Trabzon'a teşvik
Bu koşullarda teknik, taktik hak getire. Kazanmanın yolu, karla kaplı zeminde rakibi hataya zorlamak, pozisyon bulursan golü yapmaktı.
Her iki takım da bunu denedi dün. Trabzonspor'un farkı, son vuruşlardaki becerisiydi. Oysa ilk yarıda ev sahibi takım daha çok pozisyona girmiş, ancak skoru bordo-mavili ekip üretmişti. Gökdeniz'in uzun pasında Krita topu seyredince Umut bu ikramı geri çevirmemişti. Üstelik rakibin yumuşak karnını tespit eden Trabzonspor'a maç boyu benzer denemeler yapma fırsatı doğmuştu.
İkinci golde Ayman'ı o mükemmel vuruşu yapmaya teşvik eden en önemli faktör de buydu.
Maçın ikinci yarısında saha koşulları daha da ağırlaştı. Top kontrolü zorlaştı. Pas hataları arttı. Ankaragücü fazla adamla rakip alanda görünse de, özellikle Gökhan'ın sağ kanattan taşıdığı toplar Jaba ve Bebbe'den önce Trabzonspor savunması tarafından uzaklaştırıldı.
Hayra alamet değil!
Maçın en çok tartışılacak pozisyonu kaleci Tolga'nın 74. dakikada Bebbe'yi ceza alanı içinde yere düşürdüğü andı. Sarı kartı bulunan Tolga'nın bu müdahalesini "nizami" bulan hakem Cüneyt Çakır, belki de maçın kaderini belirledi. Rakibin bir kişi eksik kalması, penaltının gole dönüşme olasılığı Ankaragücü'ne en azından bir beraberlik golü getirir miydi bilinmez ama, dünkü mücadelenin en formsuz isminin hakem olduğu kesindi.Trabzonspor son üç maçından üç puanla ayrıldı. Eksiklerine ve ilginç savunma kurgusuna karşın dün de kazanmayı bildi. Zaten önemli olan her türlü olumsuzluğa karşın bunu başarmaktı.
Ortaya çıkan tablo bordo- mavili taraftarların takımlarıyla barışması için iyi bir fırsat.
Futbolcular ve teknik heyet için büyük bir moral. Sadri Şener yönetimi adına önemli bir şans.
Ankaragücü'nde ise işler tek kelimeyle "berbat". Dokuz haftadır galibiyet yüzü göremeyen ve sürekli cepten yiyen başkent ekibini çok zorlu bir dönem bekliyor. Kısacası tehlike çanları daha yakından işitiliyor. Ve bu panik havası hayra alamet değil!
cersen@milliyet.com.tr

Cafe