Kızım, çok bağırıyor bu adam, kitabın sesini kıs biraz
Konuşmaya gelince politikacılar gümbür gümbür. "Öfke de hitabet sanatı" madem, çok satan kitapların bile öyle pek de çok satmadığı memleketimizin kültür-sanat hayatına katkı olarak kendilerine uygun bir kitap seçip seslendirsinlertubakyol@yahoo.com
Barack Obama ile Hillary Clinton, Demokrat Parti'nin ABD başkan adayı olmak için yarışıyorlar. Görünen o ki her cephede. Hatta Grammy Ödülleri'nde bile.Grammy, Oscar'ın müzikteki karşılığı değil mi?
Grammy'lerle ABD Başkanı'nın ne alakası olur?
Erdoğan'la Baykal da Kral TV Müzik Ödülleri'nde yarışsalardı o zaman. En İyi Çıkış Yapan dalında mesela. Sonra da Yeşim Salkım çıkıp yaptığı torpilleri falan anlatırdı. Eğlenirdik.
PowerTürk Müzik Ödülleri de daha yeni dağıtıldı.
Başkanın yolu Grammy'den geçer
Yok, Barack Obama ile Hillary Clinton'ın şarkıcılıkta gözü yok! Hillary Clinton'ın zaten konuyla alakası yoktu. Bu yıl yoktu. Yoksa, zannetmeyin ki hiç Grammy kazanmadı. 1997'de aynı ödülü evine götürdü.Ama bu yıl eş durumundan yarışıyordu. Grammy'de Barack Obama'yla rekabet eden Hillary'nin kocası, eski başkanlardan Bill Clinton'dı. Obama'nın bu yılki bir diğer rakibi de yine eski başkanlardan Jimmy Carter'dı.
Yarıştıkları dal da "sesli kitap-audiobook"...
Kitaplarını CD'ye okuyorlar. Böylece okur okumuyor, onların sesinden kitabı dinliyor.
Belli ki Amerika'da eski başkanların da, geleceğin başkan adaylarının da yolu kaydettikleri bu sesli kitaplarla Grammy'de yarışmaktan geçiyor. Enteresan bir adet...
Yoksa o kadar da enteresan değil mi?
Bir politikacının kitap yazması mantıklı. Ama daha da mantıklısı yazdığı kitabı bizzat seslendirmesi, değil mi? Politikacılar her şeyden önce hitabet ustası değiller mi?
Henüz hepsi, Erdoğan gibi "öfkenin de hitabet sanatı" olduğunu bilmiyor olsa bile.
Bizimkiler çok satanları okusalar
Türkiye'de sesli kitap pek yaygın değil. Oysa gayet pratik. Kitap okurken ben genellikle sekiz olurum. Otururum, olmaz. Uzanırım, olmaz. Tak CD'yi, ister yat ister dolaş... Dinle. Şahane.Kendi yazdıkları kitaplarla ilgineceğimi sanmıyorum ama bizim politikacılar da çok satanları seslendirseler, meydanları inleten sesleriyle ve tabii kendi üsluplarıyla. Peki, hangi politikacı, hangi kitabın ses kaydını yapsın?
Demirel'den "Tüh"; Sezer'den "Veda"
Aslında Erbakan'ın sesinden Richard Dawkins'in "Tanrı Yanılgısı"nı dinlemek de fena olmayabilirdi.
Cumhurbaşkanı olduğu günlerde bile az konuşan, şimdilerde hiç sesi soluğu çıkmayan Ahmet Necdet Sezer belki evde sıkılıyordur; oldu olacak İhsan Oktay Anar'ın "Suskunlar"ını da seslendiriversin.
Yılmaz'ın sesinden dinlemek isteyeceğim kitap bulmakta zorlandım. Dışişleri bakanlığı günlerinden esinle, Enis Batur'un "Pasaport Damgaları" olabilir belki.
İçerikten bağımsız olarak kitap isimlerinden hareketle gidiyoruz ama olsun, yine de "Tutunamayanlar"a kıyamam. Değiştiriyorum. Cem Uzan: "Ferrari'sini Satan Bilge" (Robin S. Sharma).
* * *
And the Oscar goes to...
Pardon, o bu değildi.
Ve sesli kitap dalında ödül kazanan isim.
Grammy, Castro'nun hakkıBir devir kapandı. Küba lideri Fidel Castro, 49 yıllık iktidarının ardından devlet başkanlığı ve başkomutanlıktan çekilme kararını açıkladı.
Castro'nun en önemli özelliklerinden birinin de hitabet sanatındaki becerisi olduğu söylenir. Konuşmaları üç-dört saat sürermiş. Ve Kübalılar bu upuzun konuşmaları baştan sona büyük bir zevkle dinlermiş.
Üç-dört saat?
Neresinden baksanız, bu Kübalılar çok sabırlı bir halk!
Castro yazmaya devam edecekmiş.
Çekilme kararını bile ortalığa çıkmadan açıkladığına göre, yok galiba öyle bir ihtimal ama, Castro da yazdığı kitapların ses kaydını yapsa, sonra Grammy'lerde "Yabancı dilde sesli kitap" diye de bir ödül konsa...
Sırf gelmiş geçmiş tüm Amerikan başkanlarına gıcıklık yapmak için bile olsa... Ki çok sever Amerikalılar kendi başkanlarına gıcıklık yapmayı...
Castro kesin kazanırdı.

Cafe