|
 |
|
|
Belediyelerin bölünmesi ve birleştirilmesi sorunu
Görüş / Engin Önen
Bir süredir ulusal ve yerel basında, bazı belediyelerin bölünmesini bazılarının da birleştirilmesini sağlayacak olan yeni düzenleme tartışılıyor. Tartışmaya katılan belediye başkanları, parti yöneticileri ve basın mensupları doğal olarak farklı görüşler dile getiriyorlar.
Yeni düzenlemenin İzmir’e yansıması, Karabağlar’ın Konak’tan, Bayraklı’nın da Karşıyaka’dan ayrılması şeklinde olacak gibi. Tabii bazı belde belediyelerinin yakınındaki ilçelere bağlanmak suretiyle feshi de gündeme gelecek. Karabağlar ve Bayraklı’nın ilçeye dönüşmesi ve dolayısıyla ayrı belediye olmasını sağlayacak düzenlemeye, en çok ''böl, parçala, yönet'' anlayışının ürünü olduğu ve ''siyasal rant hesabı''na dayandığı eleştirileri yöneltiliyor.
* * *
Konak ve Karşıyaka’nın mekânsal ve nüfus büyüklüğünün, ilk bakışta, bu bölünmenin fonksiyonel gözükmesine yol açabilir. Nitekim bu büyüklüğün etkin ve verimli hizmet üretmeye uygun olmaması, söz konusu düzenlemenin temel gerekçesini oluşturuyor.
Belediyelerin sadece bir hizmet örgütü olarak algılanması, çok yaygın ama yanıltıcı bir görüştür. Maalesef bu düzenlemeye rehberlik eden gerekçeler de yine bu mantığa dayanmaktadır.
Ancak, belediyeler sadece hizmet örgütü değildir. Belediye yönetimleri, hizmet üretimi, dağıtımı tarzıyla ve yerel halkla sürdürdüğü ilişki biçimiyle farklı etkiler de yaparlar. O bölgedeki yaşam tarzını da belli ölçüde etkilerler.
Bu çerçevede bakıldığında gecekondu veya kenar semtlerin merkez semtlerden ve şehrin merkezinden koparılarak ayrı belediyeliklere dönüştürülmesi, kentsel yaşamdaki gettolaşmayı ve farklı kesimler arasındaki mesafeleri artırabilir.
Nitekim Konak’tan ayrılması planlanan Karabağlar, Eski İzmir ve Bozyaka, Konak belediyesinin en geniş kenar semtlerini kapsıyor. Geriye, benzer özellikler taşıyan Kadifekale, Yenişehir ve Gültepe gibi semtler kalıyor. Yine Bayraklı da benzer bir bölünmeye denk düşüyor.
* * *
Yeni oluşturulması düşünülen belediyeleri AKP’nin kazanacağı kesin gibi. Doğal olarak yeni sınırların, objektif kriterlerden çok, bu hesapla yapıldığı eleştirileri ağırlık kazanmaktadır. Ancak, yeni düzenlemelerin, kentleri bir yurttaşlar topluluğu olmaktan çıkaran gettolaşma eğilimlerini daha çok artıracağı da hesaba katılmalı.
29 Şubat Cuma Akşamı Ege Palas Oteli’nde, Ege-Koop’un belediyecilikle ilgili panelinde bu konuyu daha detaylı olarak tartışacağız.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|