
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
PKK'nın tasfiyesi
Kandil Dağı ve Kuzey Irak sınırına yakın PKK kamplarına yönelik hava operasyonundan sonra kara harekâtı da başladı.
Beklenti, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin baharda sınır ötesine geçebileceği yönündeydi. Ağır kış koşullarına rağmen MGK toplantısından sonra başlayan askeri harekât, Başbakan Erdoğan'ın son Bush ziyaretinde ABD ile sağlanan mutabakat ve "PKK'nın tasfiyesi" sürecinde yeni ilerlemeler sağlandığına işaret ediyor.
ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde 1 Mart tezkeresi Meclis'e getirilirken Türkiye, Kuzey Irak'ta doğacak boşluğun PKK'yı güçlendirmesi ihtimalini gözeterek ve olası bir Kürt devletini önleme düşüncesiyle, "kırmızı çizgiler"ini ilan etmişti. Ancak tezkere TBMM'den geçmeyince hem Türkiye'nin Güneydoğusu'ndan Irak'a cephe açmaya hazırlanan ABD'nin savaş stratejisinde ağırlık Barzani-Talabani cephesine kaydı hem de sınırdan 20-25 kilometre içeride konuşlanacak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin PKK'yı etkisizleştirmeye dönük "kırmızı çizgiler"i kayboldu.
Çuval olayıyla, ABD Irak'ta herhangi bir operasyona izin vermeyeceğini gösterdi.
Türkiye de Amerika'nın "Truva atı" olmayacağını TBMM kararıyla ilan ederken, AB ile tam üyelik müzakerelerine yöneldi. Ancak, PKK'nın yeniden silaha sarılmasıyla "iç barışı"nı korumakta sıkıntıya düştü.
2005-2007 arasında askeri ve sivil kayıplar verdi.
22 Temmuz seçimleri öncesinde "şehit cenazeleri" karşısında Kuzey Irak harekâtını da içeren askeri seçenekler öne çıkmaya başladı.
Dağlıca baskınının, Kürt sorunu ile PKK'yı ayırarak, silahlı örgütü tasfiye etmek için yeni bir "milat" oluşturduğu kesin. "1993 Nevruzu" da benzer bir sonuç doğurmuş, "düşük yoğunluklu savaş" dönemi Apo'nun Suriye'den çıkarılması ve Kenya'da yakalanarak İmralı'ya konulmasıyla sona ermişti.
Kürt sorununa barışçı bir çözüm bulunamadı.
AKP lideri Erdoğan bu şansı 2005 yazında yakalamıştı, ancak o da kullanamadı.
Şimdi ABD'nin de Irak'ın "istikrar"ı ve İran'la ilgili gelecek planları çerçevesinde "yeşil ışık" yaktığı operasyonlar çerçevesinde "PKK'nın tasfiye edileceği" yeni bir süreçteyiz. Ancak sivil, siyasi çözümlerle beslenmeyen askeri harekâtlardan kalıcı sonuçlar çıkmayacağı geçmişte görüldü. PKK'yı tümüyle "silahsızlandıracak" çözüm için iktidar ve muhalefet partileri bu tarihi fırsatı kullanmalıdırlar.
PKK da artık "çatışarak" bir yere gidemeyeceğini görüyor.
ABD'nin tutumu ortada, Kürtlerin güvendiği dağlara kar yağıyor!
Çözüm demokrasi ve barış içinde özgürce bir arada yaşamaktan geçiyor.
dsazak@milliyet.com.tr

Cafe