Her türlü övgüye değer...
Fenerbahçe ülke adına önemli işler yapmaya devam ediyor. Şimdi ikinci maça daha da büyük bir umutla bakabiliriz.Bu sonuç bazıları için ister avantaj sayılsın, bazıları için ister avantaj olmasın, herkesin hemfikir olacağı bir gerçek var ortada. Fenerbahçe'nin, İspanya'nın en iyi takımlarından birine 3 gol atacağını, son 2 yılın UEFA Kupası şampiyonunu yeneceğini belki çok az kimse aklından geçiriyordu.
Esasında olağanüstü bir skor ortaya çıkabilirdi. Gayet samimi söyleyeyim bu yıl Fenerbahçe'nin başarılı sonuçlarına, iyi futboluna herkes adına sevinirken bir tek Edu adına hakikaten üzülüyorum. Çünkü Edu gerçekten bir takım adamı. İyi bir profesyonel ve hepsinden önemlisi iyi bir savunmacı. Fakat bir şanssızlık sinsilesinin içinde debelenip duruyor. Bir laf vardır, "Ağustos'ta suya girsem, balta kesmez buz olur" diye. Bu sözler ancak Edu için söylenebilir.
Dün gece olağanüstü skor şöyle ortaya çıkabilirdi. Edu'nun şanssızlığı ve ikinci goldeki Volkan'ın zamanlama hatası olmasa belki Fenerbahçe, kalesinde gol görmeyecekti. Şartlar ne olursa olsun özellikle bu maçlarda iki defa geriden gelen takımın maçı lehine çevirmesi çok daha yakın ihtimaldir. Fenerbahçe rakibine bu imkanı da tanımadı. Hakikaten nefis goller attı. Daha da atabilirdi. Böyle bir durumda 3-2'lik skora insan sevinsin mi, üzülsün mü net bir karar veremiyor. Ama bence sevinçleri çok daha ağır basacak bir skor oldu. Sevilla gibi bir takımı 3 gol atarak yenmek ve rövanşa giderken iki tane skoru yanında taşımak çok önemli artılardır.
Fenerbahçe bu yıl Şampiyonlar Ligi'ne iyi adapte olduğunu, kazanmak için her şeyi denediğini ve de Kadıköy'ü rakipleri için gerçek bir cehenneme çevirdiğini gösteriyor. Herkes hırslı, herkes kazanmak için varını yoğunu ortaya koyuyor. Sonuçta da ortaya göğüs kabartıcı sonuçlar çıkıyor. Roberto Carlos'un kaybedilmesi ise maçın talihsizlikler hanesine yazılacak önemli bir olaydı.
Özellikle yenilen ilk golden sonra Fenerbahçe tribünlerinin uzun süre suskun kalması, bu şoku atlatamaması bir müddet sahaya da yansıdı. Fakat bundan da sıyrılmasını bildi sarı-lacivertli futbolcular. Kısacası kazanmak için her şeyini denediler ve kazandılar.
İkinci maçın sonucu ne olursa olsun Fenerbahçe ülke adına önemli işler yapmaya devam ediyor. Şimdi ikinci maça daha da büyük bir umutla bakabiliriz. Çünkü Fenerbahçe, bu Sevilla'ya İspanya'da da gol atabileceğini özellikle de hava toplarıyla sonuca gidebileceğini göstermiştir.
Bir takımın hava toplarıyla gol bulma şansı çok daha yüksek oranlara sahiptir. 3-2 belki turu garantileyen bir sonuç değil, ama umutları ilk maç öncesinden daha fazla büyüten bir sonuçtur. Rövanşta da gollerin görüleceği sinyali birinci maçtan alınmıştır. Artık zaman planlama ve strateji belirleme zamanıdır. Bunu da Fenerbahçe en iyi şekilde değerlendirecektir. Her şey için tebrikler diyelim, ikinci maçı bekleyelim.
mdenizli@milliyet.com.tr

Cafe
