Seçkincileri anlamıyoruz!
Başbakan Erdoğan, 'Merkez partisiyiz. Bütün toplumla kucaklaştık. Ama birileri bunu anlamak istemiyor. Biz de onları anlamıyoruz. Seçkinci zümrelerin barışık olmayışını anlamakta zorlanıyoruz' diye konuştu
ANKARA Milliyet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, türban tartışmalarıyla ilgili korkulara, "Merkez partisiyiz. Bütün toplumla kucaklaştık. Ama birileri bunu anlamak istemiyor. Biz de onları anlamakta hakikaten zorlanıyoruz. Niye? 80 vilayette AKP'ye 'ben sana inanıyorum, güveniyorum' demiş ve milletvekilini vermiş. Halkıyla bu denli kucaklaşmış olan bir AKP için bazı seçkinci zümrelerin barışık olamayışını biz anlamakta zorlanıyoruz" yanıtını verdi.
Erdoğan, dün grup toplantısında türban tartışmalarıyla ilgili şu mesajları verdi:
BÜTÜN ENGELLER AŞILIYOR: Türkiye, eksiksiz bir hukuk devleti, muhkem bir demokrasi olma yolunda önündeki bütün engelleri yavaş yavaş aşıyor. Belli ağırlıklarından kurtulmanın, kronikleşmiş belli tartışmaları gündeminden çıkarmanın mücadelesini veren Türkiye, çağdaş uygarlık hedefine doğru yolculuğunu sürdürüyor.
FATURASINI ÖDEDİK: Zira devlete aidiyetin zedelenmesinin faturasını geçmişte ağır şekilde ödemiş bir milletiz. Belli bir kesimin değil, her kesimin ülkesini sevmesi, herkesin ülkesine, milletine, devletine sahip çıkması en büyük arzumuzdur. Kuşkusuz, önyargıları kırmak hiçbirimiz için kolay değildir. Eksiklerimizi kabullenmek hepimiz için zordur. Erdem ve faziletse önyargısız olabilmeyi başarabilmek. Herkesin hukukunun, devletin güvencesinde olduğunu kabullenmektir.
KORKULUKLARIN ARKASINA SAKLANMAK: Türkiye'de siyaset yıllarca korkuluklar üretmiş, korkulukların arkasına saklanarak bu ülkede ne yazık ki siyaset yapılmıştır. Bu siyasetin faturasını milletimiz en ağır biçimde ödemiştir.
Slogancı, hizipçi, aşırı uçlar üreten eski siyaset, milleti bir bütün olarak kucaklamayı göze alamadığı için bizim nesillerimiz büyük acılar çekmiştir. Toplumdaki gerilim alanları, büyük ölçüde siyaseti marjinal alanlara hapsedenlerin işine gelmiştir.
MERKEZ PARTİSİYİZ: Toplumun tamamını kucaklama ideali ile bir merkez partisi olarak kurulmuş olan AKP, kendi ufkunu ülkeye dayatarak değil, ülkemizin ufkunu genişleterek Türkiye'yi hizmeti esas almıştır.
AKP, sayısız ideolojik tartışma ile toplumun takatini tüketen, enerjisini toprağa gömen, toplumsal barışı zedeleyen siyaseti ta baştan reddetmiştir. Bütün toplumla kucaklaşmamızın Türkiye diye büyümemizin sırrı buradadır.
Ama birileri bunu anlamak istemiyor. O ayrı mesele. Anlamamakta direniyorlar. Biz de onları anlamakta hakikaten zorlanıyoruz.
ANLAMIYORUM, SABREDİYORUM: Niye, bu kadar geniş bir kucaklama anlayışını halkımız anlamış ve 80 vilayette AKP'ye 'ben sana inanıyorum, güveniyorum' demiş ve milletvekillerini vermiş.
Halkıyla bu denli kucaklaşmış olan bir AKP için bazı seçkinci zümrelerin barışık olamayışını biz anlamakta zorlanıyoruz. Herkesin bizi de kabullenme mecburiyeti yok.
Kabullenmeyebilirler de. O da ayrı bir durum. Fakat biz onların bu tavrına yine saygı duymaya devam ediyoruz. Bu konuda da sabırla hareket ediyoruz. Buna da devam edeceğiz.

Cafe