|
 |
|
|
Bu bölgede bilimsizlik!
Gökkuşa¤ı / Reşat Kutucular
Geçen hafta ''Enerji'' konulu bir toplantıda Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Sayın Avni Gündüz’ü dinlerken neden bu ülkede mühendislerin ya da bilim insanlarının sesi daha yüksek çıkmaz, çıkamaz diye düşündüm, belki bininci defa.
Evet, mesleki olarak önyargılı olabilirim. Ya da bilim ve bilim insanları konusunda aşırı heyecanlı. Ama şunu da görmek gerek. Böylesi karmaşık bir dünyanın bu köşesinde hayatla hakkıyla başa çıkabilmek için bilimin sesini yükseltmeliyiz. Laubalilik ve basitlik bu coğrafyanın işi deşil. Bu coğrafya ciddi ve karmaşık işlerin merkezi.
* * *
Tuluatı bırakıp, önceliklerimizi anlamlı ve sağlıklı bir şekilde saptasak diyorum.. Örneğin enerji sorunu, kılık kıyafet sorunundan önemlidir! Hatta daha da iddialı olalım. Enerji sorununu uzun vadeli olarak çözmüş bir ülkede kılık kıyafet sorunu yoktur!
Sonra bu sorunlara belli bir disiplin çerçevesinde, uzun vadeli ve gerçekçi çözümler arasak ve önersek..
Orta ve uzun vadeli hedefler koysak, modeller geliştirsek, senaryolar yazsak. Ülkenin bölgesel özelliklerini dikkate alarak tabii. Dünyadaki trendleri izleyerek. Yeni 100 dolara fırlayan petrol, bir gün 150 dolara vurabilir. Doğalgazın da fiyatı yükselebilir.
Örneğin 2015’te, EXPO’yu yapsa da yapmasa da İzmir’de 7 bin 500 megawatt kurulu güç içinde rüzgar enerjisinin, jeotermalin, güneş enerjisinin payı en az yüzde 20 olmalı desek! Yeni yapılan binalara izolasyon standartı getirsek. Bina verimliliği deprem ktriteri kadar önemsesek. Elektriğin kalitesini yükseletecek yatırımlar devreye alsak.
Nükleer enerji sıfır, doğalgaz yüzde 20 olmalı gibi hedeflerimiz olmalı. Nükleeri sevmiyoruz! Teknik detaylar nükleer santralın kurulabileceği yer zaten kısıtlı.. Ayrıca ömrü dolduğu zaman söküm işleriyle uğraşmak riskli ve pahalı.. Tabii bu arada İran’ın ABD tarafından işgali, bizim AB’ye entegrasyonumuz gibi bir dizi muhtemel siyasi senaryoları da dikkate almak gerek.
A, B, C planlarını geliştirmek gerek.
* * *
Dünyaya bu gözlüklerle bakan, sorunlara buna benzer şekilde yaklaşan bilim insanlarının sesini nasıl yükseltebiliriz peki? En az enerji kadar önemli eğitim alanında neler yapılabilir? Nüfusumuzun yarısını teşkil eden gençlere dönük eğitimde internet teknolojileri ne katkı sağlayabilir? Sistemi dershane hegamonyasından kurtarmak bu kadar mı zor?
Hayatın tüm kesitlerinde bilimsel katkıyı artırdıkça göreceşiz ki sorunları hafifletmek o kadar da zor deşil. Sıkışıp kaldığımız kentler daha yaşanır, insanlarımız daha huzurlu olacaklar. Yeter ki böyle bir iklimin oluşmasını teşvik edelim.
Bilimin her türlü nimetinden faydalanmak isteyen ama bilimin özünü o kadar da benimsemeyen garip bir dünyada yaşıyoruz. Şüphecilik ve akılcılık sevimsiz kaçabiliyor. Teknoloji çağında birileri bilimsel sıkıcılıktan söz edip, bilimin sunduklarına dudak bükülebiliyor. İnternet ortamında uhrevi işleri konuşmayı seviyor insanlar.
Bizde de bunun yansımaları var. Hakim kültür mühendisleri ön plana çıkarma telaşında falan değil. Ama bu coğrafya akılsızlık kaldırmıyor işte! Bu bölgede uyuyan kabus görmeye mahkum!
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|