
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
Futbol siyaseti
Leverkusen / Almanya
Köln'de bir Türkler sokağı... Lokantalar, kebapçılar, cafe'ler, seyahat şirketleri... Hepsinin levhalarında bir Türkçe isim.
Fenerbahçe-Sevilla maçını, bu sokak üzerindeki Beyoğlu Cafe'de izledik. Büyük salondan arkada ikinci bir salona geçiliyor. Tüm duvarı kaplayan dev ekranda futbol izlemek keyifliydi. Daha önce nefis bir yemek yemiş ve Almanya'nın beyaz, Fransa'nın kırmızı şaraplarını içmiştik. Kahveler, çaylar ise maç izlerken Beyoğlu Cafe'de...
Çay servisi yapan delikanlı Bingöllü, Kürt kökenli bir vatandaş.
Mekânda Güneydoğulusu da vardı, Egelisi de ama hepsi o gece Fenerbahçeliydi. Bir Galatasaraylı olarak ben de öyle.
Fenerbahçe bir Türkiye takımı ve işte tüm kökenleri, tüm mezhepleri birleştiriyor.
Belki aramızda Ermeni, Süryani de vardı. Bilemem...
Hepimizin paylaşabileceği ortak değerler yaratmalıyız. Ayrışma ve ayrılık arayışları yerine bütünleşmeye odaklı büyük projeler üretmeliyiz. Hakça ve demokratik bir bütünlük psikolojisini oluşturacak büyük düşünenlere ihtiyaç var.
Beyoğlu Cafe'den çıktık, bir grup dost yürüyerek otele döndük. Sokaklarda Fenerbahçe için atılan sloganlar yankılanıyordu. Sevilla gibi bir takımı 3-2 yenmek önemlidir. Hem de Fenerbahçe'nin kalesindeki gollerden biri kendine hediyesi. Fener, Saracoğlu'nda çeyrek turun kapısını araladı.
Şu satırların yazılışını izleyen akşam, Leverkusen Arena'da Galatasaray'ı alkışlayacağız. Daha şimdiden caddeler sokaklar sarı kırmızıya kesmiş. Orada da on binlerce insanımız Galatasaray için tek yürek olacak. Cimbom'un da galibiyetini alkışlamak istiyorum.
.............
Maç sonrası not: 5 gol mideme oturdu. Hazmı zor. G.S.-Leverkusen izlenimleri yarın.
Mehmet Barlas kadim dostumdur. Gerçek arkadaştır.Bizim Doğan grubundan zarif bir veda yazısıyla ayrıldı.
Köln'de gazeteci arkadaşlardan öğrendiğime göre, Sabah'ta başyazıların yanı sıra, atv'de haberleri de sunacakmış.
Bazı arkadaşlara göre, hem başyazı yazmak hem de 19.00 haberlerinin seçilmesine, yazılmasına, görüntülerine egemen olmak... Ve ekranda sunmak.
Gerçekten çetin iş...
Ancak... Mehmet Barlas, kolay yazar, güzel yazar. TV haberleri için de şunu belirteyim:
Zaten oğlu Cemil'in Haber X'i için de katkı veriyordu. Ne ilginçtir ki, atv'nin yayına ilk geçtiği gün de onunla birlikte atv haberleri sunmuştuk. Bir süre böyle gitmişti. Yani atv haberin doğumunda da vardı.
Başaracağına inanıyorum. Bunu diliyorum.
Ekranlarda haber programları yeniden gazetecilerle buluşuyor. Kanal D'de Mehmet Ali Birand, Show TV'de Ali Kırca, atv'de Mehmet Barlas'tan sonra, Star'da da Uğur Dündar'ın haberlerini alkışlayacağız. Başta Yılmaz Özdil olmak üzere iyi bir ekip kurduğunu dostlardan dinliyorum.
"Geri dönersen, her şeyi iptal ederim..."
Bu haber internetteki Nouvel Obs. sitesinde yayımlandı.
Ancak...
Cecilia'dan olumlu cevap gelmemiş. Sarkozy de Carla Bruni'ye "evet" demiş.
Nedense Carla ile Avrupa medyasının yıldızı pek barışık değil. Yarı çıplak fotoğrafları Sarkozy'yi bir magazin figürü haline getiriyor.
Genç Başkan Sarkozy imajı Fransa'ya Avrupa politikasında yeniden ağırlık sağlamak bir yana, Fransa'yı daha da aşındırıyor. Seçildiğinden bu yana Sarkozy ülkesine hangi artıyı kazandırdı?
Hemen hemen hiç...
Kitapçıların vitrinlerinde eski eşi Cecilia'nın yaşamını anlatan kitaplar, Bruni'nin özel yaşamını deşen kitaplar leblebi gibi satılıyor.
Sarkozy ise onu seçen sağcı seçmene mide ve baş ağrıları veriyor.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

Cafe