SÖZ, SEDAT ERGİN'İN
Milliyet, laiklik konusunda duyarlıdır
Milliyet'te yayımlanan eski tarihli bazı haberlerin 'türban' nedeniyle İslami duyarlılıkları hedef aldığı ve 'önyargılı' olduğu iddialarına yanıt Genel Yayın Yönetmeni'nden geldi
DERYA SAZAK
Meclis'teki türban oylaması sırasında Milliyet İnternet Sitesi'nde yayımlanan eski tarihli recm görüntüleri, Tarsus'ta mini etekli kızların bacaklarına sıkılan kimyevi madde ve İstanbul - Bahçelievler'de apartman dairelerinin kapılarına 'Allah' yazıldığına ilişkin haberler, kimi okurlar ve İslamcı medya tarafından Milliyet'in hafta boyunca 'önyargılı' haber yaptığı suçlamalarına hedef olmasına yol açtı.
CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın yönettiği 'Tarafsız Bölge' programında iktidar - medya ilişkileri tartışılırken, Taraf Gazetesi'nde gazete eleştirileri yazan Alper Görmüş'ün 'recm' olayını gündeme getirmesi üzerine telefonla yayına katılarak Milliyet'in 11 Şubat tarihli 'Ombudsman' sayfasında gerekli düzeltmeyi yaptığını belirttik.
Konu, cuma gecesi TRT - 1'de 'Enine - Boyuna' programında medyanın dini konulardaki 'bilgi eksikliği!' bağlamında yeniden gündeme getirilmek istendi. Ve, ne yazık ki 'tartışma'nın yöneticisi tarafından Türkiye; laik bir ülke değil de 'din devleti'ne, İslam Cumhuriyeti'ne dönüştürülmek istercesine, medya mensuplarının din eğitimi alması yönünde telkinlerde bulunuldu.
Programa katılan 'gazeteci ve akademisyenler', bu öneriye itiraz etmezken, Diyanet'e göndermeler yaparak konuşan bir başka konuk da, medyadaki 'liselerde mescit haberleri'ni kınayan sözler söyledi.
TRT'nin 'merkez medya' eleştirisine çanak tutan programı bir süredir İslamcı medyadaki 'provokasyon' söyleminin giderek tüm haberlere gölge düşürecek, okurlarda kuşku yaratacak, güveni sarsacak eğilimleri tırmandırma eğilimin çarpıcı bir örneğidir.
Devletin 'resmi' yayın kurumu, tuhaf biçimde taraf olmakta ve hedef alınan gazete temsilcilerinin bulunmadığı ortamlarda kasıtlı yayın yapmaktadır.
Oysa, Milliyet, gazetedeki 'hata'ları ortadan kaldırmak üzere Okur Temsilcisi'nin görevine giren alanlarda, 'kurum için' denetim yapmakta ve sonuçlarını pazartesi günleri kamuoyuna açıklamaktadır.
Son günlerde artan şikâyetler üzerine, dini duyarlılıklar konusunda kimi okurlarımızda doğan algılamayı Milliyet Genel Yayın Yönetmeni'ne ilettik. Sedat Ergin, Yazı İşleri'ni bağlayıcı nitelikteki yayın ilkeleri çerçevesinde 'tartışmalı' haberleri değerlendirdi.
Önce okur mektuplarından örnekler verelim:
OKURLARIN ELEŞTİRİSİ
Okurumuz Zeki Gökmen'in tespitleri şöyle: "Türban konusu gündeme gelmeye başladıktan sonra, bazı konular dikkatimi çekti. Görüyorum ki, bu dönemde bazı önyargılı ve yanlış haberler yayımlamaktasınız. Örneğin, güncel bir haber olan 'mini etek giydikleri için kızlara kezzap attılar' haberiniz.
Halbuki, bu kişi yakalandı ve durumun bu şekilde olmadığı ortaya çıktı. Tarsus Kaymakamı da, 'Zanlının ve ailesinin mutaassıp bir hayat tarzı yok. Zanlı da ilk ifadesinde yaptıklarının mini etekle ilgisinin olmadığını açıklamıştır. Şırıngalı saldırıların mini etekle bir ilgisi yoktur' dedi.
Sizleri, daha araştırmacı olmaya, haberlerinizi önyargılar içerisinde olmadan, tarafsızca ve doğru şekilde yapmaya davet ediyorum."
Selim Kadarçık adlı okurumuz da "Son dönemde, Milliyet gazetesinde hemen her gün, hem de ilk sayfadan (bazen manşetten) eski haberleri verdiğinizi düşünüyorum.
Son olarak dairelere 'Allah' beş ay önce yazılmış, bunlar eski haber mi bilmiyorum ama tereddütteyim" diyor.
SEDAT ERGİN'İN AÇIKLAMASI
Milliyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Ombudsman'a şu açıklamayı gönderdi: "1) Hata varsa, bunu kabul ederiz. Mersin'de iki kızın bacaklarına mini etek giydikleri gerekçesiyle kezzap atıldığına ilişkin haber doğrudur. Haberin birinci sayfaya alınmasında da bir hata söz konusu değil. Ancak, haberin gazetenin birinci sayfasında veriliş şekli tartışılabilir.
Haberi, YÖK'te yapılan bir atama, turizmcilerin türban kaygısı, Korkuteli'nde içki yasağı ve TBMM Başkanı Toptan'ın türban tartışmasındaki üslubu uyarmasına ilişkin haberlerin olduğu blok içinde değerlendirmişiz.
Bu da haberin doğrudan türban tartışmaları bağlamında algılanmasına yol açabiliyor. Ancak, haberin spotlarında ya da içeriğinde bu çağrışımı taşıyan hiçbir ifade yer almıyor. Ayrıca, ilk gün gelen Doğan Haber Ajansı'nın bu konudaki haberinde, mağdurlardan birinin, saldırganın 'bu kızın eteği kısa' dediği aktarılmıştı. Söz konusu haberi, birinci sayfanın başka bir yerinde kullanmış olsaydık bu tartışmaları önlemiş olurduk.
2) Bahçelievler'de, evlerin kapılarına Arapça 'Allah' yazılmasına ilişkin haberin arkasında duruyoruz. Zaten, haberde muhabir arkadaşımız söz konusu sitede geçen yaz aylarında da benzer bir durumun yaşandığını yazmıştı.
3) İçinden geçtiğimiz dönemin hassasiyetlerinin bilinci içindeyiz. Son tartışmalar, bu tür haberlerde her zamankinden daha dikkatli davranmamız gerektiğini gösteriyor.
4) Bununla birlikte, Milliyet laiklik konusundaki duyarlı çizgisinden geri adım atması söz konusu olamaz.
5) Bazı çevrelerin meydana gelen her olayı kategorik bir şekilde 'provokasyon' olarak nitelendirmelerinin gerisindeki saikleri anlamak güç değildir.
Din istismarı ve dini referansların zorla başkalarına dayatılmasına ilişkin olayların haberleştirilmesinden rahatsızlık duyan çevreler, bu tür haberleri karalamayı alışkanlık haline getirdiler.
2008 Türkiye'sinde bu tür olayların olmaması temenni edilir. Ama, zaman zaman böyle olaylar meydana gelmektedir. Meydana geldiğinde haberleştirilmesi de doğaldır. Milliyet, bu konuda gazetecilik görevini yerine getirmeye devam edecektir."
okur@milliyet.com.tr
dsazak@milliyet.com.tr
Tel: 0212 505 62 03
Faks: 0212 505 68 09
Doğan Medya Center, Bağcılar 34204 İstanbul
|
DİĞER YAZILAR |
OKUR TEMSİLCİSİ |

Cafe