
|
|
|
 |
|
|
Şaşırmayın...
Satır Arası / Deniz Sipahi
Niye şaşırıyorsunuz ki... Yaşadıklarımız bir sürpriz mi?
AKP’nin birinci dönemiyle ikinci dönemi arasında fark var mıydı?
İlk dönemde halkı, ikinci dönemde kendisini düşünen bir parti mi vardı?
Bugüne kadar ''uzlaşma'' dendikten sonra dayatmayla karşı karşıya kalmadık mı?
''Ortak akıl'' diye ortamı yumuşatıp sonrasında da inatlaşan bir grup ortaya çıkmadı mı?
''Demokrasi'' tarifini Meclis’te kaldırılan parmakla anlatmadılar mı?
Önemli yasa değişikliklerini ''anayasa paketi'' formülüyle geceden sabaha parlamentodan geçirmediler mi?
Önceliğimiz ''türban değil'' deyip yine bildiklerini okumadılar mı?
MHP’yle ''mutabakat'' yapıp sonra vazgeçmediler mi?
En kritik kararları ''özgürlüklerin genişletilmesi'' olarak kamuoyuna lanse etmediler mi?
O yüzden...
Çözüm için liderleri dolaşan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na Başbakan pekala CHP lideri Baykal’a ''Anayasa Mahkemesi’ne gitme, 17. maddeyi sen düzenle'' diyebilir.
Hatta ''Bunu açıklamak içi Kurultay’ı da beklerim'' sözünü verebilir.
Beni hiç şaşırtmaz...
Sahi...
Uzlaşmayı sağlayacak olan kişi TOBB’un başkanı mıdır; Cumhurbaşkanı mıdır?
Ya Cumhurbaşkanı’nın 11 gün beklettiği yasa teklifini tam askerimizin Kuzey Irak’a girdiği gün imzalamış olması...
O ise beni hiç şaşırtmaz...
Cumhurbaşkanlığı tarafsız olması gereken bir makamdır.
Birçok meslektaşımın söylediği gibi Sayın Cumhurbaşkanı tarafsızlığını gösterme adına eline geçen fırsatları iyi değerlendiremedi.
Bu imzayı kimse unutmayacaktır.
Ama söylüyorum ya; bu kararın zamanlaması da beni şaşırtmamıştır.
* * *
2001 krizinden Kemal Derviş’in programıyla çıkan koalisyon hükümeti biraz daha bekleseydi seçimden daha iyi bir sonuç alacaktı.
Ama erken seçim hesapları alt üst etti.
Derviş’in programını aynen uygulayan ve başka hiçbir şey yapmayan AKP bu sayede ekonomik adımlarda başarılı bulundu.
Fırsatçılık AKP’nin genetik kodlarında vardır.
Ama bizler uyarılar yaptığımızda, artık farklı uygulamalara ihtiyaç var dediğimizde kulaklarını tıkayan çevreler son günlerde ''İmdat...'' diyorlar
Siz niye şaşırıyorsunuz ki...
Şaşırmayın...
Akla, mantığa uygun olan İslam’a uygundur
Atatürk, 1923’te şöyle demiş.
''Bilhassa bizim dinimiz için herkesin elinde bir ölçü vardır. Bu ölçü ile hangi şeyin bu dine uygun olup olmadığını kolayca takdir edebilirsiniz. Hangi şey ki akla, mantığa halkın menfaatine uygundur, biliniz ki o bizim dinimize de uygundur. Bir şey akla ve mantığa, milletin menfaatine, İslamın menfaatine uygunsa kimseye sormayın. O şey dinidir. Eğer bizim dinimiz aklın mantığın uyduğu bir din olmasaydı mükemmel olmazdı, son din olmazdı...''
Ne güzel söylemiş.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|