruğuna gireceğiz. Tabii her ay kuyrukta beklemek istemiyorsanız, İSKİ'nin cebine peşin para koymak istiyorsanız, önceden yüklü bir ödeme yapmanız mümkün. Diyelim kontörü yüklediniz karta, eve gelip cihazın yuvasına sokmanız gerekiyor. Sinyalı aldıysanız işlem tamam.
Benim kızgınlığım habersiz, tercihsiz ve seçeneksiz uygulamaya..."
İSKİ Uygulama ve Dokümantasyon Dairesi Şefi Metin Daştan, bir fatura döneminde 100 metreküpten fazla tüketim varsa, mekanik sayaçtan kontörlü kart sistemine geçtiklerini, bir yanlışlık varsa itiraz dilekçesiyle mekanik sayaca geri dönülebileceğini belirtti.
Bu 3 örnekte de İSKİ'nin abonelerini adam yerine koymadığı açık. Acilen taze paraya ihtiyacı var galiba...
Neden acaba?
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe