Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Şubat 2008 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
EXPO ve Asım Usta


Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Kendine ''miskin'' diyen Türkmen Kocası, bir ilâhisinin sonunu şöyle getirir: ''Behey Yunus sana söyleme derler/Ya ben öleyim mi söylemeyince?'' Teşbihte hata olmazmış; ''gel de yazma...'' diye iç geçirdiğimiz bir haftanın ardından, ufak tefek fikredelim istedim...
* * *
Takvimin yaprakları azaldıkça, EXPO koşusunun kilometreleri de tükeniyor. Delege dostlarımızı yine birkaç gün ağırladık Ege’de. İzmir’in orta yeri sinema değil belki ama, Hilton’da konakladıkları için tam karşısındaki mezbeleye (tabir caizse) don giydirmişler. Birkaç yerde daha varmış; ben görmedim, dostlar yetiştirdiler. Kim düşündüyse aklına sağlık. Mecburiyet neler yaptırıyor insana demek ki... ''Estetik bir kaçamak! Ama adı üstünde kaçamak.'' Gözden uzak olan, her zaman gönülden de uzak olamıyor. Sanki 20. kattan, odasının penceresinden aşağıdaki rezilliği görmeyecekmiş gibi... Haydi ondan da geçtim. Bu aslında ne demektir bilir misiniz? ''Onlar delege, kaderimiz iki dudaklarının arasında, bizim için önemli onlar, onları ciddiye alıyoruz...'' Ama aynı tablonun İzmirlinin onbeş senedir göz zevkini acıtıyor olması kimsenin umurunda değil! İşte İzmir alamazsa EXPO’yu, bu fırsat, ''sığ çalımlar ve günü kurtarma merakımız'' yüzünden kaçırılmış olacak.
* * *
Bir de soruyu tersinden sorsak. ''Gezdiğiniz gördüğünüz yerler sizin olsun, yediğiniz içtiğinizi anlatın sevgili delegeler...'' Muhtemelen, çok iyi ağırlandıklarından, zengin kahvaltı büfelerinden, kocaman otellerimizin maharetli şeflerinden bahsedecekler. Ne yazık ki içlerinden bir tanesi bile, ''Çamdibi’nde Kokoreççi Asım Usta’ya gittik. Cihan vardı tezgâhın başında, kalabalık olduğumuz için epeyce bekledik. Eyüp kimseye bozdurmadı sırayı, kimyon ve pul biberle yeniyormuş; ‘Oh my God’, tarifsiz bir damak zevki, yarım ekmekten sonra çeyrek de ilâve isteyenler oldu. Yanında ayran, hele şalgam suyu, müthiş bir mutfağınız var...'' diyemeyecek. Yereli ıskalama geleneğimiz, yine küreselleşmeyi yelpazeleyecek. Götürsenize misafirleri sadece seçimlerde karargâh kurduğunuz mahalleye. Hayatlarında koklamadıları bir lezzetle tanıştırsanıza adamları. Bize ait bir ''marka''yı neden vitrinle miyorsunuz? Otantikse otantik, temizlikse temizlik, hijyense hijyen hepsi orada var. Madem ki ana tema sağlık; ''AB standartlarına takılır mı acaba?'' diye tefrika ettiğiniz kokoreçin, ustasının elinde bir sembol, hattâ efsane olabildiğini duyursanıza cümle âleme... Asım Usta’nın ''başarı öyküsü''yle büyülesenize insanları. Memleketlerinde anlatabilecekleri bir fotoğraf albümü sokuştursanıza hayalhânelerine. Olmaz! Biz büyük düşünmeye çalışıyoruz çünkü. Veya büyük düşündüğümüzü sanıyoruz. Biz büyük ülkelerin başkentlerine, lisan bilmeyen delegelerle tekrar tekrar çöreklenirken, İtalyanlar eşit oy hakkına sahip küçük ülkeleri tespih tanesi gibi diziyorlar, kendi ''propaganda ipleri''ne... Ama bir kenara not edin; EXPO’yu kazandıracak yerel büyü, don giydirilmiş harabeler değildir. Asım Usta gibi ''işini iyi yapmaktan başka iddiası olmayanlar''ın heyecanları kazandırır bu maçı.
* * *
Şeytan diyor ki, ''Gir Asım Usta ile kolkola, çevir işi uluslararası bir lezzet zincirine. Şân olsun diye ilk yurtdışı tezgâhı da Milano’da aç...'' O kadar büyüdükten sonra, nasıl olsa bir yabancı firma gelir satın alır bizi. O zaman haber yapmayın da göreyim sizi! İşte buraya yazıyorum: EXPO İzmir’e gelirse sahibi çok olur; ''kim aldı''ya gider malûm. Herkes sahiplenecek, ''benim sayemde oldu'' diye kıracak birbirini. Ya Milano alırsa? O zaman benden çekeceğiniz var. Sekiz sütuna manşet misali dile düşüreceğim hepinizi: ''Götürmediniz Asım Usta’ya, tadına baktırmadınız kokorecin, bütün vebâl sizdedir...'' diyeceğim.


ege@milliyet.com.tr







EGE
Lütfen kol kola hemen şimdi...
Emeklilik hakkında her şey
EXPO ve Asım Usta
TEDAŞ görevini yerine getirmiyor!
Koalisyon olsa başbakan aynı tonda konuşur muydu?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet