
Meral TAMER
Başbakanlar, laikliğe "kefil" olamaz
Bu kez şanslıyım. Cumartesi günü yazımı bitirip, trafiğe takılmadan gazeteden eve döndüm. Geçen pazar gününün aksine, bu pazar konuşma yapmak ya da TV programına katılmak gibi verilmiş sözlerim de yoktu... Karlar altındaki İstanbul'un eziyetini ve stresini değil, yıllar sonra ilk kez keyfini çıkarıyorum.
Bu ruh halindeyken içimi derinden burkan husus, evsiz-barksız yoksulların bu dondurucu soğuklarla nasıl baş edebildikleri. Aynı ölçüde olmasa da arabalarının içinde saatlerce mahsur kalanları, kar nedeniyle meydana gelen kazalarda ölen ve yaralananları TV'de tekrar-tekrar görmek keyif kaçırıcı. Ama acaba hepsi o kadar mı?
Kafamızdaki "acaba"lar
İtiraf etmeliyim ki, kartpostallara taş çıkartacak güzellikteki Levent'in ara sokaklarında, yer yer yüksekliği 20 santimi bulan karlar arasında yürüyüş yaparken bile kafamı kurcalayan bir konu daha var: Tek gündem maddesi haline gelen türban!
Yürüyüşe çıkmadan önce Prof. Dr. Beril Dedeoğlu, atv'deki canlı yayında Başbakan Erdoğan'a, toplumun belli bir kesiminin duyduğu endişeyi şu sözlerle dile getiriyordu:
"Çoğu kişi 'Yok canım, Türkiye'de öyle bir şey olmaz' dese de, meseleyi AKP ile ilişkilendirdiği noktada, bir dizi 'acaba' geliyor aklına. Ve endişelerinin yatışması için de bu 'acaba'ların yanıtını arıyor:
Tesettür oyununun sonu
Prof. Dedeoğlu'nun "acaba"larına ben de bir-iki ilave yapayım:
Kafamızdaki değişik "acaba"ları sıralarken, işi önceki gün e-postama düşen şu mesajdaki endişelere kadar vardıranların da gözden uzak tutulmaması gerek:
"Ben Lale Akarun, Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nde öğretim üyesiyim. Bazen kendimi bir bilgisayar oyununda yaşıyor sanıyorum. Sanki bir bilgisayar oyunu bu. Kadınları kapatma oyunu. Ana karakterler kadın. Tesettüre soktuğunuz her kadın için puan alıyorsunuz. Tüm kadınlar bittiğinde, bu aşama bitecek ve bir üst aşamaya geçilecek..."
Alışveriş merkezleri mi?
Hal böyleyken Başbakan Erdoğan'ın, atv'deki canlı yayında verdiği yanıtlar ibretliktir:
"Türkiye nereye gidiyor diye endişe duyanlar, İstanbul'da İstinye'ye kadar uzanıp, oradan Şişli'ye kadar gidip karşılarına çıkan alışveriş merkezlerinin sayısına baksınlar yeter!
Türkiye'nin nereye gittiği oralarda görülüyor! Bu "acabalar"ın hiçbir temeli yok. Laikliğin güvencesi benim. Bütün vatandaşlarım rahat olsun."
Laiklik, kişilerin kefaletinde olamaz. Kaldı ki AKP laikliğe kefilse, birçok inanç kendini tehdit altında görebilir. Alışveriş merkezlerinin, laik rejimin garantisi olduğu ise, Harvard'da tez konusu bile olabilir!
Başbakan'ın bu yanıtları, endişeleri sadece türban bağlamında değil, Türkiye'nin önümüzdeki sorunlu dönemde yönetimi konusunda da iyiden iyiye artırmıştır.
mtamer@milliyet.com.tr

Cafe