
Nail GÜRELİ
Onuncu ses
Demokratlara bakın hele!
Son olaylara bakarak, üç liderin demok- ratlığını bir testten geçirmeye ne dersiniz?
Başbakan Erdoğan'dan başlayalım.
Devlet eliyle yeni sahibine kavuşan atv'de üç gazeteci, bir profesör ile programa çıkan Erdoğan, laikliğin güvencesi olduklarını söyledi. Oysa hukuk devletinde rejimin ve toplum düzeninin güvencesi yasalardır. Erdoğan kendini kral ya da padişah mı sanıyor?
Bırakın güven vermeyi, türban yandaşlarından kaynaklanan provokasyonlar gelebileceğini söyleyerek başı açıklara: "Ayağınızı denk alın" demeye getiriyor.
Bir başka kendine demokrat ise, Devlet Bahçeli. MHP Genel Merkezi'ne siyah çelenk koymaya kalkan Emekli Subaylar Derneği temsilcilerine parti personelinin nasıl saldırdığı henüz unutulmadı.
Bahçeli bu olaydan sonra Fikret Bila'ya "demokrasi içinde inandıklarını söyleyerek siyasal mücadelesini sürdürdüğünü" belirtiyor.
Peki, baskı gruplarının demokratik haklarını kullanmalarını sözle değil de şiddet eylemiyle karşılamanın anlamı ne?
Ve bir sosyal demokrat, Deniz Baykal. DİSK'in genel kuruluna katılmıyor. Çünkü DİSK "yeni bir sol" için (bizce de yanlışları olan) 10 Aralık Hareketi'ni başlatmıştı. Ne olursa olsun, "sosyal demokrat" bir lider o toplantıya katılıp konuşmamalı mıydı?
Bir teselli
Cumhurbaşkanı Gül, 60 dolayında emekli büyükelçiye Çankaya'da bir davet vermek istemiş. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan daveti büyükelçilerin yarısı kadarı reddetmiş.
Gül üzülmesin; bir aydınlar grubunu yemeğe çağırıp teselli bulur.
Bir kitap
1960'ta dönemin askeri yönetimi 147 öğretim üyesini üniversiteden uzaklaştırmıştı. Haksızlıklara karşı mizahı bir başkaldırı aracı olarak kullanan Haldun Taner, "147'ler" olayından esinlenip Timsah adlı bir radyo oyunu yazmış ve oyun radyoda yayımlanmıştı. Oyunun bantları arşivde zamana direnerek bekliyordu.
O dönemi yaşayan Prof. Dr. Selçuk Erez ve Haldun Taner'in değer bilir eşi Demet Taner titiz bir çalışmayla yaralı bantları çözüp kitaplaştırdılar. Böylece, çok yönlü, unutulmaz bir kültür ve sanat insanı Haldun Taner'in bir eseri daha ölümsüzlüğe kavuştu. Hem de üniversitelerin yine gündemde olduğu bir süreçte. (Haldun Taner'in Timsahı, Bilgi Yayınevi, 2008)
Bir şiir
Yüz yıllar önceye gitmeye ne dersiniz? İşte, Şeyhülislam Yahya'dan (1552-27 Şubat 1644) bir beyit:
"Bir dilrübâya düştü gönül mübtelâsı çok / Aşkın sefası yok değil amma cefası çok"
nailgureli@milliyet.com.tr

Cafe