Buz ve yürek
Galatasaray yüksek tempoda oynamadı. Buzlu zeminde nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynadıGalatasaray'da herhalde Uğur'un sakatlığının verdiği üzüntü üç puanın önüne geçti. Böyle bir sahada futbol oynanırsa, olacağı budur. Belki de Avrupa Şampiyonası'na gitmeyi beklerken, neredeyse sezonu kapattı. Ve Uğur, Galatasaray'ın son sistem futbolunda en önemli anahtarlardan biriydi. Yani yazık oldu Uğur'a.
Bu sahada golü atan maçı alırdı. Öyle de oldu. Zaten forvet kalitesine baktığınız zaman bir yanda Hakan Şükür ve Ümit Karan bir yanda Sabin ile Veysel. Yani kalite ortadaydı. Hakan kaçırdı sonra Ümit attı. Bu golün öncesi, maçın en organize anıydı. Serkan ile başlayan atak Arda ve Hakan ile devam edip, Barış ve Ümit ile sona erdi. Belki biraz Batista yardım etti, ama bu pozisyonun hakkı goldü.
Konya hatalıydı
Galatasaray son haftalardaki gibi yüksek tempoda oynamadı. Buzlu zeminde nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynadı. Top tutmadı, kontrollü oynadı, ayağa pas yaptı ve hiç riske girmedi. Yani hatadan kaçındı Galatasaray. Konyaspor bu kadar dikkatli değildi. Nitekim golde de Batista'nın asistle sonuçlanan hatası bu gerçeği ortaya koydu. Kısacası hatayı Konyaspor yaptı ve maçı kaybetti.Galatasaray'da Mehmet Topal dizindeki ağrılara rağmen yine çok iyiydi. Ama sahanın yıldızı Ümit Karan'dı. Attığı goldeki ustalık ve 90+3'te kendini feda edercesine topun önüne yatması onu maçın yıldızı yaptı.
Sonuçta Galatasaray, macera içinde çıktığı Konya'daki bu sahada ligdeki en önemli puanlarını aldı. Hem de hakkıyla. Ama şu var ki, federasyon günümüz teknolojisinde bu tip havaları önceden tespit edip, önlemini ona göre alabilir. Yoksa bunun acısını sıcakta olduğu gibi yine futbolcular çeker.
h.ozer@milliyet.com.tr

Cafe