Başlığa ne desek...
Konyaspor doğruyu son 20 dakikada bulabildi. Murat, Erman ve Theoue ile oyuna başlasaydı, Galatasaray'ın işi bu kadar kolay olmayabilirdiMaçtan önce, bir takım şeylere hakikaten iyi bakmak lazım.
Medeniyetler buluşmasında Türkiye var.
Çağ atlamada Türkiye var.
İleriye yapılan hamlelerde Türkiye var.
Ama bu çağda 7 bin metrekareyi temizleyemeyen yine bir Türkiye var.
Buna medeniyet de gerekmez. Bir örtü maçı pazar günü oynatmak için yeterliydi.
Bu işi bilen bir ekip sahayı temizlemek için yeterli, ama ite kaka bir zemin hazırlanıyor. Futbolcular sakatlık riskiyle başbaşa bırakılıyor. Futbolun güzel tarafı sahalardan kayboluyor ve de ortaya futbolcuların korner dahi atamadığı bir tablo çıkıyor.
Düşünebiliyor musunuz, futbolcu korner atacak alanı bulamıyor... Türkiye bu sorunu aşamazsa vay halimize...
Bu şartlarda başlayan oyunda bir tarafı gerçekten kutlamak lazım. Bu Galatasaray her türlü övgüyü hak ediyor. Haftalardır kazanamayan Konyaspor ise "Ben 1 puana dünden razıyım" diye bas bas bağırıyor. Çünkü sahaya sürdüğü kadro kendi işini ne kadar zorlaştırıyorsa, Galatasaray'ın işini o kadar kolaylaştırdı.
Konya doğruyu son 20 dakikada bulabildi. Halbuki Murat, Erman ve Theoue ile oyuna başlasaydı, Galatasaray'ın işi bu kadar kolay olmayabilirdi. Ama bu değişiklikleri yapıncaya kadar Konya'nın işi de bitmiş olabilirdi. Çünkü Hakan Şükür, Mehmet Topal ve Ayhan inanılmaz goller kaçırdılar.
Zirveyi hak ediyorlar
Maçı kaybetmeme düşüncesi, kaybetmeye mahkumdur. Bu apaçık ortadaydı ve Konya da bunu yaşadı. Galatasaray'da belki de sezonun en iyi Ümit Karan'ı vardı. Arda iki tane çok önemli top kaybına rağmen sahanın en akıllısıydı diyebilirim. Mehmet Topal ile Servet zaten çizgilerini hiç bozmuyorlar.Birkaç günlük aradan sonra liderlik koltuğunu geri alan Galatasaray'ın gerçekten hırsıyla, isteğiyle hak ederek oturduğu bir koltuk bu. Fakat bütün bu koşullar Galatasaray'ı ligin tepesine taşırken, perşembe için de müthiş zorlukları beraberinde getiriyor. Zaman çok kısıtlı. Maç ve seyahat yorgunluğu belki onlara pahalıya mal olacak. Uğur'un dışında Mehmet Topal da görev yapamazsa Galatasaray'ın işi daha da zorlaşacak.
Neticede medeniyet dediğimiz hadise Türkiye'deki statların yanından geçmeye başlarsa hem futbolcular boşu boşuna sakatlanmayacak hem futbolseverler daha kaliteli maç izleyecek hem de bunların arkasına kuşkular eklenmeyecek.
Sonuçta bir taraf hak etti, diğeri kaybetti. Yazımı her iki takım futbolcularının ortak hak ettikleri bir sözle bitireyim: Başlayan ve devam eden herkese helal olsun. Centilmenliğin, oynama, şartları değiştirme isteğinin ön planda olduğu bir maçtı. Bütün bunlar ders olsun. Bu sene de kar yağacak, önümüzdeki senelerde de kar yağmaya devam edecek. Ama inşallah bu rezilliklerin sonu da gelecek.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe